AKP'nin Ülkücü Katili Vekil Adayı Alman Ajanı Çıktı!
Haberdar.com yazarı Remzi Meziroğlu, Ülkücü Şehit Mustafa Erol'un katil zanlısı AKP İzmir 2. Bölge 5. Sıra milletvekili adayı Ozan Ceyhun'un gerçek yüzünü gözler önüne seren bir yazı kaleme aldı.Meziroğlu yazısında ortaya koyduğu delillerle Ozan Ceyhun'un Alman İstihbarat teşkilatı BND'nin ajanı olduğu bilgisi yanısıra, azılı İslam ve Başörtüsü düşmanı kimliğini de deşifre etti.

İşte Remzi Meziroğlu'nun o yazısı...


 Türkiye’de 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere iki aydan az bir süre kaldı. Partiler Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) aday listelerini teslim ederek, ülkeyi kimlerle beraber yönetmek istediklerini göstermiş oldular. Aileyi nasıl ki içerisinde yaşayan bireyler temsil ediyorsa; aynı şekilde siyasi partiler de kendilerine gönül veren insanlardan temsil kabiliyeti olan bireyleri milletvekili sıfatıyla seçerek tüzel kişiliklerini devam ettirirler, ülkenin yönetimine aday olurlar. Adaylar genelde/normalde partiye ya da siyasi harekete gönül vermiş isimlerden; ülke yönetiminde faydalı olacak akademisyenlerden; partinin politakalarının uygulama noktasında çalışacak bürokratlarda seçilir. Örneğin Almanya’da Hıristiyan Demokrat Partisi listesinde asla Sosyal Demokrat partili birini göremeyeceğiniz gibi Sosyal Demokrat Parti listesinde de Hıristiyan Demokrat partili birini göremessiniz. Dünyada demokrasisi biraz da olsun oturmuş bir çok ülkede durum bundan farklı değildir. Sağ ve sol diye siyasetin iki yüzüne baktığımızda; sağdan sola soldan sağa geçişlerin çok ender olduğunu görüyoruz. 



Türkiye’de 12 yıldır iktidarda olan İslamcı/Sağ/Muhafazakar tandanslı AKP’nin bünyesine baktığımızda sağın ve siyasal İslam’ın içerisinden bir çok siyasetçiyle beraber çok az da olsa liberal siyasetçiler gördük. Fakat bugüne kadar bütün ömrü solun solunda geçipte; birilerine göre İslamcı birilerine göre ise sağın ortası bir partiye geçen siyasetçiye hiç rastlamadık. Ta ki AKP listesinden İzmir 2. Bölge 5. Sıra adayı Ozan Ceyhun ismini görene kadar. Almanya’da yaşayan Türk kökenli gazeteci olarak Ozan Ceyhun’un AKP ile yakınlaştığını, bazı isimlere (Egemen Bağış, Mevlüt Çavuşoğlu) danışmanlık yaptığını ilk ekranlarda konuşan ve sosyal medyada yazan kişiyim. 





O zamanlar yazdıklarımın asla olamayacağını ifade eden ve hatta ’asla böyle bir şey olamaz’ diyen yüzlerce kişiden biri olan, Milli Görüş eski Genel Sekreteri Mustafa Yeneroğlu’da bugün Ozan Ceyhun ile beraber AKP’de yanyana siyaset yapmaya soyundu. Bakın 2,5 yıl önce yazdığım twite nasıl cevap vermiş Yeneroğlu:



O zamanlar yazdıklarımın asla olamayacağını ifade eden ve hatta ’asla böyle bir şey olamaz’ diyen yüzlerce kişiden biri olan, Milli Görüş eski Genel Sekreteri Mustafa Yeneroğlu’da bugün Ozan Ceyhun ile beraber AKP’de yanyana siyaset yapmaya soyundu. Bakın 2,5 yıl önce yazdığım twite nasıl cevap vermiş Yeneroğlu:



