Cübbeli'nin dergisinde Erdoğan'a ağır eleştiriler

Cübbeli Ahmet Hoca'nın son sohbetinde, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e yönelik sert eleştirileri bir kaç gün önce gündeme gelmişti.

Cübbeli Ahmet Hoca o sohbetinde, kendisine yakın isimlerin çıkardığı Lalegül Dergisi'nde, Ali Eren Hocanın kaleme aldığı "Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir" başlıklı yazısına gelen eleştirilere cevap veriyor ve Mehmet Görmez'in Ehl-i Sünnet'i inkâr ettiğini ifade ediyordu.

Ayrıca sahibi olduğu Lalegül dergisini arayıp müdahalelerde bulunmak isteyen Görmez'e “Sen kim oluyorsun” diye sordu.

Görmez'in 2001 yılında yazdığı dergide başörtüsünü Arap geleneği olarak tanımlamasına sert çıkan Cübbeli Ahmet Hoca, “O yazıda başörtüsüne ‘Gelenektir, Arap örfüdür’ diyor. ‘Bir ibadet, bir namaz gibi değildir' diyor.  Kur'an'da emir olan bir şey nasıl ibadet olmaz” ifadelerini kullandı.

İktidarlara göre Görmez’i şekil almakla suçlayan Cübbeli Hocaefendi, “Bu şimdiki Diyanet reisi evvelce demiş bu lafı, tabii şimdi yemez bu lafı çünkü şimdi bütün yetkililerin hanımları kapalı olduğu için o zor biraz, sıkar biraz da o lafı diyemez. Bunlar adamına göre rüzgâra göre di mi? Hanımı kapalı bir Başbakan gelirse, ‘Tabii efendim farz' derler. Hanımı açık biri gelirse, ‘Yok canım serbest açabilir' derler. Bunlar elastiki bir durum yani. Allahü Teâla ıslah ve hidayet eylesin. Biz doğruyu söyleyeceğiz” şeklinde konuştu.

Cübbeli Ahmet Hoca, yanlışı yapan kim olursa olsun, Hakkı söylemeye devam edeceklerinin de özellikle altını çizdi.

İşte Cübbeli Ahmet Hoca'nın sohbetinde bahsettiği Ali Eren Hocaya o ait yazıda, seçim sonuçları bağlamında, Tayyip Erdoğan ve itikadi yönden çok sakıncalı sözler kullanan AKP'lilere yönelik çok sert eleştirilerin yer aldığı ortaya çıktı.

AKP'lilerin Erdoğan'a yönelik, "“Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider” gibi sözleri hatırlatan Ali Eren Hoca, Erdoğan'ın bunlara “istemem, yan cebime koy” kabilinden ses çıkarmadığını ifade etti.

İşte Ali Eren Hoca'nın çok konuşulacak yazısı;

Perşembenin Gelişi Çarşambadan bellidir

Bendeniz siyasetçi değilim, bu makale de siyasi bir yazı değil. Seçim günü oyumuzu verir, işimize bakarız.

Bir de her mağlubiyetin de galibiyetin de sebebi olduğuna inanırız tabi ki seçim sonuçlarının da. Bu makalemizde alınan neticenin manevi sebeplerini tesbit etmeye çalıştık o kadar.

1. Sayın Erdoğan 11 Temmuz 2002’de Trabzon’un Of Kazasında şöyle dedi:

“Türkiye’de 30’a yakın etnik grup ve 4 HAK DİN’e mensup herkesi tıpkı Yunus, Mevlana kültüründe olduğu gibi “hepimiz birimiz , birimiz hepimiz” anlayışı ile seviyoruz, kucaklıyoruz.

http://www.yenisafak.com/Arsiv/2002/Temmuz/12/p3.html

Burada işaret etmek istediğimiz 4 Hak Din ifadesidir. Çünkü 4 hak din yoktur tek hak din vardır, o da İslamdır.

2. 2010’da AK Parti Aydın İl başkanı İsmail Hakkı Eser, şunları söylemişti:

“Başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamber gibidir.”

Sayın başbakan, bu konuşma gündeme oturunca İsmail Hakkı Eser’in istifasını istemiş o da istifa etmişti:

http://www.milliyet.com.tr/-peygamber-gibi-lafi-istifaya-goturdu/siyaset/siyasetdetay/03.02.2010/1194397/default.htm

Şüphesiz bu sayın Başbakan namına güzel bir tavırdı. O zaman zannedildi ki daha sonra kabul edilemez böyle islami yanlışlar yapılırsa derhal gereken yapılacak.

