Doç.Dr.Mehmet Akif Okur;Solun önemli isimleri ABD ile temas halindeydi!

DOÇ. DR. OKUR: ABD DARBEDEN HABERDARDI VE DESTEKLEDİ

Türk Ocakları Genel Merkezi'nin her hafta düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinde bu hafta konuk Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur’du. Okur, “Amerikan Belgelerinde 12 Eylül Darbesi” konulu özel çalışmasını paylaştı.

Katılımın yoğun olduğu programın açış konuşmasını Türk Ocakları Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yunus Koç yaptı. Her hafta yapılan Ocakbaşı sohbetlerinin öneminden bahseden Koç sohbetlerde her alandan çeşitli konuların konuşulduğuna dikkat çekti. Ardından sunumunu yapması için Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur’u davet etti.

 

“12 EYLÜL ÖNEMLİ KIRILMA ANINI TEMSİL EDER”

Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur 2014 yılı içinde 6 ay süreyle Amerika’da kalarak çeşitli arşivleri inceleme fırsatı bulduğunu belirterek sözlerine başladı. 12 Eylül Darbesi ile ilgili ABD’de birçok belge ve yazışma bulduğunu söyleyen Okur 12 Eylül’ün önemli kırılmalara sebep olduğunu paylaştı. 1980’de gerçekleşen darbenin Ülkücü Hareket için de oldukça önemli olduğunu belirten Okur darbelerin etkisini atlatmanın kolay olmadığını söyledi.

 

 

“TÜRKİYE’DE DARBELER KONUSUNDA CİDDİ ÇALIŞMA YOK”

TBMM çatısı altında Darbeleri İnceleme Komisyonu kurulduğunu söyleyen Okur kendisinin de burada uzman olarak görev aldığını fakat komisyonda kendilerine verilen belgelerin zaten bilinen belgeler olduğunu belirten Okur “Türkiye’de darbeler konusunda ciddi bir çalışma yok” dedi. Atılan adımların yetersiz kaldığını söyleyen Okur “Zaten açıkta bulunan herkesin erişebildiği hatırat, gazete haberleri dışında belgelere ulaşmadan Türkiye darbelerle yüzleşemez” dedi. Darbeleri daha kapsamlı inceleyebilmek için o dönemin belgelerine ulaşmanın gerekli olduğunu belirten Okur “ Devlet arşivlerimizdeki belgeler hâlâ biz araştırmacılara açık değil” dedi.

“ARŞİVDE BELGELERİN İZİNİ SÜRMEK GEREKİYOR”

Arşivlerde yaptığı çalışmaları paylaşan Okur, “12 Eylül Darbesi üzerine direk bir belge bulmak imkansız dönemin yazışmalarını inceleyerek belgelerin izini sürmek gerekiyor” dedi. O dönemde Türkiye konusunda CIA İstasyon Şefi Paul Henze adının önemli olduğunu söylen Okur, Henze’nin dönemin ulusal güvenlik danışmanı Brzezinski ile yazışmalarının önemli olduğunu söyledi. Amerikan politikasını belirleyen iki kurum olduğundan bahseden Okur “birisi Dışişleri Bakanlığı diğeri Ulusal Güvenlik Danışmanlığı” dedi. 12 Eylül Darbesi döneminde Ulusal Güvenlik Danışmanlığının tek karar mekanizması haline gelindiğini belirten Okur çalışmalarımızı bu kurum üzerine yoğunlaştırdık dedi. Washington’da yaptığı çalışmalar esnasında dönemin ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Brzezinski ile görüştüğünü söyleyen Okur, 12 Eylül Darbesinin Brzezinski’ye CIA İstasyon Şefi Paul Henze tarafından haber verildiği bilgisine ulaştığını anlattı. Okur, Paul Henze’nin uzun dönem Ankara’da görev yaptığını ve bölgedeki siyasi, askeri aktörleri yakından tanıdığını onlar hakkında çeşitli raporlar hazırladığını belirtti.

 

“SOLUN ÖNEMLİ İSİMLERİ AMERİKA İLE TEMAS HALİNDEYDİ”

Yazışmaları incelediğinde çeşitli bilgilere ulaştığını söyleyen Okur Türkiye’yi yakından tanıyan Henze’nin dönemin birçok siyasetçisi ile temas halinde olduğunu belirtti. Sol görüşlü önemli isimlerin de Henze ile iletişimde olduklarını belirten Okur “ Mesela soldan önemli isimler var İsmail Cem, Metin Toker gibi isimler iletişim halinde bulunmaktaydı” dedi. Turgut Özal konusuna da değinen Okur “Turgut Özal’ı Beyaz Saray ile Paul Henze tanıştırıyor” dedi. Belgelerin önemli kısmını Henze ile Brzezinski arasındaki yazışmaların oluşturduğunu söyleyen 12 Eylüle yaklaştıkça CIA tarafından hazırlatılan Türkiye Raporunun önemli olduğunu belirtti.

