AK eşcinseller ramazan muhabbettinde
 AK LGBT, 2014 yılının Mart ayında kurulmuş bir oluşum. Kendilerini muhafazakar LGBT’liler olarak tanımlıyorlar. Hepsi AKP’ye oy verdikleri için kendilerine AK LGBT ismini seçmişler. AK LGBT’lilere göre eşcinsellik hastalık değil. Yine AK LGBT yöneticilerinin anlattıklarına göre Lût Kavmi dönemindeki eşcinsellik ile günümüzdeki eşcinsellik birbirinden çok farklı.



O nedenle hem Müslüman hem de eşcinsel olabileceklerini öne sürüyorlar. AK LGBT bireyleri ile Eyüp Sultan’da iftar yaptık ve LGBT bireylerinin Ramazan’ını konuştuk.



400 KİŞİYİZ VE AKP’Lİ OLMAYANI ALMIYORUZ


Bize AK LGBT’yi anlatabilir misiniz?


NURULLAH: AK LGBT, 2014 Mart ayında yerel seçimlerin ardından kuruldu. Yerel seçimlerin zaferini kutlamak amaçlı olarak kurulmuştu. Bir kişi, iki kişi derken bin kişiye kadar ulaştık. Sonra grubu farklı nedenlerden dolayı kapattık. Yeni grubumuz 300-400 kişi arasında. Eskiden herkese açıktı grup ama şuanda herkesi almıyoruz. Yani AK Partili olmayıp başka siyasi partilere mensup kişilere de açıktı. Biz kendimizi muhafazakar LGBT bireyleri olarak tanımlıyoruz.



AKP ile temaslarınız oldu mu?


Resmi olarak olmadı. İl Başkanlığı’yla görüşme talebimiz oldu ancak daha dönüş yapmadılar bize. Ama ilçe başkanlıklarıyla görüşüyoruz.



Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim kampanyasında eşcinselliği onaylamayan söylemlerde bulundu. Buna rağmen oy verdiniz. Neden?


ALİM: Eşcinselliği onaylamayan değil eşcinsel vekilleri ya da adaylarını onaylamadı. Eşcinsellik ile ilgili herhangi bir söylemde bulunmadı.



VEDAT: Hükümetin bu konuda zıt olmasının altında bence Gezi olayları var. Gezi olaylarında LGBT dernekleri bu kaos ortamını yaratmak için çok ön planda idiler. Yardım ettiler. Fotoğraflarda görüyoruz. Bir çok tanıdığımız elinde taş, molotof olan LGBT bireyi. Akşama kadar LGBT derneklerinden çıkmıyorlar.



"ERDOĞAN EŞCİNSELLİĞİ BİLMİYOR”

Hükümete eşcinsellik konusundaki politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?


VEDAT: LGBT konusunda aynı düşüncede değiliz. Biraz sert tavırları var. Bunun nereden kaynaklandığını biliyoruz. Gezi olaylarından kaynaklanıyor. LGBT’nin hükümet karşısında negatif bir tutumu var. Marjinallik deyince hükümetin aklına Gezi olayları geliyor. Gezi olayları eşittir LGBT organizasyonu gibi düşündüklerinden bu tarz tavırlar sergiliyorlar.



NURULLAH: Bizim acilen en çok ihtiyacımız olan şey LGBT bireylerinin yaşam ve çalışma hakkıdır. LGBT hakları insan haklarıdır. Bir LGBT bireyi eşcinsel diye yaşam hakkı yoksa, hakkı gasp ediliyorsa bu devletimizin büyük bir eksikliğidir. Yine bir LGBT bireyi eşcinsel diye öldürülüyorsa ve bunun ardından konuşulmuyorsa bu da devletimizin ayıbıdır. Bu yönden hükümetin LGBT konusunda bilgi sahibi olmadığını düşünüyorum.



