Boğaziçi Köprüsü'nden atlamadan önce video kaydı yaptı

24 yaşındaki Eylül Cansın adlı genç “trans” kadın 4 Ocak 2015 tarihinde sabaha karşı saat 03:30 sularında İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak intihar etti. Boğaz’da yapılan geniş çaplı araştırmanın sonucunda İstanbul Deniz Polisi, genç kadının cesedine Ortaköy sahiline yakın bir alanda ulaştı. Boğaz’ın serin sularından çıkartılan ceset otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Cansın'ın intihar öncesi bir video çektiği de ortaya çıktı.

Eylül Cansın, Boğaziçi Köprüsü’nden intihar etmeden kısa bir süre önce bindiği takside çektiği kısa videosunda ailesi ve yakınlarına veda etti. Cansın, videosunda son zamanlarda yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle daha fazla yaşamak istemediğini ve birlikte yaşadığı küçük köpeğini annesine emanet ettiğini söyledi.

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde yalnız yaşayan Eylül Cansın, hayatını zorunlı seks işçiliği yaparak kazanıyordu. Trans kadınların maruz kaldıkları şiddete daha fazla dayanamayarak yaşamını sonlandıran Eylül Cansın’ın intiharı sosyal paylaşım siteleri twitter ve facebook’ta da geniş yer buldu.

Eylül Cansın, geçtiğimiz günlerde Bağdat Caddesi’nde birkaç trans kadının saldırısına uğramış ve saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Sosyal medyada genç kadının yakın arkadaşları ise Eylül Cansın’ın intiharı hakkında çeşitli iddialarda bulundu. Arkadaşları sosyal  medyada yaptıkları paylaşımlarda Eylül Cansın’ın Bağdat Caddesi’nde çalışmaması yönünde bazı trans kadınlar tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü. Sosyal paylaşım sitesi facebookta ise bazı trans kadınlar “trans kadın çeteleri”nin sürekli şiddetine maruz kaldıklarını ve kendilerine belli miktarda belli zamanlarda ücret ödediklerini iddia etti.

İstanbul’da trans kadınların yoğun olarak zorunlu seks işçiliği yaptıkları bölgeler olan Şişli, Fındıkzade,  Avcılar, Kadıköy, Beylikdüzü ve Maltepe’de de son günlerde bu yönde yaşanan şiddet vakaları polis kayıtlarına geçti. Geçtiğimiz günlerde Avcılar’da yaşayan bir trans kadın “trans kadın çeteler” tarafından haraca bağlandıkları iddiasıyla İstanbul LGBTİ Derneği’ne giderek hukuki yardım istedi.

25 Ağustos 2014 tarihinde ise İstanbul Şişli’de Damla Araz adlı 27 yaşındaki trans kadın kensini darp ettikleri için üçü trans kadın toplam altı kişi hakkında Şişli Polis Merkezi’ne suç duyurusunda bulunmuştu. Damla Araz, T24’e verdiği röpörtajda Şişli Harbiye Caddesi’nde çalışmasına izin vermeyen  kişilere direndiği için şiddete maruz kaldığını söylemişti. Darp edilen ve yoğun şiddete maruz kalan Damla Araz’ın şikayetçi olduğu kişiler arasında But Trans Güzellik Yarışması üçüncü güzeli Melisa Duru’da vardı. Olayın ardından yaklaşık üç hafta sonra Damla Araz, evinden çıktı ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Damla Araz yaklaşık beş aydır kayıp.

Eylül Cansın’ın cenazesi ailesi ve yakın arkadaşları tarafından bugün Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak toprağa verilecek.

Trajik intiharın ardından kim ne dedi?

Çağla Akalın (Model):

Malesef ilk değil sonda olmuyacak bu üzücü olay. Ama suçu sadece devlete topluma mal etmeden kendi içimizdeki insanlarda da aramalıyız. Bir can ölüme gidiyor ve düşündüğü tek şey geride bıraktığı köpeği bu kadar düşünceli ve hassas bir insanı bu hale getiren ve sebeb olan herkes bir gün Allah'ın adeletine mazhar olacaktır.

Demhat Aksoy (Aktivist):

Toplumun bizi dışlaması yetmiyormuş gibi bir de öldürmesi tahammül edilebilecek gibi değil. Bu nedenle  trans cinayetleri politiktir diyoruz. Sokaklardayız, yollardayız, alanlardayız ve meclisteyiz. Neden? Çünkü, nefret etmeyin öldürüyor nefretiniz demek için. Fakat bu transfobi ve homofobi yanındaki yoldaşından, arkadaşından “kader arkadaşınızdan” görmek vahşidir zalimcedir.

Seyhan Arman (Oyuncu):

Eylül Cansın’ı tanımıyordum ama olay korkunç. Özellikle rant kavgasından kaynaklanıyorsa. Paylaştığı video çok kötü etkiledi beni. Ve tabii bir çok trans kadını. Ne denilebilir ki umarım gittiği yerde buradakinden daha huzurlu olur.

