Davutoğlu'nun Danışmanı AKP'yi Eleştirdi

 Akşam gazetesi yazarı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun fahri danışmanı Etyen Mahçupyan El Cezire'ye AKP'nin seçimlerdeki kaybını ve koalisyon seçeneklerini değerlendirdi. Mahçupyan AKP'nin seçim tavrını eleştirirken, Erdoğan için de "Son iki haftadır Cumhurbaşkanı’nın tutumuna bakalım; verdiği demeçler, Baykal’ı çağırması, eskisini bilmesek son altı ayı çok normal bir Cumhurbaşkanı var" ifadelerini kullandı. Mahçupyan en makul koalisyon senaryosunun ise AKP-CHP koalisyonu olduğunu söyledi.

AKP NEDEN KAYBETTİ

Mahçupyan AKP'nin seçimlerde oyunun düşme nedenini şu eleştirilerle yaptı: "‘Kürt meselesi çözülmüştür, masa yoktur demek artık’ siyasi bir laf ama Zerdüşt derseniz... Kuran kullanılırsa... Bunlar siyasetin dışına çıkıyor. Urfa’ya bakın. Urfa’da dindar insanlar buna tepki verdi. Daha çok Kürt olduğu için geçiş yapmadı, daha az AK Parti’li olduğu için de HDP ye oy vermedi. Daha çok dindar olduğu için yaptı. ‘Dindarlığın kullanılabilirliğinin bir sınırı var' dedi. Dinin kamusal alana yayılmasının bir sınırı var. Bazı şeyler sembolik olarak o niyetle yapılmadı AK parti tarafından. Bunu söylemek mümkün değil ama algılanması ve işlevselleşmesi böyle oldu. Bir de biraz önce bahsettiğimiz yeni kuşak AK Partililer var. Bu AK Partililer üst düzey eğitim almışlar. Özellikle kadınları Türkiye’de okuyamadıkları için Avrupa’da eğitim almışlar. İyi bir devlet mekanizması nedir, toplumsal mutabakat ne demek, bunları biliyorlar. AK Parti’nin tabanında Harvard ya da benzeri yüzlerce okuldan mezun yüzlerce iktisatçı var. Bunlar mesela Merkez Bankası'nın ne demek olduğunu ve ne yaptığını biliyorlar. Bir yerden sonra bazı şeyleri fazla zorluyor gözükmeniz ve hele bunların temelindeki bilgi çok sağlam değilse, bu insanların ne oluyor sorusu ile karşılaşılacaktır. Bu insanların çoğu, bana şahsen söyleyen çok oldu ‘elim sandığa gitmedi’ dediler. AK Parti içinde çok fazla insan oy vermedi. Başka partiye de oy vermedi."

CHP İÇİNDE DE REEL POLİTİK TARTIŞILACAK

Mahçupyan koalisyon senaryolarına dair CHP'ye dair şu tespitte bulundu: "Kılıçdaroğlu konuşmasıyla çıtayı yükseltti ama çıta yükseldi diye kimse dizini dövmüyor. Kendi alanını daraltmış oldu. Masaya oturulduğunda daha politik bir bakışın egemen olacağını düşünüyorum. Bütün her şey bir kenara bırakılacak ve CHP içinde de reel politik tartışılacak. Yani ‘biz iktidarda olsak mı daha iyi, olur muhalefette olsak mı’ bu en önemli soru. ‘İktidarda olsak daha iyi olur,’ derlerse ki mantıklı cevap bu, bunun en optimum koşulu nedir bunu anlamaları gerekiyor. Bu optimum koşul da. çözüm sürecini içeren bir koşuldur, başka türlü AK Parti ile masaya oturmanız çok zordur. Çünkü çözüm süreci protokolün bir parçası olmayacaksa MHP ile yapar o zaman. Niye CHP ile yapsın ki? Kılıçdaroğlu’nun maddelerine gelince ters bir şey de yok. Ona hiç değinilmemiş durumda. O noktaya geldiğinde ben Kılıçdaroğlu’nun bazı sembolik şeyler koyarak mesela Öcalan ile konuşmak gibi onlara hassasiyetler koyma koşuluyla çözüm sürecine çok daha sıcak yaklaşacağını düşünüyorum. Böyle bir istek zaten CHP’de uzun süredir var. ‘Biz çözeriz bu işi, ilk Kürt raporunu biz yayınladık’ diyen bir parti 14 madde çıkartıyor ama Kürt meselesini koymuyorsa zaten bu ciddiye alınamaz. Ya öncesini ciddiye almamak lazım ya da 14 maddeyi. Onun için de bunun geçici bir şey olduğunu düşünüyorum."

