Adalet gelene kadar yürüyeceğim!

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk ekranlarında Şirin Payzın’ın sunduğu Neler Oluyor programına konuk olarak İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması ve Türkiye’deki adaletsizlikler üzerine açıklamalarda bulunuyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, yarın Ankara’dan Enis Berberoğlu’nun tutuklu bulunduğu Maltepe Cezaevi’ne bir yürüyüş yapacağını belirterek, “Devletin çivisi çıkmış. Yapacağımız şey nedir? Halkı uyarmaktır. Haksızlık üzerine gitmektir. Direnmektir. Direnmek nedir? İlla cam çerçeve indirmek değil. Ben tüm örgütlerimize söyledim. Provoke edebilirler. Hiçbir provokasyona gelmeyin, devlet güçleriyle çatışmaya girmeyin. Direnmenin yolu yürümektir. Ben yarın yürüyeceğim. Elimde bir pankart olacak. Üzerinde yalnızca “Adalet” yazacak. Adalet nedir biliyor musunuz? Tüm inançların ortak değeri. Ben yürüyeceğim. Arkamdan ama 1 kişi gelir, ama 5 kişi gelir ama 10 bin kişi gelir. Ben bu ülkede adalet gelene kadar yürüyeceğim. Bıçak kemiğe dayandı. Hangi hakim daha ağır ceza verirse o kadar FETÖ’cü olmaktan kurtulacağını düşünüyor” dedi. 

DOKUNULMAZLIK KONUSUNDA AYNI YERDEYİZ
Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’na verilen hapis cezasıyla birlikte yeniden gündeme gelen TBMM’de dokunulmazlıkların kaldırılmasına verdikleri desteğe yönelik eleştiriler hakkında da konuştu. CHP Lideri, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda aynı noktada durduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Milletvekillikleri düşer, savcı çağırır yargılamayı yapar. Dokunulmazlıklar sonsuza kadarmış gibi bir algı yaratmak doğru değil. Aynı yerde duruyoruz. Dokunulmazlıkların kürsü dokunulmazlığıyla sınırlı kalması gerektiğini düşünüyoruz. Milletvekili fikirlerini söylediği için hapse girmemeli. Ama kimsenin dokunulmazlığım var deyip eline silah alarak ortada gezmesini kabul edemeyiz. Bugün hapiste olanların büyük bir çoğunluğu fikirlerini söylediği için hapiste. Yargı olsa kimse hapiste olmaz” ifadelerini kullandı.

SOKAĞIN 15 TEMMUZU, SARAYIN 15 TEMMUZU
Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz Darbe Girişimi hakkında da daha önce dile getirmediği bir ayrım yaparak “Sokağın 15 Temmuzu, Sarayın 15 Temmuzu” diye bir tarif yaptı. “Öngörülebilen, engellenmeyen ve sonuçlarından faydalanılan darbe”nin kontrollü darbe olduğu yönünde bir tarif yapan CHP Genel Başkanı, “Bu darbe öngörülebilen bir darbe miydi? Bu darbe engellenmeyen bir darbe miydi? Evet. Sokağın 15 Temmuzu var, Saray’ın 15 Temmuzu var. Sokağın 15 Temmuzu nedir? 249 şehittir. Bizim Sokağın 15 Temmuzu’na diyecek sözümüz yok. Şimdi geliyorum Saray’ın 15 Temmuzu’na. Şimdi bu darbe girişimi oldu mu? Oldu. Hepimiz karşı çıkmalı mıyız? Elbette karşı çıkmalyız. Peki, soru: Darbe komisyonu neden darbenin üzerini kapatmaya çalışıyor? Darbeye herkes karşı. Darbenin bütün ayrıntılarını parlamento çıkarsın ortaya. Peki ben ne diyeceğim bu darbeye? Ben kontrollü darbe dedim. Bana diyeceksiniz ki doğru değil. O zaman bana bir isim söyleyin. 249 şehidin kanı yerde kalacak mı? Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı çağırıldığı halde neden komisyona ifade vermez? Hükümet istemiyor. Peki bana söyler misiniz bana ben buna kontrollü darbe demeyeceğim de ne diyeceğim? Bilinen, engellenmeyen ve sonuçlarından faydalanılan darbe, kontrollü darbedir” şeklinde konuştu.