CIA TÜRKİYE RAPORU ADETA 1980’Lİ YILLARIN HÜKÜMET PROGRAMI GİBİ

12 Eylül öncesinde hazırlatılan Türkiye Raporu üzerinde duran Okur “CIA Türkiye Raporu adeta 1980li yılların hükümet programı gibi” dedi. Raporun içerisinde ekonomik, politik, sosyal birçok başlığın bulunduğunu sözlerine ekleyen Okur bu rapor aktif biçimde 80li yıllarda uygulandığını söyledi. 12 Eylül günü Beyaz Saray içerisinde yapılan çeşitli yazışmalar olduğunu söyleyen Okur diğer bir önemli belgenin ABD Başkanı Jimmy Carter’ın günlükleri olduğunu belirtti. Carter’ın Başkanlığı döneminde tuttuğu günlüğe en ufak detayları dahi yazmış olduğunu söyleyen Okur “12 Eylül 1980 tarihine baktığımızda ise günlüğün o sayfasının bomboş olduğunu gördük” dedi.

“12 EYLÜL GÜNÜ BEYAZ SARAY HAYLİ HAREKETLİYDİ”

Sovyet sınırında önemli bir müttefik devlette darbe olmasının ABD için önemli olduğunu belirten Okur, Carter’ın sayfayı boş bırakmasının anlam taşıdığını ifade etti. 12 Eylül tarihindeki yazışmalardan Beyaz Saray’ın hayli hareketli bir gün geçirdiği sonucuna ulaştığını belirten Okur “Beyaz Saray Türkiye’deki durumu yakından takip etmekteydi” dedi.

“AMERİKA DARBEDEN HABERDAR VE MEMNUNDU”

Okur, programda Amerika’da ulaştığı belgeler üzerinden süreci anlatırken Amerika’nın darbeden çok önce Türkiye’deki darbe ihtimallerini değerlendirdiğini ifade ederek, zaman zaman çeşitli grupların ABD Büyükelçiliğiyle görüştüğünü ve darbe yapmak için destek aradığını söyledi. Yazışmalarda 12 Eylül’e giden sürecin tamamından ABD’nin haberdar olduğunun görüldüğünü ifade eden Okur, darbe ve sonrasında da ABD’nin darbecilere destek olduğunu belirtti. Çeşitli ifadelerle 12 Eylül darbesinin dünyanın diğer bölgelerindeki darbelerden farklı tutulmaya çalıştığını ve gelişmelerden memnun olduklarını söyleyen Okur, belgeler üzerinden çeşitli olayları anlattı.

“KENAN EVREN ABD BAŞKANI CARTER’A TEŞEKKÜR ETTİ”

Programın en ilgi çeken ve manidar olan belgesi ise darbecin Kenan Evren’in dönemin ABD başkanı Jimmy Carter’a yazdığı teşekkür mektubu oldu. Evren, mektupta ABD’nin

kendilerine olan tutumundan memnun olduklarını ve destek için teşekkür ettiklerini belirtiyordu. Belgelerde bazı kısımların sansürlendiğini de ekleyen Okur, pek çok belgenin de erişime açılmadığını, bunlara ulaşmak için zaman gerektiğini, her geçen zaman 12 Eylül hakkında bu belgeler üzerinden daha somut bilgilere ulaşılabileceğini ifade etti.

“ABD, MİLLİYETÇİLERE GÜVENMİYORDU”

Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur, sorulan bir soru üzerine Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in konumu hakkında kısaca bilgi verdi. Bu konu hakkında geniş bir çalışma hazırladığını da belirten Okur, Türk Yurdu Dergisi’nde zaman zaman bunların neşredileceğini söyledi. Belgelerde ABD’nin milliyetçi camiaya güvenmediğinin görüldüğünü ifade eden Okur, milliyetçi camiadan hiç bir isim bu belgelerde doğrudan irtibatta olunan insanların içinde olmadığını, hatta milliyetçileri ilgilendiren Türk Dünyası-Türkistan meselelerinde dahi ABD’nin muhatap olarak orduyu seçtiğini milliyetçileri görmezden geldiğini belirtti. Solun Milliyetçi-Ülkücü hareket hakkındaki iftiralarının da bu belgelere göre asılsız olduğunu söyledi. Bu konuyu daha geniş bir biçimde paylaşacaklarını ifade eden Okur, sorulan sorular cevap verdi. Konu hakkında soruların Okur tarafından cevaplanmasının ardından program sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.