İki göstericinin kolunu kıran TOMA'daki polislere, soruşturma izni çıkmadı

 İSTANBUL'daki Gezi Parkı eylemleri sırasında başına gaz fişeği isabet eden Berkin Elvan'ın ölümünün ardından, 13 Mart 2014 tarihinde İzmir'de düzenlenen protesto gösterilerinde, TOMA'lardan tazyikli su sıkılması sonucu emekli öğretmen Nihat Sefer ile biyolog Semiha Usluduran yere yuvarlanarak kolları kırıldı. Usluduran ile Sefer'in şikayeti üzerine haklarında işlem başlatılan TOMA'daki polisler için Valilikten 'görevlerini yaptıkları' gerekçesiyle soruşturma izni çıkmayınca, savcılık takipsizlik verdi. Halen kollarını zor kullanan Usluduran ve Sefer, bunun üzerine sorumluların cezalandırılması ve adil yargılama hakkı için Anayasa Mahkamesi'ne başvurdu.


İstanbul'daki Gezi Parkı eylemleri sırasında başına gaz fişeği isabet eden Berkin Elvan'ın ölümünün ardından, tüm Türkiye'de olduğu gibi 13 Mart 2014 tarihinde İzmir'de de protesto gösterileri düzenlendi. Konak Meydanı'nda, işçi ve memur sendikalarının yanı sıra vatandaşların da katılımıyla basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile bazı CHP milletvekilleri de destek verdi. Ancak basın açıklamasının ardından, katılımcıların İzmir Saat Kulesi önünde oturma eylemi yapmak istemesi üzerine polis müdahale etti.

TOMA SUYU KOLLARINI KIRDI

Polisin, biber gazı atıp TOMA'lardan tazyikli su sıkmasıyla birçok kişi yere düştü, çeşitli yerlerinden yaralandı. Ancak hastaneye kaldırılan emekli öğretmen Nihat Sefer’in sağ kolunda, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde biyolog olan Semiha Usluduran’ın da sol kolunun omuz ile dirsek bölgesinde parçalı kırık olduğu belirlendi. Büyük acı yaşayan Usluduran ile Sefer ameliyat edildi, kolları alçıya alındı. Yaklaşık bir yıldır süren tedavilerine rağmen ikisinin de halen kollarını kullanmakta sorun yaşadıkları belirtildi.


POLİSE 'DEĞER MİYDİ' DİYE SORMAK İSTEDİ

Olaydan sonra TOMA'yı kullanan polislerden şikayetçi olan ve ardından da açıklama yapan emekli öğretmen Nihat Sefer, "Bu cana kasıt nedir anlamadım" dedi. Kolu iki yerinden kırılan Semiha Usluduran ise, o dönemde TOMA'dan su sıkan polisi görüp ona "değer miydi" diye sormak istediğini söyledi. Bu arada Semiha Usluduran ve Nihat Sefer'in şikayeti üzerine, suyun sıkıldığı TOMA'daki polisler için savcılık, soruşturma izni talep etti. Ancak savcılığın talebini inceleyen İzmir valiliği, 2 numaralı TOMA'yı kullanan polislerin kimliklerinin tespit edildiğini, ancak müdahale anında o bölgede başka TOMA'ların da bulunduğunu, bu yüzden o polislerin suçu işlediklerinin tam belli olmadığını belirtip, ayrıca da polislerin müdahale anında "görevlerini yaptıkları" gerekçesiyle soruşturma izni vermedi.

ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURDULAR


Valiliğin soruşturmaya izin vermemesi üzerine Avukat Hasan Hüseyin Evin, Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulunup soruşturma izni verilmemesi yönündeki kararın iptalini istedi. Ancak buradan da olumsuz karar çıkması üzerine, Cumhuriyet savcılığı polisler hakkında takipsizlik kararı verdi. Sürece tepki gösteren ve polislerin cezalandırılmasını isteyen Semiha Usluduran ile Nihat Sefer, bireysel başvuru hakkından yararalanıp, adil yargılama için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Hasan Hüsesin Evin şunları söyledi:
"Soruşturma sürecinde bizim yaralı müvekkillerimizin ifadeleri alındı. Ancak polisler için gerekli izinler çıkmayınca soruşturma kapatılmaya çalışıldı. Biz buna izin vermedik. Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunduk. Burada yaşananları, devletin cezasızlık politikasının bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. Adil yargılama hakkı ihlal edilmiştir. Suç işleyen kamu görevlilerine ceza verilmemesi yönündeki genel yaklaşım sonucunda bu tür ihlaller artarak devam etmektedir."


Hasan Hüseyin Evin, Anayasa Mahkemesi'nden de bir sonuç elde edemedikleri takdirde, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.