HEM AKP’LİSİN HEM DE EŞCİNSEL

Size muhafazakar ve AKP’li eşcinseller olduğunuz için LGBT’li gruplar tepki gösteriyor mu?




NURULLAH: Bize göre doğuştan gelen kısmı da var. Sapkınlık olan kısmı da var. Yani eşcinsel olmayıp sırf cinsel ilişkiye girmek için eşcinsel bireylerle birlikte olanlar da var. Bu sapkınlıktır bize göre. Biz Onur Yürüyüşü düzenleyeceğiz. O yürüyüşten rahatsız olacak insanlar olacaktır.



Gerek kıyafetler, gerek makyajlar gerekse sloganlardan rahatsız olacaklardır. Üstelik Ramazan’a denk gelecek. Ben olsam Ramazan’dan sonra yapardım. Çünkü toplum homofobik bir toplum. Bu tarz şeyler homofobiyi artırıyor maalesef.



Bize “Aaa, sen hem AK Partilisin, hem eşcinselsin hem de Müslüman” diye bakıyorlar. Eşcinsellik böyle birşey olur mu? 


Ateist insan eşcinsel oluyor, CHP’li insan eşcinsel oluyor komik olmuyor. Ama ben eşcinselim, Müslümanım ve AK Parti’ye oy veriyorum. Bu komik bir durum oluyor. Eşcinsellik dinsiz olmak demek değildir.



ALİM: Günümüzdeki eşcinseller gerçekten eşcinselliği çok yanlış okuyor. Eşcinsel olmayı kadın gibi gezmek ve kadın gibi giyinmek olarak algılıyorlar. Bence bundan vazgeçmeleri gerekiyor. Şimdi on beş yaşındaki eşcinsellere bakıyorum.



O kadar rahat ve freee takılıyorlar ki; mini şortlar, garip makyajlarla geliyorlar. Bence bundan vazgeçmeleri gerekiyor. Toplumun bakış açısını bu yanıltıyor. Çünkü biz de topluma eşcinsel olduğumuzu söylediğimizde, “hadi oradan” diyorlar. İnanmıyorlar. Çünkü yanımızda başka bir resim var ve o resmi okuyorlar. Eşcinsel sen olamazsın, eşcinsel o kadın gibi giyinendir gözüyle bakıyorlar. Bu algının değişmesini isterim. Toplumun gözüne batmamak lazım.



VEDAT: Günümüzde eşcinseller arasında eşcinsel olmak, ateist, deist, Allah’a inanmamak, Allah’a ve Peygambere küfür etmek gibi algılanıyor. Oysa gerçekte bu değil. Örnek bizleriz. Dünyadaki bütün onur yürüyüşlerini takip ediyoruz. Yüz kişiden bir tanesi ancak farklı şekilde giyinmiş. Dünyanın birçok yerindeki eşcinseller yürüyüş yaparken normal yürüyor. Ruj sürmüyorlar, topuklu giymemiş, mini etek giymemiş olarak yürüyorlar. Bu sadece Türkiye’de var.



BİZDEKİ LUT KAVMİ’NİN EŞCİNSELLİĞİ DEĞİL

Ramazan ayındayız… Ramazanı LGBT bireyleri nasıl yaşıyor?

NURULLAH:
 Her Müslüman nasıl Ramazanı yaşıyorsa biz de o şekilde yaşıyoruz. Yani LGBT’li olmamız Ramazan’ı farklı yaşıyor olmamızı gerektirmiyor. Eşcinsel olmayıp onursuzca yaşayan insan da var. Eşcinsel olupta onuruyla yaşayan insanlar da var. Bir araya gelip iftar yapıyoruz. Dün beraber sahur yaptık. Oruç tutuyoruz. İbadetlerimizi elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz.



ZİHNİ: Teravih ve oruç huzur veriyor.



Razaman’da sizler nereleri ziyaret ediyorsunuz?