Öyle olmadığına “istemem, yan cebime koy” kabilinden ses çıkarılmadığına bir misal:

26 Ocak 2014’de AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan Sayın Erdoğan’ı peygamberlik sıfatından alıp ilahlığa çıkarmış “Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider” demişti.

Fakat onun hakkında hiçbir şey yapılmadı.

Hüseyin Çelik Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Fevai Arslan’ın dil sürçmesiyle söylediği bazı sözlerin fazlasıyla istismar edildiğini” savunmuştu.

Oysa ortada istismar yok apaçık bir şirk sözü vardı.

https://dirilissevdasi.wordpress.com/2014/01/26/akp-duzce-milletvekili-fevai-arslan-allahin-butun-vasiflarini-uzerinde-toplayan-bir-lider-var/

3.Tarih 9 Nisan 2015 Sayın Cumhurbaşkanı 10 gün önce bölgede hegemonya kurmakla suçladığı İran’dan “Dost ve Kardeş” ülke olarak bahsederken “beni ne şia ilgilendirir ne sünni ilgilendirir” dedi.

Daha da ileri giderek “benim sünnilik diye bir dinim yok” dedi

http://www.postmedya.com/analiz/erdogan-iran-donusu-konustu-benim-sunnilik-diye-bir-dinim-yok-h109864.html

Sayın Cumhurbaşkanı’na kimse senin dinin sünnilik mi diye sormadığı gibi kimse benim dinim sünnilik diye bir iddia sahibi de değil.

Öyleyse sünniliğin aleyhinde olan bu cümleyi söylemek neden icap etti?

Sayın Cumhurbaşkanı “ikinci evim” dediği İran’dan sünnilik hakkında gerçekten böyle çok sert sözlerle dönüyordu.

4.Birbirine muhalif iki siyasi şahsiyet:

İkisinin soyisminde de “Doğmak” kelimesi var.

Birinin soyismi "Erdoğmuş" diğerinin ki “Erdoğan” Biri eski Diyarbakır müftüsü, HDP diyarbakır milletvekili Nimetullah Erdoğmuş.

Diğeri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Biri seçimden önce “HDP zerdüşt partisi olsaydı yine görev alırdım” dedi.

Diğeri, hem zerdüştlerin hem hak olmayan dinlere mensup olanların cennete gireceğini söyleyen kişiyi başbakanlık BAŞDANIŞMANI olarak atadı.

Kim O?

Senelerdir paralelcilerin ön safında yer alan Prof.Bekir Karlığa. Söylediği söz de şu:

“Hristiyanlar , Yahudiler , ZERDÜŞTİLER , hatta Budist gibi herhangi bir şekilde bir tanrıya inananlar cennete gireceklerdir.” (18/04/2004, Hürriyet)

HDP milletvekili zerdüştlüğü önemsemiyor bu başdanışman ise Zerdüştler dahil bütün kafirleri cennete sokuyor.

5.Bundan önceki Papa 16.Benedictus,Peygamberimiz hakkında hakarete varan sözler söylemişti. Bu Papa, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından Türkiye’ye davet edildi. Papa gelmeden önce Başbakan Erdoğan Papa’yla görüşmeyeceğini söyledi.

Papa 28 Kasım 2006’da Türkiye’ye geldi. Papa’yla görüşmeyeceğini söyleyen Erdoğan, Papa’yı hem uçağın merdivenlerinde karşıladı hem de Papa’ya hediye verdi.

http://www.haberplatin.com/turkiye-haberleri-gazeteleri/turkiye-guncel-siyasi-ekonomik-haberleri/akparti-gercekleri-yalanlari/akparti-gercekleri-yalanlari/503-erdoganin-papayla-gorusmesi.html

6.Şimdiki Papa , yine Erdoğan tarafından “Kendisine sığınılan, kudsi insan” manasına gelen “Kudsiyetpenahları” kelimesi ile ululaştırıcı ve yüceltici bir hitapla Türkiye’ye davet edildi.

Her namazda “İyyake nağbudu ve iyyake nesteiyn / Yalnız sana kulluk eder, ancak senden yardım isteriz" dediğimizi hatırlamanın tam zamanı.