HÜKÜMET DARBEYİ GİZLİYOR
Kemal Kılıçdaroğlu, MİT’in raporuna referans vererek AKP’nin darbeyi gizlediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Şu anda MİT’in FETÖ’cü olarak bildirdiği bir kısmı şu anda TSK’da görevde. Nereden bakarsanız bir tutarsızlık var. Gazetecinin bildiğini MİT bilmeyecek, bu mümkün mü? Asla bu darbeye tiyatro demedik. 249 kişinin öldüğü yerde tiyatro olabilir mi? O yüzden dedik sokağın 15 Temmuzu ayrı, Saray’ın 15 Temmuzu ayrı dedik. Ben kimin hakkını savunuyorum? 249 şehidin hakkını savunuyorum. İktidar ise 249 şehidi siyaseten kullanıyor. Biz bir adım daha attık dedik ki bu davalar canlı yayınlansın, millet kimin darbeci olduğunu görsün. Ama mağdur olduğunu söyleyenler darbenin ortaya çıkmasını istemiyor. MİT rapor veriyor 215 bin kişi Bylock kullanmış diye. Bunların içinde bir tane mi siyasetçi yok? Baklavacısı var, börekçisi var, sanayicisi var ama siyasetçisi yok. Kim diyor yok? Darbecilerin bir özelliği vardır. Yargılanmamak için yasal zırh hazırlar. Bugün de aynısı yapılıyor” dedi.

KAPI KAPI GEZECEĞİZ
Kemal Kılıçdaroğlu, muhalefet yapma konusunda pasif kaldıkları ve yetersiz davrandıkları konusundaki eleştiriler hakkında da açıklama yaptı. Her türlü eleştiriye saygı duyduklarını belirten Kılıçdaroğlu, kapı kapı gezerek tek adam rejimini değiştireceklerini ifade etti. CHP Genel Başkanı bu konudaki görüşlerini, “Daha sert, daha koyu bir muhalefet yapmamızı talep edenler olabilir. Bunu anlayışla karşılarız. Bu ülkenin çıkarları sert eleştiriyi gerektiriyorsa onu da yaparız. Anayasa tartışmaları sürecinde bunu yaptık. Tek adam rejimi adaleti, ahlakı yok eder. Yaşadığımız bu düzeni değiştirmeliyiz. Kapı kapı gezip anlatacağız. YSK’daki çete olmasaydı bu rejim geçmeyecekti. Demek ki halkın önemli bir iradesi var. Hayır paydası var. Demokrasi soluduğumuz hava gibidir. Görmezsiniz ama hava kirlendiği zaman anlarsınız. Toplumun her kesimine gidip doğruları anlatacağız, tartışacağız, bu düzeni değiştireceğiz. Ben bu toplumun adalete olan inancına güveniyorum” sözleriyle dile getirdi.

2019 seçimlerinde başkan adayı olup olmayacağı sorusuna da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Hayır onları unutun. Aday maday filan yok. Biz bu ülkede adaleti, hakkı hukuku savunanlar elbette 2019’da demokratik parlamenter sisteme, daha demokratik bir sisteme geçmek için gerekeni yapacağız” dedi.

DEMİRTAŞ ZİYARET
Şirin Payzın, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın siyasilerin kendisini ziyaret etmemesi şikayetini hatırlatarak Kemal Kılıçdaroğlu’na Selahattin Demirtaş’ı ziyaret edip etmeyeceğini sordu. Kılıçdaroğlu bu soruyu şu şekilde yanıtladı: “Ortam olursa neden olmasın. Kendisi halkın oyuyla seçilmiş, bir dönem de sempati yaratmış önemli bir siyasetçi. Kendisinin terörle arasına mesafe koyan önemli açıklamaları da var. Bir milletvekilinin hapiste olması yanlış.”

12 MART VE 12 EYLÜL’LE OHAL KIYASI
Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’nin ilan ettiği OHAL ile 12 Mart ve 12 Eylül Darbesi dönemlerini kıyasladı. Kılıçdaroğlu, “20 Temmuz Darbesi’nden sonra hedef muhalefet değil, Türkiye’deki demokrasidir. Darbe döneminde ne olur? 12 Mart’ı yaşadım, 12 Eylül’ü yaşadım, şimdi 20 Temmuz’u yaşıyorum. O dönem ne varsa, şimdi de aynısı var. O dönem kendi anayasasını yarattı, şimdi de yeni anayasa var. O dönem 5 kişi vardı, bu dönem 1 kişi var. Arada bir fark kalmadı. Tersine bu dönem, o dönemi aratır hale geldi” dedi.

UYUM YASALARI ÇALIŞMALARINA KATILACAK MISINIZ?
CHP Lideri son olarak, hileli referandum sonucu çıkarılacak uyum yasaları için Meclis çalışmalarına katılıp katılmayacakları sorusunu yanıtladı. Kılıçdaroğlu, “Gelecek kuşaklar, CHP’nin bu değişikliklere neden itiraz ettiğini görme hakkına sahiptir. O çalışmalara katılacağız fakat neden bu yasaların gayrımeşru olduğunu anlatacağız” ifadelerini kullandı.


Kemal Kılıçdaroğlu: Adalet gelene kadar... paylaşan: abcgazetesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.