Avrupa ve Almanya’daki Türklerin yapısını bilmeyenler Mustafa Yeneroğlu’nu tanımıyor olabilirler. Mustafa Yeneroğlu hem Erdoğan’ın hem de Davutoğlu’nun üzerinde ittifak ettiği, hukuk eğitimi almış, Milli Görüş hareketi içerisinde yetişmiş ve genel başkan yardımcılığı, genel sekreterlik yapmış önemli bir isimdir. Dava adamlığından ve mücadelesindeki samimiyetinden şüphe etmeyeceğim biri olan Yeneroğlu ile 2,5 yıl önceki yazışmalarımız:







Milli Görüş çizgisinin yayın organı olarak bilinen Milli Gazete Ozan Ceyhun’un milletvekili adaylığını ’Milli Görüş’ü terörle birlikte anacak kadar densizleşen, yetmezmiş gibi bir de Avrupa’ya ihbar eden birisi, AKP’den aday gösterildi. Tek bir soru var akıllarda: Müslümanları fişleyip ihbar eden birine bu iltifat niye?’ sözleriyle eleştirdi. 



Türkiye’den sol örgüt mensubu olarak cinayet suçundan aranırken Avrupa’ya iltica eden, yıllarca Türkiye’ye giriş yasağı bulunan, Almanya’da Yeşiller partisinde siyasete başlayıp Sosyal Demokrat partisinden Avrupa Parlamentosu vekilliği yapan, yıllarca Türkiye karşıtı söylemleriyle Almanya siyasetinde kendine yer bulan,Almanya’da Türk kökenli inanç kurumlarıyla yıllarca mücadele eden, Almanya’da başörtüsü yasağını destekleyen, Almanya’da Milli Görüş hareketini terör örgütünden daha tehlikeli diyerek Anayasası Koruma teşkilatı tarafından izlemeye alınmasında önemli rol oynayan, AKP’ye iki döneme yakın çok sert muhalefet eden Avrupalı Türk siyasetçilerden biri olan, bir dönem Mustafa Sarıgül’e de danışmanlık yapan,Almanya’da yaşayan Türkleri fişleyen/kamplaştıran çalışmalara öncülük eden (2013 yılında Ozan Ceyhun’un katkılarıyla İslam karşıtı önyargılı kişilere hazırlatılan “Allah adına politika-Avrupa için bir problem” adlı rapor Alman parlamentosuyla birlikte Anayasayı Koruma Teşkilatı’na da sunulmuştu) ve hepsinden önemlisi Almanya’da İç istihbarat kurumunda bir zamanlar görevli olduğunu kendi itiraf eden eski sosyalist yeni AKP’li milletvekili adayı Ozan Ceyhun’dan söz ediyorum.



Bir gazeteci olarak insanların değişebileceklerini ve geçmişleriyle yargılanmamaları gerektiğini savunuyorum. Tabiki bu demek değildir ki, geçmişi inkar edelim ya da görmeyelim. Taşıdığı fikirler temelinde kamuoyuna hiçbir zaman „ben geçmişte büyük yanlışlar yaptım, kendi toplulumuma karşı politika yaptım, insanımı fişledim ama şu anda pişman oldum“ diye bir demecini ne okuduk, ne duyduk. Eğer Ozan Ceyhun çıkar bu sözlerle kendini savunur ve başta Almanya’da yaşayan müslümanlar olmak üzere Türk toplumundan özür dilerse bize artık dönüşünde başarılar dileyerek, kendisine eski sosyalist yeni AKP’li milletvekili demek düşer. 



OZAN CEYHUN ALMANYA’DA İÇ İSTİHBARATA ÇALIŞTIĞINI KENDİSİ İTİRAF EDİYOR



Ama her şeyden önemlisi geçmişde kendi sözleriyle istihbarat örgütüne çalıştığını, yani ajanlık yaptığını itiraf etmişse işin rengi değişir. ’Ajanlığı bıraktım, ajanlıktan emekli oldum’ diyemeyeceğine göre aklı selim herkesin Almanya’da iç istihbarata çalıştığını kendi itiraf eden bir kişiyi AKP’nin nasıl aday gösterdiğini kendine sorması gerekiyor. Sosyal medyada ilk defa benim paylaştığım ve daha sonra Odatv’nin de haber yaptığı belgeye göre Ozan Ceyhun; bir dönem kendisinin Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı (Almanya’da iç istihbarat görevi yapan kurum) bünyesinde görevli olduğunu açık açık ifade ediyor. Ozan Ceyhun; Hessen Eyaleti adına 2002 yılında SPD'den Avrupa Parlamentosu milletvekilliği yaptığı sırada, Konrad Adenauer Vakfı için hazırladığı "Avrupa'da İslamiyet- Bir zenginlik veya tehlike mi?" başlıklı sunumda kendisi farkında olmadan Almanya’da iç istibarat kurumunda bir zamanlar görevli olduğunu itiraf ediyor.