NURULLAH: Manevi olan her yerde olmaya çalışıyoruz. Kutsal mekanlara gitmekten çok yaşamanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Mekke ya da Medine’ye gidemeyebilirsin ama içinde maneviyatını yaşarsın. O aşk ve coşkuyu yaşarsın. Birçok insan bir çok yere gidemiyor. Kars’taki insan şuan bulunduğumuz Eyüp Sultan’a gelemiyor. Biz Hz. Yuşa ve Eyüp Sultan’a geliyoruz. O maneviyatı içinde hissetmiyor bir bakıma.



Size göre dinler ve İslamiyet eşcinselliğe nasıl bakıyor?


NURULLAH: Hiçbir din eşcinsellliği kabul etmiyor. Ne hristiyanlık ne musevilik ne de İslamiyet eşcinselliği kabul etmiyor. Ama İslam kısmi olarak kabul ediyor. Lût kavmine gidiş yaparsak, oradaki eşcinsellik ile şuan ki eşcinsellik arasında dağlar kadar fark var. O zaman hayvanlara tecavüz vardı. Babalar çocuklarına, çocuklar kardeşleriyle birlikte oluyorlardı. Ensest ilişkiler vardı. Sapkın bir kavim idi, Allah’a şirk koştu ve lanetlendi. Günümüzde bunun kısmi olarak şeyleri var ama tam anlamıyla bu zamanda eşcinsellik ile o zamandaki eşcinsellik aynı değil.



1 MİLYON EŞCİNSEL VAR YÜZDE 40’I MUHAFAZAKAR

Muhafazakar LGBT’li grupları diğerinden ayıran neler var?




ALİM: Daha bağlıyız birbirimize. Daha çok birbirimize yardımcı olmaya çalışıyoruz. Mesela iki üç gün evvel bir sosyal ağ programında bir arkadaşımızın iş aradığını okudum ve kendisine iş için yardımcı oldum. Bu şekilde yardımlarımız oluyor. Sadece kendi içimizdeki muhafazakar eşcinsellere değil diğerlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Üstelik o HDP’li bir eşcinsel idi. 



Siyasi görüşü, dini, dili, ırkı bir engel değil yardım etmemiz için. Elimizden geldiğince hem muhafazakar eşcinsellere hem de muhafazkar olmayan LGBT bireylerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Karşımızdaki insanlar ise bunun tersini düşünüyor. “Aaa, bunlar AK Partili, bunlar öcü” diyor.



AK Partili LGBT bireyleri olduğumuz için diğer LGBT kurumlarından bize karşı herhangi bir adım yok. Ben kendi yaşadığım çevreye göre öyle ahım şahım bir baskı görmüyorum. Üstelik İsmailağa’da oturuyorum. Bir çok geyin yaşamayacağı bir ortamda yaşıyorum. Hasbelkader kendimizi de belli ediyoruz. Bizi bilen hocalar ve cami imamları da var. 



İsmailağa’dan bilen hocalar da var. Onlar da “Kardeş sen kendin bir bireysin ve kendi günahını çekeceksin. Ben de kendi günahımla yargılanacağım. Ben seni nasıl eleştirebilirim. Benim ölümüm bile belli değil. Belki Müslüman bile ölmeyeceğim. Belki sen tövbe edip bize de vesile olacaksın” diyor.



NURULLAH: Tahmini bir milyon civarı eşcinsel var ve bunun yüzde kırkının muhafazkar eşcinsel olduğunu düşünüyorum. Tabi ki net rakamları bilmiyoruz.



VEDAT: Tanıdığım imam ve medrese öğrencileri var. Bunları aynı zamanda LGBT bireyi olarak tanıyoruz.



LGBT BAYRAĞIYLA CAMİYE GİRDİK

Namaz kılıyor musunuz?

ALİM: 
Zihni ve Vedat düzenli kılıyor. Diğerlerimiz de bazen kılıyoruz.



