Ahmet Ercan'dan deprem kehaneti

Meksika'da yaşanan depremi değerlendiren Prof. Dr.  Övgün Ahmet Ercan, depremin yer kabuğunun tamamında bir gerilmeye sebep olduğunu ve bunun da dünyanın herhangi bir yerinde 10 gün içerisinde büyük bir depremin işareti olduğunu söyledi.

Ahmet Ercan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu depremden çıkan enerji 1000 tane atom bombasına eşit bir enerji. Bu büyüklükteki depremler dünyada yılda 2 - 3 tane olur. Depremin süresi denildiği gibi yaklaşık 1 dakika. Derinliği de 33 kilometre. Depremin nerede olduğu çok önemli. Pasifik okyanusunda bulunduğu kesim çeşitlik 'kaysak' dediğimiz anakara parçalarından oluşuyor. Bu anakara parçalarından bir tanesi Albotros, yaykını bile Guatemala çukurunun bulunduğu köşede oluşuyor deprem. Burada iki tane ana kırık kesişiyor. Bu kırıklardan bir tanesi doğu batı doğrultusunda uzanan  Küba üzerinden gelen kırık, diğeri de  Kuzey Amerika'yı boydan boya kateden ünlü kırık.

Tam da bu kavşak noktasında oluyor deprem. Deprem üretkenliği yüksek bir bölge. Bu bölge nereden bakarsanız Guetamala'ya daha yakın ve  Meksika'nın kırsalında yer alıyor ve dağlık kesime yakın...

En çok nüfusu olan  Mexico City'e uzaklığı bin kilometreden fazla. Depremin yıkım gücü yaklaşık 11 ile 12 arasında oluşmuş durumda. Yakınında büyük bir şehir olmaması ve  Mexico City gibi kötü yapılaşmanın olduğu bir yerleşime yakın olmadığı için etkisi daha az olmuştur.
Depremlerin yüzde 20 yıkımı yerin kötü davranışından olur.  Meksika'nın merkezinde olan Mexico depremi çok yıkıcı olmuştu. Bunun ana sebebi Mexico şehrinin jöle gibi bir çökel çukurunun üzerinde bulunmasıydı. Şimdiki uzaklık bu etkiyi azalttı.

Meksika büyük depremler geçiren bir ülke. 1985'te böyle bir büyük deprem gerçekleşmişti.

Ondan sonra çıkartılan tıpkı  Türkiye'de olduğu gibi deprem yasalarıyla yapı niteliğinde büyük bir artış gözlemlendi. Tabi kırsal kesimde denetleme olanağınız yok aynı  Türkiye'deki gibi. Geleneksel ve yoksul insanların oturduğu evler tehlikeye çok açık.

Bodrum'da yıkılan 60 evin harcı sadece çamurdan oluşuyordu. Anadoludaki evlerin yüzde 80'i böyledir. O yüzden Anadolu'daki depremler daha küçük olsa da yıkılmarı daha fazla oluyor.

Her şey bilgi yatırım, para ve teknolojinin uygulanmasıyla paralel olarak gidiyor. Depremin derinde gerçekleşmesi de olumlu bir etken.  Türkiye'de genellikle 5-10 kilometre odak derinliğinde gerçekleşir. Odak derinlik ne kadar fazla ise etkisi o kadar azalır.
Yüksek yapılar depremden etkilenir diye bir durum sözkonusu değildir.

Yapının yıkılmasına engel olan yerle yapının rezonansa gelmesidir.  Türkiye 99 depreminde bunu kanıtladı. Yapı Kredi plaza, İş Baknası Kuleleri gibi çok katlı kuleler zarar görmedi. Deprem yasasına uygun olarak yapılmıştı. Adını andığım yapılarIN 9 büyüklüğünde bir deprem olsa bile yıkılıcağını düşünmüyorum.

Anakaya üzerindeki çok katlı yapılar jöle gibi sulu toprak üzerindeki az katlı yapılar depremde rezonansa gelmedikleri için depremi en az yıkımla atlatırlar. Bu bir mühendislik sorunudur.

ÖNÜMÜZDEKİ 10-15 GÜN ÇOK TEHLİKELİ

Meksika depreminden çıkan enerji olağanüstü büyük. Yerin çekirdeğine kadar yer salınmaktadır. Bu sarsıntılar 3 türlü hareket yapıyor. Şu anda yer kabuğunun tamamı gergin. Yer yuvarının üzerinde çeşitli kırıklar var. Enerji biriken yerler varsa buralar bir depremle gerginliğini boşaltabilir. Bu dünyanın herhangi bir yerde olabilir. Yani buna  Türkiye de dahil olmak üzere Dünyanın herhangi bir yerinde 10 gün içerisinde orta ya da büyük depremler olmasına şaşırmayacağız."

Anahtar Kelimeler:
AhmetErcanDepremOlabilir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.