Ozan Ceyhun Konrad Adenauer Vakfı tarafından düzenlenen programda yaptığı (aşağıda Almanca orjinalini okuyabilirsiniz) sunumda:

"Yanımda Hessen Eyaleti'nin, Eyalet Kriminal Dairesi'nin bir broşürünü getirdim. Hessen Polis Teşkilatı'nın resmi hizmette kullandığı broşürlerden biri bu. Ayrıca Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (Verfassungschutz) raporunu da getirdim, ki ben de bunun bir mensubuyum..."

ifadelerini kullanıyor. 

Solun solundan sağın sağına bir dönüşün anatomisini yazmaya çalıştım. Bugün gerek Türkiye’de gerekse Almanya’da Siyasal İslam’ın temsilcisi olması noktasında şüpheye düşülmeyen AKP saflarında; hayatı sol ideoloji içerisinde  geçmiş Ozan Ceyhun’un siyasi serüvenini özetlemeye çalıştım. Almanya’da meslek hayatını sürdüren bir gazeteci olarak Ozan Ceyhun konusunda yazacağım o kadar bilgi ve belge kaynaklı analiz var ki; ama Türkiye’de yapılan zulüm hukuksuzluğun yanında çok dikkate almaya gerek yok.

 

Ozan Ceyhun’un 2005 ve 2006 yıllarında yaptığı konuşma ve yazılarından bir demetle, devamı gelmek üzere yazımı noktalıyorum...

 

„AKP Türkiye’si göz göre, göre laik sisteme ters bir gelişme içinde.“

 

„AKP’nin iktidarı tedirginlik veriyor.“

 

„Milli Görüş toplum için büyük tehlikedir“

 

„Türban bir insan hakları safsatasıdır“

 

AKP’nin iktidarı için: „AB Türkiye’de köktendinci bir partisinin iktidara gelmesinden kaygı duyuyor.“

 

Abdullah Gül hakkında: „3,5 ay önce Türkiye’nin karışmasına neden olan isim yine Cumhurbaşkanı adayı. Bakalım Türkiye bu sefer ne tür tatsızlıklar yaşayacak.“

 

„Dışarıdan gözlemleyen bir birey olarak AKP’nin iktidara geldiği ilk günden bugüne Türkiye sokaklarında karaçarşaflıların artmasını kaygı verici buluyorum.“

 

„İsrail’de Hamas ile görüşen AKP, Türk dış politikasını tehlikeye atıyor.“

 

„Türkiye’de “türbanlı” sayısının artmasını endişeyle izliyorum. „

 

Daha fazlasını merak edenlere Haziran 2006 yılında Ozan Ceyhun tarafından kaleme alınan yazının linki:

 

http://acikgazete.net/yazarlar/ozan-ceyhun/2006/11/06/almanya-dan-turbanli-tuyap.htm?aid=1513


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bülent 2 yıl önce

Merhaba, başlık yanlış olmuş. Adana'da şehit olmadı Mustafa Erol. İstanbul'da şehit oldu. Adana Yurdunda kalıyordu... Düzeltebilirseniz iyi olur...

Avatar
yasin yürek 1 ay önce

Degerli kardesim bülent bey dogru soyler ogun bende o yurtta kaliyordum karli bir kiş şafaginda bu elim olayi yaşadık her sabah sabah ezani okundugunda namaza kalkardik o sabah ezan okunurken tatli tatli dinlerken bir an duygusallik ve üşenme tembellik çöktü ezan bitimi yaklaşık 10 dakika yurdun her kosesinden capraz ateş 7 8 dakika sonra o lanet