Bir Zamanlar TRT Ve Seçimlerin Hali

 Dün TRT ve çoğu özel televizyon Erdoğan'ı konuşmasına ezan arası verdiği sessiz dakikalar boyunca da yayınladı. Muhalefet ekranlardaki seçim adaletsizliğinden şikayetçi.

Şimdi bunu yazıyoruz diye apar topar kaldırırlar ve onu akıl eden de paylanır, biliyorum, ama yine de yazmadan geçemeyeceğim.
TRT bu günlerde 51’inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle geçmiş yayınlarından örnekler yayınlıyor.
Bunlardan biri ve benim en çok sevdiğim de 1991 seçimleri öncesi TRT ekranlarında partilerin ekonomi programı üzerine yapılan tartışma.
***
Manzara bugünkünden çok farklı…
Başbakan Mesut Yılmaz, muhalefet liderleri Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Erdal İnönü ve Doğu Perinçek aynı stüdyoda, canlı yayında programlarını anlatıyor, tartışıyorlar.
Henüz askeri darbenin etkilerini üzerinden yeni atmaya başlamış, henüz özel TV yayınlarının başlamadığı Türkiye’den söz ediyoruz.
Ve iktidar partisi, TRT yönetimi elinde olmasına karşın bütün siyasi parti liderlerini ekrana çıkarıyor, başbakan da diğer liderlerle ekranda olmayı normal karşılıyor.
***
Bugün Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bırakın hepsini, Meclis’te grubu olan partilerin liderleriyle aynı ekranda canlı tartışmayı kabul edebileceğini düşünebilir misiniz?
Bırakın onu, Davutoğlu’nun canlı yayında karşısına çıkıp soru soracağı gazetecilerin kim olacağı daha önceden basın ekibinin onayından geçmek zorunda; bu usulü yıllar önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan icat etmişti, Davutoğlu da sürdürüyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kim bilir kaç defadır, Davutoğlu’nu kendi seçeceği kanalda canlı yayında tartışmaya çağırıyor, cevap alacak mı dersiniz?
***
HDP dün Yüksek Seçim Kurulu’na başvurarak Erdoğan’ın tarafsızlığını yitirdiği ve televizyon yayınlarında sürekli yer verilmesinin seçim adaletine gölge düşürdüğü iddiasında bulunarak uyarı yapılmasını istedi.
HDP, Erdoğan’ın 4 Mayıs’ta Siirt konuşmasında “Gönlümde bir parti var ama…” demesini örnek olarak gösteriyor.
Geçen yılki yerel seçimler öncesinde CHP RTÜK’e başvurmuş ve TRT partilere eşit davranmadığı, AK Parti’ye çok daha fazla yer verdiği için uyarılmıştı.
***
YSK’nın RTÜK üzerinde, RTÜK’ün de TRT üzerinde belli bir etkisi var elbette, ancak hiç birisinin Cumhurbaşkanı üzerinde herhangi bir gücü, yaptırımı yok.
Anayasa’nın 105’inci maddesine göre sadece vatana ihanet suçundan yargılanabilir, onun dışında bütün yaptıklarından sorumlu tutulacaklar Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleridir.
Yani çıkıp açıkça (Kenan Evren’in MDP için oy istediği gibi) AK Parti için oy istese dahi, sorumlu tutulamıyor.
***
Televizyon kuruluşları, sadece TRT değil, sadece devletten kârlı ihaleler alan inşaat şirketlerince oluşturulan havuzlarca yönetilenler değil, diğer çoğu da Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun seçim konuşmalarının yanı sıra, Erdoğan’ın ‘açılış’ adı altındaki konuşmalarını da canlı yayınlıyorlar.
Zamanlama o kadar manidar ki, Erdoğan’ın başladığı sırada Davutoğlu’nun yayını bitmiş oluyor, Davutoğlu’nun başlayacağı sırada Erdoğan tamamlamış oluyor; gün boyu muhalefete doğrusu ekranda pek az yer kalıyor.
Dün bu konuda çarpıcı bir örneğe tanık olduk: Tekirdağ mitingi sırasında ezan okunmaya başladı, Erdoğan da hemen bütün siyasilerin yaptığı gibi konuşmasına ara verdi.
İkindi ezanı dün Tekirdağ’da biraz uzun sürdü, 3-4 dakikayı aldı. Ve o süre boyunca (1 küsur dakika sonra normal yayınına dönen CNNTürk dışında) haber kanallarının çoğu Erdoğan’ın konuşmasını sloganlar atarak bekleyen izleyicileri canlı yayınladılar.
***
Medyanın siyasi propaganda alanında bu denli kullanılması 7 Haziran’da Erdoğan’a arzu ettiği süper-başkanlığı getirecek mi bilinmez, ama Türkiye’nin durumu dünya üniversitelerinin iletişim ve siyaset bilimi bölümlerinde ders olarak okutulacak gibi duruyor.

Murat YETKİN-RADİKAL
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.