Papa geldi asıl gayesini açığa vurarak papalığını da yaptı. Fatih Sultan Mehmet’in “İstanbul” una “Kostantinopolis” diyerek Katoliklerle Ortodokslar arasındaki 950 yıllık anlaşmazlıkları giderdi.

Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Ekümenikliğini (Dünya Ortodokslarının Liderliğini) de ilan etti.

Fener Rum Patriği önceden ancak Fatih Kaymakamlığı’na muhatap iken artık Fatih Kaymakamlığı devre dışı kaldı. Patrik artık bütün isteklerini Başbakan’a direkt olarak iletebilmektedir.

Vaziyet bukadarla da kalmadı. Sadece Fatih kaymakamı değil , Başbakan bile artık Patrik Bartholomeos’un muhatabı değil.

Vakıflar kanununda değişiklik yapan hükümet(2006) azınlık vakıflarına büyük yetki ve imkanlar verdi.

Yeni gayrimenkuller alma, bunları Patrikhane adına tescil ettirme, yurtdışına üye olma,yurtdışından üye alma,yurt dışına para gönderme ve para alma vs..

7. Daha vahimi var. Nisan 2005’de Papa İkinci John Paul’ün ölümünün ardından Fransa’da bayraklar yarıya indirilince, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac yetkisini kötüye kullanmakla suçlandı.

http://www.haberler.com/papa-icin-bayraklarin-yariya-inmesi-fransa-da-haberi/

Fransa’da bile durum böyleyken, Türkiye’de içişleri Bakanlığı’nın Valiliklere gönderdiği emirde, Papa II. Jean Paul’un Vatikan’da düzenlenecek cenaze töreninin yapılacağı 8 Nisan 2005 Cuma günü tüm illerimizde devlet daireleri ve kurumlarda bayrakların gün doğumundan gün batımına kadar yarıya indirileceği “ÇOK ACELE KAYDIYLA” bildirildi.

8. Zinanın suç olmaktan çıkarılması:

Anayasa Mahkemesi’nin 23 Eylül 1996’da aldığı bir kararla zina erkekler için suç olmaktan çıkarılıp sadece kadınlar için suç kabul edilmişti.

2004 yılında AK Parti zinanın tekrar hem kadınlar hem erkekler için suç sayılması yönünde girişimde bulundu.

Baykal AKP’nin bu girişimini ihanet sayacağını açıkladı. Avrupa Birliği de zinanın tekrar suç sayılmasının tam iyelik müzakerelerine geçişi etkileyebileceğini duyurdu.

Uzlaşma sağlanamayınca AKP zinanın suç sayılması girişiminden vazgeçti ve zina suçunu ortadan kaldıran yeni TCK 26 Eylül 2004’te yasalaştı. 12 Ekim 2004 tarihli, resmi gazetede yayınlandı.

http://www.haksozhaber.net/zinayi-suc-olmaktan-kim-cikardi-42074h.htm

Şimdi çoğunluğu AKP’nin teşkil ettiği mecliste CHP ve AB istedi AKP de ses çıkarmadıysa, zinayı suç olmaktan kim çıkarmış oldu?

9. Kanunen yasak olan domuz eti satışı artık serbest. Gıda Tarım hayvancılık Bakanlığı ürünün ambalajında veya tezgahta yazılması şartıyla domuz eti satmanın yönetmeliğe göre serbest olduğunu açıkladı.

http://www.yenidenergenekon.com/1197-bakanliga-gore-domuz-eti-satisina-engel-yok/

Değerli okuyucu! İş o kadar vahim ki, Gıda Hareketi başkanı Kemal Özer “Ben şahsen Türkiye’de herkesin muhakkak domuz eti veya domuzdan elde edilmiş katkılardan yediğini düşünüyorum.” Dedi.

10.Çok mühim vazifelere getirilen Egemen Bağış’ın “Bakara,Makara” diyerek Kur’anla dalga geçtiği yazılı ve sesli olarak yayınlandı.

https://www.youtube.com/watch?v=dxNyqFA4cL0

Bu şahsa bu sözlerinden dolayı birşey söylenmediği gibi balkon konuşmasında Cumhurbaşkanı’nın yanında yer aldı, arkasından Cumhurbaşkanı danışmanı olarak AK Saray’a alındı.

