Fethullah Gülen: 'Cemaati bitirdik' diyorlar hikaye...

Fethullah Gülen'nin 'Fırtınalar Karşısında Savrulanlar ve Elif Gibi Dimdik Duranlar' adlı sohbeti yayınlandı.  

Fethullah Gülen, fırtınalar ve darbeler karşısında hakiki müminlerin “muvakkat sarsıntılar” yaşasalar da asla yıkılmayacaklarını anlattı.

Bazen husumete kilitli kimselerin hasım saydıkları insanları kasden sürekli darbelediklerini ve böylece onların ümitlerini kırmaya çabaladıklarını vurgulayan Gülen, günümüzdeki “algı operasyonu”nun da bu gayeye matuf olduğunu ifade etti.

BAZILARI ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİ BASKIYA MAZRUZ KALMIŞ OLABİLİR

O tsunamiler ve şiddetli hortumlar karşısında samimi Hizmet gönüllülerinden fire olmadığını, sadece bir kısım oturaklaşmamış, yüzer gezer, zıp orada zıp burada, -hadis-i şerifin ifadesiyle- iki sürü arasında gel-git yaşayan sersem koyun gibi kimselerin devrildiğini belirten Gülen, bazılarının üstesinden gelemeyecekleri baskılara maruz kalmış olabileceklerini dile getirdi ve şöyle dedi:

MÜMİN SADECE ALLAH KARŞISINDA EĞİLİR

“Mü’min sadece Allah karşısında eğilir. Hadiseler ne kadar şiddetli gelirse gelsin, fırtınalar ne kadar şiddetli eserse essin, inanan insan katiyen sarsılmamalı. O yeryüzünde emniyet ve güven insanıdır, sarsılırsa, yeryüzünde emniyet ve güven sarsılmış olur. Gönlünü ona bağlamış ve ona güvenmiş olanlar da sarsılırlar. Şöyle böyle tehlikeli anlarda yer değiştirme işi münafık işidir. Siz üç, dört, beş sene bir heyetle beraber oturmuş, kalkmış, belki aynı sofrayı paylaşmış, aynı bardaktan çay içmiş, aynı tabağa kaşık çalmışsanız şayet, hâlâ onları on-yirmi sene içinde tanımamışsanız, onu -müsaadenizle, kelime çirkin, bağışlar mısınız- ahmaklığınıza veriniz. Yok o süre zarfında sizin içinizde bir tereddüt hâsıl edebilecek bir tavırları, bir davranışları olmadıysa şayet, siz kendi kendinize bir hadise karşısında yol değiştiriyorsanız -rica ederim- onu da nifakınıza veriniz!”

SAVRULUP YIKILAN İNSANLARA KARŞI...

Herkesten aynı mukavemeti beklememek gerektiğini söyleyen ve “Biz ağaçların başında sararmış, kurumuş, rüzgâra maruz kalıp savrulmuş yapraklar değiliz. Durduğumuz yerde dururuz Allah’ın izni ve inayetiyle.” diyen Gülen, savrulup yıkılan insanlara karşı bugün ve yarın nasıl muamele edilmesi lazım geldiğini şu ifadelerle açıkladı:

HER GÜN SALYA ATANLARA KARŞI SİZ...

“Yaptıkları hatanın sonucunda hiss-i nedâmetle karşınıza çıkan, bir kısım demagojilerle kendilerini mazur göstermeye çalışan o insanlara da samimi sinenizi açın. ‘Gel kardeşim, seni de kucaklıyorum!’ deyin. Bugün bütün kötülükleri yapanlara, her gün levsiyât kusanlara, salya atanlara, etrafa zift savuranlara karşı siz okunuzun ucuna bir tane gül takın, yayınızı gerin, onlara gül fırlatın.”

PARA, MAKAM, VİLLA GİBİ ŞEYLERLE...

Allah Rasûlü’ne ve Ashâb-ı Kirâm’ın ilklerine karşı yapılan boykot karşısında ehl-i insaf bazı kimselerin “Artık yeter!..” deyip itiraz ettiklerini ve müşriklerin Kâbe’ye astıkları boykot talimatnamesini yırtmak üzere gittiklerinde yazının Allah’ın ismi dışında kalan bölümünün güveler tarafından tamamen yenmiş olduğunu gördüklerini hatırlatan Gülen, günümüzde kimisinin kendisine verilen para, makam, villa gibi şeylerle, kimisinin de hayatını nezih götürmediğinden dolayı bir kısım angajmanlıklara düştüğünü ve sesini yükseltip “Yahu yeter!” diyemediğini hüzünle ifade etti.

CEMAATİ BİTİRDİK DİYORLAR; SİZ O HİKAYELERİ ÇOCUKLARI UYUTMAK İÇİN NİNNİ DE SÖYLEYİN

Allah Rasûlü’nün yolunda olan insanların falanın filanın “bittiler” demesiyle bitmeyeceklerine de değinen Gülen, “Günümüzde bazı safderun kimseler “Filanları bitirdik!” diyorlar. Hikaye.. o hikayeyi siz çocukları uyutmak için, beşiği sallayarak, ninni diye söyleyin.” dedi.
 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.