Çanakkale 2023 Platformu KIRIM\'A destek açıklaması‏

Son günlerde üzülerek ve kaygılı bir şekilde takip ettiğimiz Kırım, Türk tarihinde olduğu kadar dünya medeniyet ve siyasi tarihinde de oldukça önemlidir.Tarihin çok eski dönemlerinden itibaren kültür ve medeniyetler eşiği ve hatta köprüsü olan Kırım yaklaşık 1500 yıldır Türk yurdudur.

 

Çağ kapatıp tüm Avrupa’nın siyasi ve etnik yapısını şekillendiren Kavimleri Göçü, bu topraklar üzerinden başlatılmıştır. Avrupa Hunları, büyük Türk Hakanı Balamir ve sonraki dönemler de   Atilla, Avrupa’ya Kırım üzerinden hükmetmiştir. Kırım;  13. yy da  tamamen bir Türk yurdu haline gelmiş, Altınordu devletine ve Kırım Hanlığı’na merkezlik yaparak, siyasi, ekonomik ve askeri olarak bölgenin önemli bir üssü haline getirilmiştir.

 

Kırım’ın, hem nüfus olarak Türk varlığı ve hem de   ekonomik olarak ipek yolu güzergahının kuzey yolunu tutması nedeni ile Osmanlı Devleti tarafından, Fatih Sultan Mehmet döneminde fethedilmiştir(1475).Aralıksız 1000 yıl değişik Türk Hanlıklarına ev sahipliği yapan Kırım, 300 yıl kadar Osmanlı Türklerinde kaldıktan sonra, 1774 de ne yazık ki Osmanlıdan koparılmış ve bu süreç 1782-1783 yıllarında(Yaş Antlaşması) Çarlık Rusya’ya bağlanması ile sonuçlanmıştır. Kırım Osmanlıdan siyaseten kopmuş, kültürel hakları ve dini hakimiyeti Osmanlı halifeliğine bırakılmış ve Türk kültür hakları koruma altına alınmıştır.

 

Son imparatorluğumuz olan Osmanlının azalan gücü  ve I.Dünya Savaşı ile fiilen yok olması üzerine, Kırım Türkleri için kıyım ve sürgün yılları da başlamıştır. 1917 de Kırım Türkleri, bağımsız Kırım Tatar Cumhuriyeti’ni kurmuş ancak 2 yıl sonra Sovyet Rusya tarafından işgal edilmiş ve yerine Rusya’ya bağlı otonom Kırım Tatar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur.1930’lu  yıllarda Komünist Rusya, Tatar aydın ve mütefekkirleri baskı altına almış birçoğunu ise katletmiştir.

 

‘’Dilde,fikirde işte birlik’’diyen İsmail Gaspıralı bu aydınların şüphesiz en önde gelenlerindendir.Kırım için en acı senaryo Rusya eli ile 18 mayıs 1944 de sergilenmiştir.Türk nüfusun yaklaşık yarısı, Stalin yönetiminde ki Rusya tarafından Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilmiş, trenlere istiflenerek doldurulan bu sivil nüfusun büyük kısmı, göç yolunda şehit olmuştur.

 

Bunca baskıya rağmen, Kırım Türkleri yok edilememiş ve 1950’den itibaren ‘’Vatana geri dönme hareketini’’ başlatmışlardır.1957 de Rusya Kırım’ı, Ukrayna Sovyet Sosyalist idaresine bağlamış, 1987 gibi Komünist Rusya’nın çözülmeye ve dağılmaya başladığı yıllarda yüz binlerce Kırım Türk’ü vatanlarına geri dönmüştür.Çadırlarda ve sokaklarda yaşayarak vatanlarına tutunmaya çalışan Tatarların, 2014 itibari ile idari bağlılık noktası Kiev merkezli Ukrayna Cumhuriyetidir.

Yaklaşık 1 haftadır Rusya ve Putin,  hiçbir hukuki geçerliliği olmayan sebeplerle, Rus ordusunu  Kırım’a sokmuş ve işgal etmiştir. Kırım,  tarih biliminin verileri ile de sabittir ki öz be öz  Türk yurdudur.

 

‘’Ukrayna’nın en hassas bölgesinde gerilim artıyor’’ diyerek  Türk televizyonlarında verilen haberler,  ne yazık ki biz Türkiye Türkleri nezdinde ki hassasiyeti unutularak verilmektedir. Şüphesiz Kırım konusunda devletimizin siyasi çizgisini;  Karadeniz de ki varlığımızın önemi  ve tarihi ve etnik olarak bir bütün olduğumuz Kırım Tatarlarının hayatı belirleyecektir. Basında yer almasa da Kırım’da ki soydaşlarımızın haklı sesi her Türk evladının vebali altındadır. Çanakkale şehitliğini gezen her vatandaş, mezar taşlarında ki KIRIM yazısı ile bu vebali hatırlayabilir.

 

Kırım başbakanının Ukrayna kararlarına uyacaklarını söylemesi, ancak parlamento başkanı  Vladimir Kostantinov’un bağımsızlık vurgusu yapıp Rusya’dan destek çağrısı, durumu bir iç savaşa sürükleyebilir.Bu durum sebep bulmakta zorlanan Rusya’ya, aradığı fırsatı planlı şekilde verme çabasından başka bir şey değildir.Kırım Türklerinin kaderi Rus ve Avrupalıların eline terk edilemez.Bu durum, Allah korusun yeni bir ’’ Hocalı’’  demektir.Türkiye bu durumda gerekli endişeye sahip olmalı ve gerekirse tarihi ve etnik haklarını kullanarak müdahil konuma şartlanmalıdır.

 

Madem dünya devletiyiz, madem Orta Doğunun ağabeyiyiz! sözümüz Karadeniz’de de geçer herhalde.Bizim için Akdeniz’de Kıbrıs ne ise,Karadeniz’de de Kırım odur.

 

Kırım Türk yurdudur,Kırım’da Türk kıyımına izin verilmemelidir.Tarih bu sorumluluğu bize fazlası ile yüklemiştir.Yeni Osmanlıyız diyenler! Bilirsiniz ki birçok Osmanlı Sultanı Kırımlıdır ve bunlar oldukça önemli Sultanlardır. Osmanlı kanunlarında, erkek evlat bulunmadığı takdirde, Osmanlı padişahlığını Kırım Hanının yapması  yazmaktadır. Ve Ey Osmanlıcılar, unutmayın ki Osmanlının sınırları Orta Doğu ve Afrika’dan ibaret değildir!!

 

Bizler Çanakkale 2023 Platformu olarak, Kırım konusunda doğrudan tarafız ve safımız Kırım Türklerinin safıdır.

 

Rabbim tüm mazlumların, haklı davasında daim olanların ve yüce Türk milletinin yar ve yardımcısı olsun.

Platform Kurucu Başkanı  Tarihçi-Yazar Murat Çıtak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.