D.Müsavat Dervişoğlu AKİL insanlar hakkında suç duyurusunda bulundu

MHP Genel Başkan adaylığıyla isminden çok söz ettiren eski İzmir il başkanı Müsavat Dervişoğlu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partisinin grup toplantısı konuşmasın'da Akil İnsanlardan Başbakan Erdoğan'dan ve Çözüm sürecinden dolayı bir kaç vatansever Cumhuriyet Başsavcısını göreve çağırmış kendilerininde bu üçlü hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söylemişti..

MHP'nin suç duyurusunda bulunduktan sonra bu sese kulak veren Müsavat Dervişoğlu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına AKİL insanlar heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu..

Gazete2023.com

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA-İZMİR



ŞİKAYETÇİ: 

D.Müsavat DERVİŞOĞLU

ŞÜPHELİLER:

1-)Recep Tayyip ERDOĞAN

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı - ANKARA 

2-)Sorumluluğu bulunan sair Hükümet Yetkilileri

3-)Konuyla ilgili bürokratlar.

4-)İsimlerine "AKİL ADAMLAR GRUBU" denilen

ancak açık kimlikleri ve adresleri tarafımızca bilinmeyen

sair kişiler.



SUÇ:Görevi kötüye kullanmak, yasadışı terör örgütüne yardım ve yataklık etmek, kanunlara uymamaya tahrik, Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, TCK. md.283'e muhalefetle Suçluyu kayırma, TCK. md. 309'a muhalefetle Anayasa'yı ihlal, TCK. md. 319'a muhalefetle Askerleri itaatsizliğe teşvik, TCK.nun ve Anayasa'nın sair ilgili maddelerine muhalefet.



SUÇ TARİHİ:Halen devam eder şekilde.



TALEP KONUSU :

Yukarıda belirtilen suçları işleyerek; TCK. ve Anayasamızın ilgili maddelerini ihlal eden şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak ve delillerin toplanarak haklarında kamu davası açılması taleplerimden ibarettir.



OLAYLAR :

1-)Yukarıda ilk 3 sırada yer alan şüpheliler, devletimizin en üst kademelerinde görev yapan kişilerdir. 

Ülkemizde uygulanan Anayasamızda, Türk Ceza Kanunumuzda ve sair ilgili mevzuatta herhangi bir değişiklik olmamasına ve terör örgütü üyeliği, devletin güvenlik güçlerine ve masum vatandaşlarımıza silahlı saldırılarda bulunulması gibi bölücü terör örgütü tarafından işlenen tüm eylemler halen suç olarak mevcudiyetini korumasına rağmen, şüpheliler; çözüm veya barış süreci adı altında neredeyse yürürlükteki kanunları yok sayarak, işledikleri suçların cezaları çekmemiş ve hatta yargılanmamış teröristlerin başka bir ülkeye geçişlerine açık ve aleni bir biçimde izin vererek, hem görevlerini kötüye kullanmakta hem de bölücü terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak suçunu işlemektedirler.



2-)Ek'te sunduğumuz gazete ve internet çıktılarından da görülebileceği üzere; bölücü terör örgütü militanlarının ülkemizi terk etmesi çağrılarında bulunulmuş, çekilme süreci denilen sürecin başlamasıyla birlikte de bu eli kanlı canilerin silahlarıyla birlikte ülkemizi terk etmelerine seyirci kalınarak herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. 

Dahası; Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri tarafından verilen hukuka ve kanuna aykırı emirlerin; diğer kamu görevlisi şüpheliler tarafından kanuna aykırılığı bilindiği halde uygulamaya konulması suçluyu imtiyazlı hale getirmiş ve adalet duygusunu zedelemiştir. 



3-)Bölücü terör örgütü üyesi olmak, örgüt faaliyeti içerisinde yer almak, örgüte yardım ve yataklık etmek suçtur.

Devlete ve bireye karşı suç işleyen bölücü örgüt üyelerinin görüldükleri yerde yakalanarak adalet önüne çıkarılmaları da yasalarımızdan kaynaklanan bir mecburiyettir. 

Terör örgütü üyelerini yakalayıp mahkeme huzuruna çıkarmak yerine yurttan çıkışlarını temin etmek, bu konuda örgüt yöneticileriyle gizli ya da açık anlaşmalar yapmak ve ülkeden silahlarıyla beraber sınırı geçmelerine göz yummak yukarıda belirttiğimiz suçların işlenmesi anlamını taşımaktadır.

Son sırada belirttiğimiz şüpheliler olan ve kendilerine "AKİL ADAMLAR GRUBU" denilen ancak açık kimlikleri ve adresleri tarafımızca bilinmeyen sair kişiler ise Türkiye Cumhuriyeti'nin bu bölünme ve çözülme sürecine yardımcı olmaları maksadıyla görevlendirilmiş, halkı iknaya uğraşan ve işlenmekte olan suçları örtbas etmeye çalışmak saikiyle hareket eden kişilerdir.



4-)Ülkemizde gizli veya örtülü bir "AF KANUNU" çıkmıştır da bizim mi haberimiz yoktur?

Başbakanın bu terör örgütü mensuplarının yurt dışına çekilmesine izin verilmesi talimatı ile herhangi bir cezaevi müdürünü arayarak herhangi bir mahkumun serbest bırakılması talimatını vermesi arasında ne fark vardır? 

Bu kanunsuz emrin verilmesi ve bu kanunsuz emrin uygulanması hangi mevzuattan kaynaklanmakta ve hangi yetkiye dayanılarak gerçekleştirilmektedir?

Türkiye'de adalet varsa bu sorularının cevaplarının bulunması lazımdır.



Tüm bu nedenlerden dolayı işbu suç duyurusunda bulunmamız zaruri hale gelmiştir. 



YASAL NEDENLER :

Anayasa, TCK. CMK. ve sair mevzuat. 



KANITLAR :

Gazete ve internet haberleri, TV. yayınları, Başbakanlık kayıtları, Genel Kurmay başkanlığı kayıtları, MİT. kayıtları, Emniyet Genel Müdürlüğünden temin edilecek kayıtlar, tanıklar (Doğu Anadalu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görev yapmakta olan tüm subay, astsubay, er, erbaş ve polis memurlarımızı kamu tanığı olarak gösteriyoruz), bilirkişi incelemeleri ve sair yasal deliller.



İSTEM SONUCU :

Yukarıda arz ve izahına çalışılan ve resen nazara alınacak sair nedenlerle; Yukarıda belirtilen suçları işleyerek; TCK. ve Anayasamızın ilgili maddelerini ihlal eden şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak ve delillerin toplanarak haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

15/05/2013

D. Müsavat DERVİŞOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.