Erdoğan,Numan Kurtulmuş'a Ne Taktı?

Saadet Partisi ve ardından kurduğu HAS Parti'nin Genel Başkanlığı sırasında AKP'yi yolsuzlukla suçlayan, "Karunlaştılar, Firavunlaştılar" diyen, partililerini "Aramızda gizli ve sinsi AKP'liler olabilir!" diye uyaran, "2023'te AKP hala iktidarda olursa, Başbakan'ın çocukluk arkadaşı, askerlik arkadaşı, mahalleden arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka hiçkimsenin milletvekili olamadığını göreceğiz" diyen Numan Kurtulmuş şimdi, konu ne olursa olsun, mahiyeti farketmeksizin Genel Başkan Yardımcılığına getirildiği AKP'yi koşulsuz savunuyor.

Kurtulmuş, bu duruşunu Soma'daki maden faciasında da değiştirmedi.

En az 301 maden işçisi şehit oldu, birçok ihmal, denetimsizlik ve işçilerin sömürücü taşeron sistemi ile çalıştırıldığı ortaya çıktı. Ama Kurtulmuş'tan ses çıkmadı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, taziye için gittiği Soma'da maden işçisine hakaret edip dayaktan geçirdi, Kurtulmuş'tan yine ses çıkmadı.

Erdoğan'ın danışmanı Yusuf Yerkel, 10 yıllık maden işçisini yerde teklemedi, Kurtulmuş yine sessiz kalmayı seçti.

Nasıl olsa AKP'nin zirvesine kurulmuş ve 'Kurtulmuş'tu tabi, altta ezilen, iktidar-patron hoyratlığı ile hayatını kaybeden, dayaktan geçirilen maden işçilerinin ahvalini ne yapsındı!

Halbu ki Kurtulmuş, AKP'ye geçmeden önce, maden faciaları ve AKP'nin işçileri ezen taşeron sistemi hakkında çok hassastı.

Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kendisine taşeron çalıştırılmaktan yakınan görme özürlü bir vatandaşa, "Sana iş vermişisiz, daha ne istiyorsun, şükret!" deyince, vicdanını susturamamış, AKP yönetimi ve Akdağ'a "Edebinizi takının. Bu millet sizin köleniz değildir. İnin şu kibir kulelerinden aşağı. İnin halkın arasına ve fukaranın önünde önünde diz çökün" şeklinde çok sert sözlerle yüklenmişti.   

Başbakan Erdoğan, Soma faciasındandan sonra "Madenciliğin fıtratında bu var" dediği gibi, 2010 yılında Zonguldak'ta 30 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın ardından da "Ölüm madencinin mesleğinin kaderi" demişti.

Kurtulmuş, bundan tam 4 yıl önce, 22 Mayıs 2010'da Genel Başkanı olduğu Saadet Partisi'nin İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı'nda maden faciasını ve Erdoğan'ın "kader" açıklamasını değerlendirmişti.   

Erdoğan'ın sözlerini eleştirdiklerini belirten Kurtulmuş, “Cenab-ı Allah istemeden yaprak kımıldamaz, ama ülkemizin yönetenlerin büyük sorumlulukları vardır. Atını sağlam kazığa bağlamak durumundasın” diye konuştu. Her şeyin “kader” denilerek geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu ülkede başbakanlar asılır, birileri 'kader' der. Partiler kapatılır, birileri 'kader' der. Gencecik kızlar töre cinayetlerine kurban gider, 'Doğunun kaderidir' denilir. Her yıl on binlerce insanımız, trafik kazalarına, basit tedbirlerle önlenebilecek kazalara kurban gider, birileri 'kader' der. Çocuklarımız tinerci olur, sokak çocuğu olur, 'kader' denir. Zonguldak'ta, Bursa-Kemalpaşa'da işçilerimiz hayatını kaybeder, ona da 'takdir-i ilahi' denir. Böyle şey olmaz? Hiçbir hükümet yetkilisinin ortaya çıkan trajedileri böyle geçiştirmeye hakkı yoktur.”

"Musa hibi gelip Firavunlaşmayacağız. Harun gibi gelip Karunlaşmayacağız" sözlerini, bu toplantıda da söylemişti Kurtulmuş.

30 işçinin hayatını kaybettiği o faciada Erdoğan'ı "Hiçbir hükümet yetkilisinin ortaya çıkan trajedileri böyle geçiştirmeye hakkı yoktur" sözleriyle eleştirirken, 301 işçinin hayatının kaybettiği olaydan sonra yaşananlara sustu. Ta ki düne kadar....

Dün A Haber'deki Kadraj adlı programa katılan Kurtulmuş, Soma'daki maden faciası ile ilgili, "Türkiye'de uzun bir süredir, Gezi olaylarından beri başlayarak, aşağı yukarı ne olay olsa, birinci derecede hükümeti suçlamak isteyen bazı art niyetli çabalar olduğunu görüyoruz. Maden faciası ile birlikte vicdan faciası ile karşı karşıya kaldık" dedi.

Evet, Kurtulmuş'un dediği gibi, maden faciası ile birlikte vicdan faciasıyla karşı karşıya kaldık.

Madencilerin yaralı sineleri, bizzat Erdoğan ve danışmanı Yusuf Yerkel tarafından tokatlandı, tekmelendi.  

Erdoğan, Soma'daki trajedileri de yine kader, fıtrat diyerek geçiştirmeye çalıştı.

Tam 4 yıl önce, "Hiçbir hükümet yetkilisinin ortaya çıkan trajedileri böyle geçiştirmeye hakkı yoktur" diyen, "Edebinizi takının. Bu millet sizin köleniz değildir. İnin şu kibir kulelerinden aşağı. İnin halkın arasına ve fukaranın önünde önünde diz çökün" sözleriyle Erdoğan'ı çok sert sözlerle eleştiren Numan Kurtulmuş da vicdan faciasının failleri arasındaki yerini aldı.  

Şimdi Soma faciasına mı yanalım, vicdan faciasına mı?

"Vicdan faciası olmasaydı, Soma faciası da olmazdı" deyip her ikisine birlikte yanalım!

post medya

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.