Sizin muhafazakarlığınızın altında neler var?


NURULLAH: Dine ve geleneklerine bağlı, aile terbiyesi dediğimiz durumları savunduğumuz için muhafazakar olduğumuzu söylüyoruz.



Camilere translar ve LGBT bireyleri gittiğinde nasıl bir tepki alıyorlar?


ALİM: Translar örtünüp bayanlar bölümüne gittiğinde pek tepki almazlar. Camiye girişin bir şekli şemali var. Kapanıp girdiğinde pek bir tepki almıyorlar.



VEDAT: Bütün ibadet yerlerine gidiyoruz. Şuana kadar bir tepki alamdık. Biz camiye LGBT bayraklarıyla bile girdik. Yürüyüş yapmıştık ve sonrasında namaz için camiye gittik. Elimizde LGBT bayrakları vardı. Kimse bir tepki göstermedi.



“SÖZLÜ HAKARETE UĞRUYORUZ”

Toplumda size karşı saldırı oluyor mu?

NURULLAH: 
Bize fiziki olarak saldırı olmadı. Ancak pek çok kez sözlü hakaret ve taciz oldu.



VEDAT: Baskın davranmasaydık, tepkiye tepki vermeseydik bize karşı fiziki saldırı da yapılırdı.



Sizin aileleriniz eşcinsel olduğunuzu biliyor mu? Muhafazakar ailelerden geliyorsunuz. Bunların tepkileri size nasıl?


NURULLAH: Benim ailem biliyor. Bazı arkdaşlarınki bilmiyor ama zaten bilmeleri gerekmiyor. Kendi hayatı sonuçta. İsteyen söyler istemeyen söylemez.



ZİHNİ: Ailem bilmiyor ama arkadaşlarım biliyor. Ailem bilse de aşırı bir tepki vereceklerini sanmıyorum. Çünkü dışarıda nasılsam ailede de öyleyim.



VEDAT: Bir çok kişinin ailesi biliyor ama bildiğini yansıtmıyor.



Sizin sevgilileriniz var mı?

ALİM:
 Aramızdaki iki arkadaş yani Ömer ve Zihni sevgili ama diğerlerimizin sevgilisi yok.



Bu seneki Onur Yürüyüşü Ramazan’a denk geldi diye LGBT dernekleri ikiye ayrıldı. Siz nasıl bir tutum aldınız?


NURULLAH: Pride Yürüyüşü’nün Ramazan’a denk gelmesi tartışma konusu oldu. Organizasyonu biz yapıyoruz. Biz derneklerle bir irtibat haline girmedik. Girsek bile görüş ayrılıkları yaşıyoruz. Derneklerin alt yapılarında daha çok deist, ateist gibi farklı dini ve siyasi görüşte olan insanlar oldukları içi görüş ayrılığı yaşıyoruz. Bir yandan da homofobiyle savaşıyoruz. Bu tarz şeyler toplumun homofobikliğinde artmaya yol açıyor. Bu dernekler hem ‘homofobi olmasın Türkiye’de’ diyor, hem de biz AK Partiliyiz diye homofobik davranıyorlar.



Homofobiklikten kaynaklanan pek çok cinayet işlendi. Nefret Cinayetleri’ne giden arkadaşlarınızı sizler nasıl anıyorsunuz?


ALİM: Biz kendimiz Kur’an-ı Kerim ve Mevlit okuyoruz.



NURULLAH: Özgecan olayı için biz sokaklara çıkıp bağırmadık ve mini etek giymedik. Ama elimizden geldiği kadar Fatiha ve Yasin okuduk.


ZİHNİ:
 Ben her akşam namazdan sonra Kur’an okuyorum. Babam yakın bir zamanda vefat etti. Her akşam düzenli bir şeklide bunu yaparım. 



Kaynak: Nokta dergisi
Anahtar Kelimeler:
Ak PartiLgbtAk Eşcinseller
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.