11.Tarih 17 Temmuz 2014 İçişleri Bakanı Efkan Ala, İstanbul Eyüb’de Peygamberimiz hakkında “Peygamberimiz Mekkeyi fethedip oraya girerken muhtemelen..Mekkeyi fethettik insanlar fevç fevç İslam’a giriyorlar. Muhtemelen kendisine bir pay çıkardı oradan” diyerek Peygamberimiz’i gurura kapılmakla suçladı. Kendilerinin öyle olmadığını, kendilerine bir pay çıkarmadıklarını söyledi.

https://www.youtube.com/watch?v=e7qqvrtpCqY

12. AKP Düzce milletvekili İbrahim Korkmaz 2015 yılbaşı gecesi Facebook’tan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Muhterem arkadaşlarım; hepinizin bildiği gibi bu gece son derece önemli bir gece. (31 Aralık - 1 Ocak)

Hepinizin bildiğini sandığım çok önemli bir doğum olayı bu gecede vuku bulmuştur. Çok ama çok sevdiğinizi bildiğim iki önemli şahsiyet bu gecede dünyaya gelmişlerdir.

Bunlardan birincisi Hazreti İbrahim ikincisi Hazreti Muhammed’dir. Yüce Allah ikisine de cenneti nasip eder inşallah. Dolayısıyla bu gecede her ikisi için bol bol dua etmenizi tavsiye ederim.

Bu geceyi huşu içerisinde eda etmenizde büyük fayda vardır. Allah bu iki büyük zata hayırlı ve bereketli ömürler versin diye dua ederseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz.

Bu yazımdan hiçbirşey anlamadınız galiba?

Anlaşılmayacak birşey yok canım. Son derece basit ve hepinizin bilmesi gereken birşeyi söylüyorum.

Hz.İbrahim tabi ki benim. Hz.Muhammed ise en küçük kardeşim. İkimiz de bu gece dünyaya gelmişiz. Hepsi bu.

Selam ve muhabbetlerimle.. :))"

Bu sözlere haliyle büyük tepki geldi. İbrahim korkmaz ise tepki gösterenlere şöyle cevap verdi:

“Anlayana lafımız yok, sözümüz anlamayanlaradır... Fakat ahmak olmak anlaşılabilir birşey değildir.

-İşte buna bizim dile “Ahmaklık” derler.

-Ahmaklık beni yoruyor malesef.

-Yoksa siz benim “beyefendi, gentlemen veyahut ta hazret" olmadığımı mı söylüyorsunuz? Çok kırıldım şimdi. Allah iyiliğinizi versin HAZRETLER... :))

Böyle diyerek “Hazret” kelimesiyle dalga geçtiği içim kendisini tenkit eden Müslümanlara hem hakaret etti hem dalga geçti.

http://odatv.com/n.php?n=ben-hazreti-ibrahim-en-kucuk-kardesim-de-hazreti-muhammed-0101151200

13. Tarih 28 Mayıs 2011...

İzmir / Alaçatı pazaryeri camiinde hristiyan ayini yapıldı. Fener Rum Patriği Bartholomeos’un yönettiği ayin öncesi ikindi namazını kılan müslümanlar daha sonra yerlerini Ortodoks cemaatine bıraktı., Ayini patrik yönetti.

Ayinden sonra bir konuşma yapan patrik, gerekli izinlerin vrilmesinde kendisine yardımcı olan İzmir Valisi Cahit Kıraç ve Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’a minnet duygularını iletti.

http://www.samanyoluhaber.com/yerel-haberler/Alacati-Pazaryeri-Camisi-Once-Musluman-Sonra-Da-Ortodoks-Cemaatini-Agirladi/564630/

14. Müslümanların tüm tepkilerine rağmen 20 ülkeden 20 kadının katıldığı ve bu yıl Antalya’da 5’inci defa yapılan sözde güzellik yarışması yine mide bulandırdı.

Aralarında italya , Polonya , Rusya , Slovenya , Estonya , Belarus , Ukrayna , Almanya gibi farklı ülkelerden gelen hayvanlar gibi çıplak kadınlar Antalya plajlarına salındı.

Bölge insanının ahlaki yapısını ayaklar altına alan Türkiye’nin islami yapısını adeta dinamitleyen ve fuhşa davetiye olarak nitelendirilen bu tür etkinlikler konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı göreve davet eden bölgedeki vatandaşlara 5 yıldır cevap bile verilmiyor.

