Erdoğan'ın Tarihe Geçen 15 U Dönüşü!
 ''Ben öyle demek istemedim, bizim dediğimiz... '' şeklinde başlayan cümlelerle yahut ifade değişiklikleri ile siyasi tarihimizde uzun bir süre konuşulacak olan Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 çelişkisini sizler için derledik....

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a demiş ki…
 1. 10 yıl önce “Ben de Gürcü’yüm”; 10 yıl sonra, “Bana Gürcü diyen oldu”

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası kapsamında iki televizyonun ortak yayınında Gürcü ve Ermeni olma konusunda açıklamalar yapan ve "Benim için neler söylediler. Çıktılar bir tanesi aynı zihniyet. 'Gürcüdür' diyen oldu. Çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu. Ben dedemden, babamdan öğrendiğim Türküm.” diyen Erdoğan'ın 2004 yılında "Ben de Gürcü'yüm, ailemiz Batum'dan Rize'ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir." dediği ortaya çıktı.

2. Yıl: 2005, “Bu ülkede Kürt sorunu vardır”. Yıl: 2015, “Kardeşim ne Kürt sorunu ya?”

2005 yılında Diyarbakır’da “Bu ülkede Kürt sorunu vardır” diyen ve Başbakanlığı döneminde de sorunun çözümü için PKK ile müzakere sürecini başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son çıkışı şaşırttı. Milliyetçi oyların ağırlıkta olduğu Çanakkale ve Balıkesir’de halka hitap eden Erdoğan, “Kardeşim ne Kürt sorunu? Artık böyle bir şey yok.” diye konuştu. Haziran 2011 yılında Diyarbakır mitinginde de Kürt sorununun çözülememesinin nedeni olarak BDP ve CHP’yi göstererek, “2005’te yine Diyarbakır’da ‘Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur’ dedim. Sözlerimin arkasındayım” demişti.

3. “Kürt’üm demeyeceksin ha’ dersen isyan başlar”

Kasım 2005’te Samsun'da konuşan Erdoğan, “Deniz Baykal, bana bir defa 'Türk milleti' demenin dersini vermesin, önce onun dersini alsın. Dünyada Türk ırkı yok mu? Var. Etnik unsur olarak Türk yok mu? ABD'de zenciler, beyazlar vardır. ABD vatandaşlığı üst kimlik kabul edilmiştir.” diye konuştu.  Birkaç gün sonra çıktığı İspanya gezisinde ise, “İnsanların ben Gürcü'yüm, ben Laz'ım deme hakkı var. Oradaki vatandaşın "Ben Kürt'üm" demesini engelleyemezsin. "Kürtüm demeyeceksin ha" dersen isyan başlar.” dedi.

4. Önce: “Ergenekon’un savcısıyım”;  sonra: “Komutanların tutuklanmasına gönlüm razı olmadı’’
Dönemin başbakanı Erdoğan, Ergenekon davası sürecinde CHP lideri Deniz Baykal’ın kendisine savcı yakıştırmasında bulunduğunu hatırlatarak, “Millet adına hakkı aramanın hakkı savunmanın gayreti içindeyiz, eğer bu anlamda savcılık ise evet savcıyım” dedi. Aynı Erdoğan, bu yıl katıldığı Harp Akademileri Komutanlığı Atatürk Harp Oyunu ve Kültür Merkezi'nde şöyle konuştu: “Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı.”
 

5. Türkçe ile felsefe yapılır mı yapılmaz mı? Bir de Erdoğan’a sorun
TÜBİTAK 2014 Yılı Bilim Özel ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde konuşan Erdoğan, "Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız. Ya Osmanlıca kelime ve kavramlara başvuracaksınız, ya da İngilizce Almanca Fransızca kelimelere başvuracaksınız." dedi. Ancak aynı Erdoğan'ın iki yıl önce “Zaman zaman söyleniyor; 'Türkçe ile felsefe yapılmaz' deniyor. 'Türkçe'yle bilim yapılmaz, bilim dili kurulmaz' deniyor. Bunların tamamı ırkçılık kokan açıklamalardır aslında. Irkçılık ihtiva eden bir düşünüş” dediği ortaya çıkmıştı.


6. Kendi ses kayıtları olunca: ‘Alçaklık’; başkasına gelince: 'Dinlediniz herhalde'
Dönemin başbakanı Erdoğan seçim kampanyasını başlattığı bir konuşmasında Fethullah Gülen Hocaefendi'nin illegal yollardan dinlenmiş telefon görüşmelerinin ses kayıtları ile, kendisine ait mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmeleri vardı. Erdoğan, Hocaefendi’nin illegal dinlenmiş konuşmalarını salondakilere anlattı ve 'dinlediniz herhalde' diye sorarak konuşmalarda suç unsuru varmış gibi yansıtmaya çalıştı. Sonra da kendi ses kayıtlarının yayınlanmasına 'alçaklık' diyerek tepki gösterdi.

