CHP'li Vekile İşkence

 12 Eylül’de işkence gören ve o günleri anlatırken gözyaşlarına hakimi olamayan CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacağını açıkladı. 12 Eylül'de biri 6 diğeri 11 aylık olan çocuklarından kopartılarak gözaltına alındığını anlatan Sarıhan, gördüğü işkenceleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

“650 BİN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI İŞKENCELERDEN GEÇİRİLDİ”

12 Eylül darbesinin mimarları Sedat Celasun (1998), Nurettin Ersin (2005),Kenan Evren (2015)’den sonra dünde Tahsin Şahinkaya’nın vefat ettiğini belirten Sarıhan, 650 bin kişinin gözaltına alındığını işkencelerden geçirildiğini, 230 bin kişinin yargılandığını, haklarında idam cezası verilen 517 kişiden 50 devrimcinin asıldığını, 171 kişinin işkencede, 144 kişinin cezaevlerinde öldürüldüğünü, 30 bin kişinin sakıncalı olduğu için işten atıldığını, 14 bin kişinin yurttaşlıktan çıkarıldığını, 30 bin kişinin siyasi mülteci olarak yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldığını, 23 bin 677 derneğin etkinliklerinin durdurulduğunu, 120 öğretim üyesi, 3854 öğretmen ve 47 yargıcın işine son verildiğini söyledi.

“ZAMAN AŞIMI OLAMAZ”

12 Eylül Davasına işaret eden Sarıhan, “Sanık avukatlarının temyizi üzerine bir yıldır Yargıtay’ da beklemekte olan dosya, iç hukukumuza göre bugün ölüm nedeniyle zaman aşımından düşecek. Oysa 12 Eylül darbesinin tarih önünde ve halkın vicdanında bir zaman aşımı olamaz. Bugün, mağdurların önünde davanın ölüm nedeniyle düşmüş olmasına karşın başvuracakları iç hukuk yolları ve uluslararası yargı yolları bulunuyor” dedi.

“İŞKENCE GÖRDÜM” DEDİ, GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI

“Ben de bir 12 Eylül mağduruyum” diyen Sarıhan, “Bu dönemde, biri 6 yaşında diğeri 11 aylık olan çocuğumu geride bırakarak gözaltına alındım, tutuklandım, işkence gördüm ve sonra beraat ettim. Bundan önce eşim 1402’lik sayılmıştı, görevine son verilmişti. Bir avukat olarak işkenceden gelmiş insanlara tanıklık ettim, onların yaralı bedenlerini, yaralı ruhlarını gördüm. Gözaltında kaybedilenlerin hakkını aramaya çalıştım. Köyleri yakılanların acılarına ortak olmaya çalıştık” dedi.

Gözyaşlarına hakim olamayan Sarıhan, “Bağışlayın” dedi.

Duygulu anlar yaşayan Sarıhan, “Bizim çocuklarımız her gün 12 Eylül öyküsü ile büyüdüler. Şimdi bunun hesabını kim soracak? Biz soracağız elbette” dedi.


“ŞİMDİ HEPİMİZ BU ÖLÜLERE HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

Sarıhan konuşmasına şöyle devam etti:

“Şimdi hepimiz bu ölülere hakkımızı helal etmiyoruz. Yüzleşilemeyen tüm hak ihlali hukuksuzluklarda olduğu gibi acımızı, mücadelemizin ateşi sayacağız. Acılar zaman aşımına uğramayacak. Hukuksuzluğa karşı, insan haklarına dayalı bir hukukun inşası için direneceğiz.”

“AYLARCA DAĞLARDA KALMIŞ BİR KARDEŞİM VARDI”

Kara da, “Darbe olduğunda 12 yaşında olan bir çocuk idim. Onları orada gördüğümde hepsi işkenceden geçmiş hepsi can yoldaşlarını kaybetmişlerdi. Tabii  ki aylarca dağlarda kalmış bir kardeşim vardı, okuyamamıştı, okutulmamıştı, yanında arkadaşları işkenceden geçmiş o korkudan dağlara gitmişti ve biz onu çocukluğumuzda yaşadık” diye konuştu.

Özdiş de, “78 kuşağıyım ben. O acıların içinde yaşadım. Türkiye’nin en acılı kuşağı 78 kuşağı” dedi.

“ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU YAPMA HAKKI KAZANIYORUZ”

12 Eylül davasının Tahsin Şahinkaya’nın ölümüyle düşüp düşmeyeceğine ilişkin soruya Sarıhan, “Zamanaşımından düşmesi söz konusu fakat bu da bir katliamdır, insanlığa karşı suçtur, insanlığa karşı suçlarda herhangi bir biçimde zamanaşımının işlemeyeceği konusunda hem iç hukukumuzun hem uluslararası sözleşmelerin bize tanıdığı bir hak var. Yeni iç hukuk düzenlememize göre Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı kazanıyoruz” dedi.

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURUDA BULUNACAK

Anayasa Mahkemesi’ne gidip gitmeyeceğine ilişkin soruya da Sarıhan, “Bir mağdur olarak başvuruda bulunacağım” yanıtını verdi.

“O dönemde hangi cezaevindeydiniz?” sorusuna da Sarıhan, “Perşembe’nin Efirli Cezaevinde kaldım. Üstelik avukatlık yapıyordum o dönemde, öğretmendim ve avukatlık yapıyordum. Efirli’den kaldım. Bugün yürürlükten kaldırılmış olan 141, 142. maddeleri ihlal ettiğim savıyla, iddia edilen suçta bir yayın organındaki yazımdı” dedi.

“SAYISIZ OTOPSİYE GİRDİM”

Sarıhan şöyle devam etti:

“Ben sayısız otopsiye girdim, gözaltında kaybedilmiş arkadaşlarımızın. Bunun ben de yarattığı travmayı düşünün bir de aileler de yarattığı travmayı düşünün. Küçük oğlum bana dedi ki Kenan Evren ölünce, 'çok üzülüyorum', niye dedim, 'niye hesabı sorulmuyor'. Ölüm kurtarmamalı. Çünkü bunlar siyasi suçlar. Bunlar insanlığa karşı suçlar, mutlaka yargılamalar sürmeli. Öç almak için değil, yenisini yenisini yapmasınlar. Ceza almalıydılar ve bu ceza bir günlük olsun uygulanabilmeliydi.”

“Muhatapları kim olacak?” sorusuna da Sarıhan, “Devlet olacak tabii ki, bundan sonrası için. Uzun yargılama, zamanında davaların açılmamış olması bu kişilerle ilgili” diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.