15. Tarih 22 Nisan 2015 İzmir Devlet Opera ve Balesi yarı çıplak kadın-erkek semazenlerle sözde “Mevlana’nın Çağrısı” adı altında bir dizi rezilliğe imza atıyor. Yani Hazreti Mevlana’ya en büyük hakareti yapıyor. Bu rezaleti sahneleyenlere hükümet tarafından iki yıldır göz yumuluyor

Yıllardır Türkiye’nin birçok yerinde moda renkleriyle giydirilmiş kadın semazenler erkeklerin gözleri önünde sema yapıyordu. Bunun ardından şimdi de yarı çıplak ve kadın erkek iç içe bale gösterileriyle sözde “Mevlana’nın Çağrısı” gündemleştiriliyor.

Bu rezaleti sahneleyenlere iki yıldır kimse dur demiyor.

http://www.ajans5.com/yari-ciplak-mevlana-balesi-773h.html

16. Tarih 5 Ağustos 2013.. “Bakara makara” dan sonra “Sakal makal”..

Mehmet Ali Şahin, her ramazanda Peygamberimize ait olduğu söylenen sakalın bu kadar ilgi görmesine kızdı.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin “Peygamberimizin vefatından sonra kendi sakalından olduğu iddia edilen o KILLARA böyle bir saygı gösterileceğini bilseydi kesinlikle yasaklardı.” dedi.

Şahin “Türkiye’nin muhtelif yerlerinde Peygamberimize ait olduğu iddia edilen sakalın veya sakalından bazı parçaların KILLARIN muhafaza edildiği...” şeklinde konuştu..

http://www.aktifhaber.com/akpli-mehmet-ali-sahinden-sakal-i-serife-hakaret-1107570h.htm

17. Aydın organize sanayi bölgesindeki genelevden çevre temizlik vergisi ve atık su bedeli alınmayarak enerji giderinin %20 si sigorta priminin %100 ü hazineden ödenerek 7 yıl teşvik verilmiş.

Aydınlı sanayicilerin itirazı üzerine aylarca süren bürokrasinin ardından genelevin teşviklerden yararlanamayacağına karar verilmiş. 7 yıl süre ile bu teşviklerden yararlanan genelev , vatana millete ne gibi katkı sağladı acaba?

Halka hizmet hakka hizmettir mantığıyla hareket eden bürokratlarımız geneleve bu teşviki nasıl vermiş nasıl verir?

http://blog.milliyet.com.tr/sanayi-tesvikinden-yararlanan-genelevi-/Blog/?BlogNo=391896

18. Değerli okuyucu ilk AKP hükümetinden beri Türkiye’de iki türlü Cuma namazı kılındığını/kıldırıldığını biliyor musun?

Bazı yerlerde 10, bazı yerlerde 16 rekat kılınıyor.

İstanbul gibi cemaatin hassas olduğu yerlerde ses çıkarılmazken, İzmir gibi kozmopolit yerlerde 16 rek’at kılınmasına izin verilmiyor. 10 rek’attan sonra müezzine “Ala reslulina salavat” dedirtilerek son 6 rekatın kılınmamasına çalışıyorlar.

Doğuda Çıldır gibi uç yerlerde de Karaman gibi Anadolu’nun ortasında da böyle. Yani ses çıkarmayacak olan her yerde.

Benim memleketim olan Kırıkkale’de, Balıkesir Sındırgı’da da yapmak istediler. Halk her iki yerde de müftülüklere yürüdü, münakaşalar oldu, buralarda geri adım attılar. Şimdi oralarda Cuma namazı 16 rek’at kılınıyor.

19. Mart 2014’de Muğla mitinginde konuşan Başbakan Erdoğan’ın “Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır” sözleri şok etti. Erdoğan’ın Allah’la ilgili bir vasfı kendisine mal ederek anması sosyal medyada büyük tepki çekti.

Çünkü bu sözler kudsi bir hadis-i şerife Hz.Allah’ın “Şüphesiz rahmetim, gazabımı geçmiştir” kelamına paralellik göstermektedir...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
DADAŞ 1 yıl önce

Bunlarda tam münafık seçimde oy verirler sonra başlarla zır zır konuşmaya