Başkanlık sistemi Meclis’ten geçmez

AK Parti’nin ortaya koyduğu başkanlık sistemi modelinde başkana otoriter yetkiler verildiğini belirten Taha Akyol “Özel bilgim yok ancak AK Parti grubunun içinde başkanlık sistemini uygun bulmayan, Türkiye’deki parlamenter geleneğe bağlı insanlar olduğunu tahmin ediyorum. Bu nedende başkanlık sisteminin AK Parti grubunda dahi kabul edilmeyeceğini düşünüyorum”

 

Şenay YILDIZ / [email protected]

-Gazeteci yazar Taha Akyol AKŞAM’a verdiği söyleşinin ikinci bölümünde başkanlık sistemi, yeni anayasa ve duran adam eylemlerine ilişkin görüşlerini anlattı:

- Türkiye’de bu süreçte bir de Başkanlık Sistemi tartışması var. Siz nasıl bakıyorsunuz bu konuya?
AK Parti 2007 seçim bildirisinde parlamenter sistemi savunuyor, hatta cumhurbaşkanının yetkilerinin parlamenter sisteme göre azaltılmasını istiyordu. Çok doğruydu bu. Fakat dün yetkileri azaltılmak istenen cumhurbaşkanına bugün dünyanın hiçbir demokrasisinde görülmemiş yetkiler verilmeye kalkınca insan “Bu da nereden çıktı?” diyor. Başbakan Erdoğan evet otoriterleşme eleştirisini reddediyordu ama ortaya koydukları başkanlık modelinde başkana verilen yetkiler otoriter yetkilerdir.

İNŞALLAH RAFA KALKMIŞTIR

- Seçime çok az bir süre kaldı ve artık başkanlık sistemi rafa kalktı yorumları yapılıyor…
İnşallah başkanlık sistemi de, sistemlerin en kötüsü olan partili cumhurbaşkanı da rafa kalkmıştır. Ben başkanlık sistemini AK Parti grubunun dahi kabul etmeyeceği kanaatindeyim. Bu konuda özel bilgim yok ancak AK Parti grubunun içinde başkanlık sistemini uygun bulmayan, Türkiye’deki parlamenter geleneğe bağlı insanlar olduğunu tahmin ediyorum. Başkanlık sistemini Başbakan Erdoğan kadar kuvvetle savunan kaç AK Partili var? Dikkatinizi çekti mi? Bakanlar Kurulu’ndan, milletvekillerinden, parti yöneticilerinden başkanlık sistemini savunma konusunda 10 isim öne çıkıyor mu, başbakan kadar savunan? Onun için ben anayasa oylaması gizli olduğu için başkanlık sisteminin de partili cumhurbaşkanı sisteminin de Meclis’ten geçmeyeceği kanaatindeyim. İnşallah geçmez de… 

GERGİNLİKLE YENİ ANAYASA

- Yeni anayasa peki?
Bitti. Maalesef üzülerek söylüyorum ama öyle gözüküyor. Yine aynı dersi çıkarıyoruz: Bu kadar gergin toplum anayasa yapamaz. Ben seninle sürekli kavga edeceğim, ondan sonra diyeceğim ki “Hadi yan odada anayasa yapalım” bu mümkün mü?

PARTİDE KAVGA ÇIKMAZ

- Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Gül ve Ertuğrul Günay’ın açıklamaları dikkat çekti. Şamil Tayyar’ın yazdıklarından özellikle Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının rahatsızlık yarattığı anlaşılıyor partide. AK Parti içinde bir kırılma olur mu?
Olmaz. AK Parti içersinde hiçbir kavga beklemiyorum. AK Parti içerisinde muhakkak birtakım farklı görüşler vardır. Hepimiz kolayca tahmin edebiliriz ki başbakanın daha yumuşak davranmasını isteyen bir kesim var. Bunu nereden biliyoruz? Kendileri yumuşak konuşuyorlar da ondan. Fitne değil bu. Abdullah Gül’le Erdoğan’ın, hatta bakanlarla Erdoğan’ın üslubu farklı. Demek ki, birtakım şeyler farklı ama bu bir siyasi çatışma yaratmaz. Çünkü beraber olmaları hepsinin lehine, bölünmek hepsinin aleyhine. Fakat bu Erdoğan’ın her istediğini grubuna yaptıracağı anlamına gelmiyor. Erdoğan ve Gül çatışırsa ikisi de bundan siyaseten zarar görürler, onun için çatışmazlar. Bir de Türkiye’de AK Parti’den kopan kitlelerin kolaylıkla gideceği bir yer yok. ANAP’tan kopan DYP’ye giriyordu. Özal’dan kopup Demirel’e gitmek, Demirel’den kopup Özal’a itmek kolaydı. AK Parti’den kopup CHP’ye gitmek o kadar kolay mı?  

KALAŞNİKOFLARI UNUTTUK, ŞÜKÜR
- Gezi’nin ardından başlayan “duran adam” eylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye havaya kaldırılmış Kalaşnikof sembollerini, posterlerini unuttu çok şükür, ben buna seviniyorum. Sıkılmış yumrukları da unutuyor, daha medeni protesto usulleri gelişiyor. Niye böyle? Eylemciler çoğunlukla kentli orta sınıf da ondan.  Kentli orta sınıf biraz üstüne başına, markasına dikkat eder, hafta sonlarını değerlendirmeye çalışır, internet kullanır, elinde laptopla ya da IPAD’le gezer ve huzur bozucu aşırı şeylerden rahatsız olur.  Kalaşnikof’u çok şükür siyasi simge olarak unuttuk artık yumruk sıkmayı da unutuyoruz diye ben memnunum.

ERDOĞAN DİKTATÖRLEŞMİYOR AMA OTORİTEŞLEŞTİĞİ DOĞRU
- Başbakan Erdoğan’a yönelik otoriterleşme ve diktatörleşme eleştirilerini haklı buluyor musunuz?

Erdoğan’ın bir diktatör gibi görülmesini, diktatöre benzetilmesini haksız ve yanlış buluyorum. Çünkü seçimle gelmiş biridir, hür seçimler devam etmektedir. Muhalefet partileri hürdür. Basında -belli bir itinayla da olsa- eleştiri yapılabiliyor, parlamento açık, muhalefet açık, buna diktatör denemez.Ancak Erdoğan’ın sert üslubu ve müdahaleci tavırlarını otoriterleşme olarak nitelemek mümkün, bunu da eleştiriyorum. Başbakan Erdoğan’ın 2011 seçimlerinden önceki ve sonraki tarzı, üslubu ve yaptıkları bir üniversitede veya bir akademik heyetçe incelensin, bu açıkça görülür. “Bize göre başkanlık” önerisi bile bunun bir göstergesidir. Dolayısıyla Erdoğan’a sen diktatörleşiyorsun demek yanlıştır, iftiradır ama otoriterleşiyor demek doğrudur. -BİTTİ-

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.