CHP İLE İŞBİRLİĞİ

Mahçupyan'a göre AKP de CHP ile koalisyon istiyor: "Şu ana kadar bütün kritik adımların eşiğinde AK Parti her seferinde CHP’ye gitti ve CHP reddetti. CHP 80 yıllık Cumhuriyet'in taşıyıcısı. Onunla işbirliği yaptığı zaman bu hem AK Parti’yi, onun tabanını normalleştiriyor hem de CHP’yi. CHP’nin geleceğe el uzatmasını sağlıyor. Türkiye’yi demokrasiye ve sivil siyasete taşıyor. AK Parti’nin zaten işin kuruluşundan beri derdi ‘hep ben yöneteyim’ falan değil, kısmet böyle getirdi. AK Parti’nin esas derdi aslında meşru, bu ülkenin hakiki, sahici ve uzun vadeli bir siyasi hareketi olmasının pürüzsüz bir şekilde herkes tarafından kabulüdür. CHP ile olan işbirliğinde bu zaten kendiliğinden olacaktır. Böyle bir işbirliği şu an anayasayı tekrar gündeme getirebilir ve CHP ile yapılan anayasa kalıcı olur. Başka bir parti ile yaptığınız anayasanın kalıcılığını garanti edemezsiniz. Burada bir meşruiyet meselesi var. CHP sadece CHP değil aynı zamanda ordu, yargı, bürokrasi, üniversiteler birçok şey. Bütün bunlarla ilişkili bir odak noktası. O bakımdan da AK Parti kesinlikle tabii ki CHP ile yapmak ister. Ama CHP’nin bu performansı becerebileceğine dair kuşkular var AK Parti’ de. O kuşku olmasa bence hiçbir sorun yok, çünkü Türkiye zaten bu normalleşme hızında ivme üzerine ivme yaşıyor. Seçim sonuçları da düşünün ki bu kadar kimlik partisi denilen AK Parti’nin seçmeninin önemli bir bölümü hiç de kimlikle ilgisi olmadığını gösterdi. Bu Sünni, taşralı, şudur budur diye horlanan bir kesim. Bu kesim Türkiye’nin en demokratik zihniyetli insanları olduğunu gösterdi. Çünkü bizzat kavga ortamında kendi partilerine oy vermemeyi kabul ettiler. Bu dramatik radikal bir olay. Diğer hiçbir partinin seçmeni böyle bir sınavdan geçmiş değil. Onun için de Türkiye, yeni bir Türkiye’ye doğru gidiyor ve eğer CHP koalisyon sayesinde kendini yenileme şansı elde ederse aynı şeyi AK Parti de elde edecek çünkü burada yepyeni, çok Avrupai, birdenbire yepyeni bir Türkiye’nin kapısını bu iki kesim birlikte açabilir ve bundan daha doğal, daha Türkiye’nin lehine olan bir durum hayal edemiyorum. Bu ekonomisinden kültürel yapısına, turizminden her yerine kadar uzanan çok çok başka, bizim öngörmekte, hayal etmekte bile zorlandığımız yeni bir dünya demek."

"NORMAL BİR CUMHURBAŞKANI VAR"

Mahçupyan siyasi aklın hakim olacağını ve CHP-AKP koalisyonunun hakim olacağını şöyle açıkladı: "Siyasi aklın eninde sonunda CHP’de hakim olacağını düşünüyorum. Orada da çok deneyimli siyasetçiler var. Siyasette çok yabancı bir kurumdan söz etmiyoruz. Bütün alternatifleri koyduğumuzda yeniden seçim, AK Parti ile koalisyon, muhalefette kalma, şu bu dediklerinde, onlar açısından en ideal olan şey CHP-MHP birleşsin ama bunun olamayacağı noktadan itibaren en kötüsü yeniden seçim olduğuna göre... Bu seçenekler içinde apaçık biçimde koalisyon en iyisi olduğuna göre, AK Parti ile anlaşmanın yolunu arayacak olan bir CHP’nin çıkacağını düşünüyorum. Sonuçta AK Parti ile anlaşmanın çok zor olacağını da hiç sanmıyorum. Masaya oturulduğunda çünkü AK Parti’nin de kendisi kırmızı çizgi olarak koyduğu şeyler son kertede CHP’nin itiraz edeceği şeyler değil. Üç şey söylemişlerdi Gülen cemaati ile ilgili ki, CHP içinde de o eşik geçildi. Çözüm süreci. CHP’nin önüne bir tepside bir hediye sunmak gibi bir şey. Üçüncüsü Cumhurbaşkanlığı meşruiyeti ki zaten CHP’nin itiraz ettiği de hareket tarzıydı. Zaten de facto farklı bir Cumhurbaşkanı göreceğiz. Çünkü şu soruyu soralım; Erdoğan niye öyle davrandı? Göklerden sesler mi geldi? Hayır, reel politiğin gereği olarak öyle davrandı.Önünde bir şans gördü. ‘Bu seçimi de çoğunluk alarak konsolidasyonla geçersem o zaman yeni anayasayı tek başına yapma şansı doğuyor.’ Bunu zorlarken de maliyetinin düşük olacağını sandı ve bunda yanıldı AK Parti. Ama sonuçta reel bir mantığı vardı. Durup duruken çok müdahalecilik, bir karşılığı yoksa niye yapılsın ki? Bir siyasi karşılığının olması lazım. Son iki haftadır Cumhurbaşkanı’nın tutumuna bakalım; verdiği demeçler, Baykal’ı çağırması, eskisini bilmesek son altı ayı çok normal bir Cumhurbaşkanı var."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.