İsmailağa Cemaatini de Paralel İlan Ettiler!

Marifet Dergisi, son sayısında Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ehlisünnet inancını ortadan kaldırdığını iddia ederek hükümeti sert bir dille eleştirdi.

Bunun üzerine cemaatin resmi sitesi olarak bilinen ismailaga.org'da, konuyla ilgili bir açıklama yapılarak "daha önceki sayılarında da kışkırtıcı bir siyasi muhalefet diliyle İsmailağa Cemaati’ni muhalifleştirme çabası içinde aynı paralel amacı güden medya çevrelerinin istismar vesilesi yapan söz konusu Marifet dergisinin ilgili yazısı cemaatimizi bağlamamaktadır." denildi. Hükümete yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi de Marifet Derneği Başkanı Muhammed Keskin'i hedef alarak"Paralel Yapı'nın son Marifet'i" başlığını kullandı.

Gazete haberinde "AK Parti iktidarını hedef alan yazının paralel yapıya yakın basın yayın organlarında birinci haber olarak yayınlanması, dikkatleri Marifet Derneği ile Gülen cemaati arasındaki ilişkiye çevirdi" ifadelerini kullandı ve derneğin Milli İrade Platformu çatısı altında verilen gazete ilanına destek vermediğini hatırlattı.

KAVGA UZUN SÜREDİR VAR

İsmailağa cemaati içerisinde uzun süredir kazan kaynıyor. Özellikle 17 Aralık operasyonu sonrası Cemaat içinde AKP'ye yakın grup ile AKP karşıtı olan grubun çekişmesi daha da şiddetlenmişti.

Cemaat'in lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun, şu an hükümet karşıtı çıkışlarıyla bilinen Marifet Derneği'nin yanında kalması ve cemaatin adeta simgesi haline gelen İsmailağa camisine uzun süredir gitmemesi, hükümete yakın kanatta rahatsızlıklara yol açmıştı.

MARİFET DERGİSİ'NDE NE YAZDI

Marifet Derneği'nin yayın organı Marifet Dergisinin, Şubat 2015 sayında Abdülfettah Kevseri imzası ile yer alan "Ehli Sünneti Devlet Kurumlarıyla Yıkmak" başlıklı yazıda Diyanet ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'a yönelik çok sert eleştiriler yer aldı.

Abdülfettah Kevseri, Milli Eğitim Bakanlığı, ilahiyatlar, Diyanet İşleri ortak bir niyetle “Niyet Ettik Allah Rızası İçin Ehl-İ Sünneti Ortadan Kaldırmaya“ anlayışıyla hareket ettiğini iddia ederek "Vatanımızın her tarafını manevi bir yangına çevirmişlerdir" dedi.

Abdülfettah Kevseri'nin "Ehli Sünneti Devlet Kurumlarıyla Yıkmak" başlıklı yazısı şöyle:

YANGIN YERİNE ÇEVİRDİLER

(...) Devletin kurumu olan DİB teşkilatı, ehl-i sünneti ortadan kaldırmak için veya yeni bir din anlayışını meydana getirmek için müsteşriklerin, oryantalistlerin ve Kuran ve Sünnet’i akli yaklaşımlarla yorumlayan şahısların etkisi altında kalmıştır. Gerek MEB gerek ilahiyatlar gerekse de Diyanet İşleri ortak bir niyetle “Niyet Ettik Allah Rızası İçin Ehl-İ Sünneti Ortadan Kaldırmaya“ anlayışıyla hareket etmişler (bu görüşten ehl-i sünnet olan kardeşlerimizi tenzih ederiz) vatanımızın her tarafını manevi bir yangına çevirmişlerdir.

LİSE KİTAPLARINDA BİLE TENKİT EDİLİYOR

Sünnet anlayışı toplumun her kesiminden yavaş yavaş kalkmaya başlamış, İmam Buhari, İmam Müslim gibi hadis alimlerimiz lise kitaplarında bile tenkit edilir olmuştur. İSLAM, sünneti yaşamaktan çekinenlerin değil, sünnete ittiba eden ehli tasavvufun omuzlarında yükselecektir. Bu din “Merdiven altı dini eğitimi ortadan kaldırmak için elimizden gelen gayreti sarfedeceğiz“ diyen kimselerin aksine ehl-i sünnete ittiba eden ilim ve tasavvufu birleştiren yiğit Anadolu’nun gerçek üniversiteli (medreseli) Müslüman kardeşlerimizin sayesinde dimdik ayakta olacaktır.

AHMET DAVUTOĞLU'NA PARİS ELEŞTİRİSİ

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e hakaret eden Fransızların cenaze törenlerine katılıp terörist başlarıyla aynı safta yürüyen kardeşlerimiz! Acaba Suriye’de 300.000’nin üzerinde Müslüman katledilirken, Gazze yerle bir olurken, Çin’de Uygur kardeşlerimiz sırf Müslüman oldukları için öldürülürken, Myanmar’da Budistler müslümanları lime lime doğrarken ehl-i sünnet Müslümanların katledilmesine Fransız kalan dünya liderleriyle beraber cenaze merasimine katılmak ne kadar doğrudur?

Müslümanların en hassas noktası Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’dir. Ona hakaret etmek için karikatür çizmenin düşünce özgürlüğü (!!!) olarak kabul edilmesi düşündürücüdür. Bütün Müslümanların üzerine düşen görev Peygamber Efendimiz’e yapılan bu saygısız tavra topyekûn sünnete ittiba ederek karşılık vermektir.

Ya Rasûlellah! Seni her durumda seven ümmetin var.

Bizi ümmetliğe kabul eyle. Günümüz, düşüncemiz Muhammedi olmak dileğiyle."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.