Harika Karataş (Avukat):

Devletin ve eril ahlakın biçimlendirdiği ve kanla beslenen toplumsal ahlak yaptırımları bugün yine bir kadının sistem tarafından katledilmesine sebep oldu."istediğinizi yapıyorum" derken, katliam geleneğini sürdüren toplumun kendisinden aldığı öcü ifade ediyordu son sözlerinde hayatta kalmaya çalışan can. Üretilen, öğretilen ve sürdürülen eril-kadın düşmanı normlar ve devletin ideolojik aygıtı olan hukuk tarafından yok sayılan,ölümleri meşrulaştırılan kadınlar hayatta kalmaya çalışıyor. Ağırlaştırılan ayrımcılığın en üst seviyesinde hayata tutundurulamayan kadınlar yok ediliyor. Bugün akan kana, kadın katliamına sessiz kalan herkesin eli bulaşmış durumdadır. Toplumun sebep olduğu ve bu katliamı "intihar" tanımıyla meşrulaştırmaya çalışan her zihniyet bu canın katilidir.

Ebru Kırancı Aktivist:

Ölüm artık bizden uzak olsun. Suçlu belli faili devlet. Ölümlere sessiz kalan AK Parti iktidarıdır.

Hasbiye Günaçtı (Feminist):

Trans kadınların hayata tutunabilmeleri için kapılar açmak yerine bütün kapıların kapatılması ve yalnızlaştırılmak kişisel bir şey değildir. Eylül Cansın’ın intiharı Türkiye siyasetinin trans kadınlara bakışının gündelik yaşama yansımasıdır. İntihardan önce sonkez videoya söyledikleri beni derinden sarstı içimi burktu. Bir yandan da kadınlara dayatılan hayatın içinde var olmak için verdiği mücadelede ellerinden tutmak yerine Eylül Cansın’ın eline basanlara çok fazla öfke duydum. Bu münferit bir vaka değil trans kadınların toplumda konumlandırılışının politik sonucudur.

Seda Akay (Söz yazarı):

Bu sonu kendine dileye isteye hazırlayan rahmetli kardeşimizin, en son kaydettiği videosunu yüreğim parçalanarak gözümde yaşlarla izledim.  Bir insanı bu noktaya getiren pek çok sebep olabilir.  Ancak kendi sesinden dinlediğim son cümlelerinde diyor ki !... ''Çalışmak istedim çalıştırmadılar, beni engellediler, günahıma girdiler,  bana kötü davrandılar, benim vebalimi aldılar''  Onu bu kadar yoran üzen hakkını yiyen ekmeğine mani olan hakkında ileri geri konuşan, onun yoluna taş koyanlar... MUTLAKA Kİ HEPİNİZ ONUN BU SONA YÜRÜYÜŞÜNDEKİ PAYINIZI BİLİYORSUNUZ... Hepinizin, uykuya geçmeden önce, başınızı yastığa koyduğunuz  zaman yaşayacağınız vicdani ızdırabı düşünmek dahi istemiyorum. Nurlar içinde ol Eylül Cansın.

İntihar öncesi çekilen video:

Eylül Cansın'ın videodaki konuşması şöyle:

 “Merhaba, herkese öpücükler yoluyorum. Bugün benim en güzel günüm. Çok mutluyum ama bugün benim için bir güzel gün daha olacak. Herkese teşekkür ediyorum. Herkesi seviyorum. Birçok insan benim arkadaşımdı ama arkadaşım değilmiş. Herkesi vicdanıyla başbaşa bırakıyorum. Ben artık yapamıyorum bunu öğrendim. Herkesin istediği gibi istediği şeyi yapıyorum. Hepinizi öpüyorum. 2015 ben 1992 doğumluyum. Şu an 24 yaşında olmam lazım ve 24 yaşımı sonlandırıyorum. Herkesi öpüyorum. Yapamadım çünkü insanlar bana izin vermedi. Çalışamadım, birşeyler yapmak istedim yapamadım. Anladınız mı? Bana çok engel oldular. Beni çok mağdur ettiler. Herkesi Allah ile başbaşa bırakıyorum. Şu an Boğaz Köprüsü’ne doğru gidiyorum. Yarın gazetelerin üçüncü olabilir dördüncü olabilir veya birinci olabilir benim adımı duyacaksınız. Hepinizi öpüyorum. Allah'a emanet olun. Tek isteğim anne benim evde küçük bir köpeğim var. Onu senin alacağını ve çok iyi bakacağını biliyorum. Anne onu sana emnate ediyorum. Ona her baktığında beni hatırla tamam mı. Sadece beni hatırla ve onu hiç kimseye verme. O hiç çişini ve kakasını eve yapmıyor. Anladın mı? Onu sana emanet ediyorum. Ona bakarken o benim evladım de her zaman ona kızma. Seni çok seviyorum. Hepinizi öpüyorum. Benim adım Eylül Cansın, bu size son videom son haykırışım olacak. Benim günahıma giren vebalimi alan bütün insanları Allah'a havale ediyorum.“

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.