 
7. Sabah 'okudum' dediği AKP seçim bildirgesi için 5 saat sonra 'okumadım' dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah Slovenya’ya hareketinden önce yaptığı konuşmada Başkanlık Sistemi ile ilgili detayların yer aldığı AKP’nin seçim bildirgesini “Ben de bizzat orada kendim de okudum” dedi. 5 saat sonra Slovenya’da kendi söylediğini inkâr ederek, “’Ben seçim bildirgesini okudum’ diye bir beyanım olmadı” diye konuştu.
 
 
8. Erdoğan’ın ‘kaset’ paradoksu
Deniz Baykal kasetini 2011 seçimlerinden önce mitinglerde “Bu özel değil, genel genel, bu genel bir ahlaksızlıktır.” sözleriyle kullanan ve gazetelere “Partimde böyle bir şey olsa, derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk ederim.” açıklamasını yapan Erdoğan, yıllar sonra Düzce’de “Yine bir montaj. Sosyal medyaya düştüğü zaman yarım saatte ben kaldırttım.” ifadesini kullandı. Baykal’ın eski avukatı Şahin Mengü ise “Mahkeme kararıyla biz kaldırttık.” sözleriyle Erdoğan’ı yalanlamıştı.  
 
9. “NATO’nun ne işi var Libya’da?”
Şubat 2011 tarihinde NATO’nun Libya’ya müdahalesi gündeme geldiğinde Erdoğan, "NATO'nun ne işi var Libya'da. Böyle saçmalık olabilir mi? Türkiye olarak biz bunun karşısındayız..." diyerek tepki gösterdi. Aynı Erdoğan 3 hafta sonra, "NATO Libya'nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmelidir.” dedi.  
 
10. Kobani düştü, düşecek…
7 Ekim 2014’te IŞİD saldırısı altındaki Kobani’deki direnişle ilgili olarak “Şu anda Kobani de düştü, düşüyor” diyen Erdoğan, daha sonraki 6 Ocak 2014 konuşmasında ise  “Niye Kobani? Sayın ABD Başkanı ile bir görüşmemiz oldu. Neden Kobani, Ayn El Arab diye sordum. Sizin için neden stratejik? Dedi ki, ‘Biz oraya mühimmat vermesek, Kobani 2 günde düşer.’ Ne oldu? Kobani düştü mü? Düşmedi. Attıkları mühimmatın da çok az bir kısmı ulaştı.” diye konuştu.
11. Tek dil, tek din, tek millet…
Aralık 2010  Meclis'te konuşan Erdoğan, ''Değerli arkadaşlarım benim Milletimin dili tektir. Bu Türk Milleti.''  şeklinde konuştu. Aynı Erdoğan, Mayıs 2011 tarihnde,  ''Ben ne tek dil dedim, ne tek din dedim hiçbir yerde benim böyle bir ifadem yok, Çünkü bunlar yalan makinası'' dedi. Aynı Erdoğan Mayıs 2012'de tekrar,  ''Tek Din dedik dil değil, din din'' dedi.
12. ‘Füze kalkanında yetki kimde?’ çelişkisi
Kasım 2010’da, ''Topraklarımızın Genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, zaten bu kesinlikle bize verilmeli; aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil.'' diyen Erdoğan, birkaç gün sonra ise ''Buranın Komuta sisteminin, tamamıyla NATO'da olması gerektiğini söyledik.'' diye konuştu.
 
13.  “Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesi”
Ağustos 2009’da ''Ellerine bir kağıt almış dolaşıyorlar. Amerika'nın bir projesidir diyorlar. Bunu ispat ederlerse, biz her şeye varız. Ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık konuşuyorum'' dedi. Mart 2006’da, ''Türkiye'nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev?  Biz geniş Ortadoğu ve kuzey Afrika projesinin eş başkanlarından bir tanesiyiz.'' Şubat 2004’te ise şöyle konuştu: ''Özellikle Diyarbakır'a çok farklı bakıyorum. Yani Diyarbakır istiyorum ki, şu anda Amerikan’ında düşündüğü, Büyük Ortadoğu Projesi var ya; Genişletilmiş Ortadoğu. Yani bu proje içerisinde Diyarbakır, bir yıldız olabilir, bir merkez olabilir.”
 
14.   Oslo görüşmesi ve İmralı müzakereleri…
Ağustos 2010’da, ''AKP hiçbir terör örgütüyle masaya oturmaz. Müzakere yapmaz.'' Ayrıca mitinglerde, “Terör örgütü ile görüşen şerefsiz ve namussuzdur.” diyen Erdoğan, Aralık 2012 ''Adayla görüşme yaptırırız. Kimlerle? İşte bu işlerle ilgili olan, elemanlarımız  vasıtasıyla.” dedi.  
 
15. İkinci evimiz İran...
İran’a yaptığı resmi ziyaret sonrası, "Kendimizi ikinci evimizde hissediyoruz. Geldiğimiz andan itibaren gösterilen ev sahipliğine özellikle teşekkür ediyorum" dedi. 14 ay sonra “ikinci evimiz gibi” diye övdüğü ve Ankara-Tahran hattındaki derin Suriye ihtilafına rağmen eleştirmekten kaçındığı İran’ı ‘bölgeyi domine etmeye çalışmak’la suçladı. Yalnız Yemen’den değil Irak ve Suriye’den de “güçlerini çekmeye” çağırdı.



meydan gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.