Bir çığ koptu geliyor.
Her gün daha da büyüyor.
İllerden gelen imzalar artık toplu halde teslim ediliyor. 
İş, parti içi bir süreç olmaktan çıktı. Toplumsal bir mutabakat Milliyetçi Hareket’in iktidar olabilmesi için ayağa kalkmış durumda.
AKP’ye karşı dişli bir muhalefet oluşabilmesi için Türk siyasi hayatında büyük bir boşluğu dolduracak bu dirilişi toplum dayatıyor.
Günü, gündemi ve kamuoyunu okumaktan nasipsiz bir avuç sentetik aristokrat hala idare-i maslahatçı bir zihniyetle bu iktidar hamlesini engelleyebileceğini sanıyor. 
Anlamıyorlar. 7 Haziran’dan sonraki süreci anlamadıkları gibi. 
Bilindik savunma taktikleriyle süreci yavaşlatabileceklerini, engelleyebileceklerini, durdurabileceklerini zannediyorlar.
Oysa yaşananlar daha önceki hiçbir sürece benzemiyor.
Çünkü bu dönemin dinamikler parti içinden ziyade kamuoyu kaynaklı. 
Bu yapı ya değişecek ya değişecek mesajı çok net. Bu zihniyet değişmeden MHP’ye bir daha oy vermem diyenler, dolaylı bir muhalif cephe oluşturuyor. Bu görüş aynı zamanda değiştirin vereyim mantığını da beraberinde getiriyor.
Diğer yanda alternatif bir güç göremedikleri için AKP’ye oy veren milyonlar, MHP’yi bir umut olarak bekliyor. Yönetim anlayışının değişerek iktidara talip bir MHP’nin oluşumunu bekleyen merkez sağ seçmen toplumsal baskıyı tetikliyor.
Sokakta olan, tabloyu gören ve MHP’ye oy veren Ülkücüler ve parti teşkilatları ise istekli.
Yıllar sonra oluşan bu büyük destek heyecan yaratıyor.
Olağanüstü kongre talebi her ne kadar delege odaklı bir mesele olarak görülse de durum artık çok ötesine taşınmış halde.
Delegeyi kimin, nasıl, ne için yazdığının önemi yok.
Delege de bu toplumda yaşıyor. Evde hanımı, kardeşi, annesi, babası bastırıyor.
Delegasyon, toplumsal baskının yanında, genel merkezin kendisine güvenmediğinin de farkında. Olağanüstü kongreye ayak direyen genel merkezin delegasyonu değiştireceğinden ve mevcut delegelerin en az yüzde seksenini sileceğinden de emin.
Muhalefet ise gelecek vaat ediyor. 
İllerin zoraki yaptıkları genel merkeze destek açıklamaları da hiçbir şey ifade etmiyor.
Açıklama yapan il başkanları da, ilçe başkanları da gerçeklerin farkında. Delegeleri tutamıyorlar, tutamazlar. Delege de demokrasi istiyor. Hangi il başkanı genel merkeze destek açıklaması yapsa o ilin delegeleri hür bireyler olarak tepki gösteriyor.
İmza vermeyecek insanlar bile gelip imza veriyor.
Ankara’ya destek vermek amacıyla giden gruplar muhalifler aleyhine kullanılan dilden o denli rahatsız oluyor ki, ertesinde gelip muhalif kanada imzalarını teslim ediyor.
Normal, sıradan bir süreç olsaydı imzaların hala teslim edilmemesi büyük sıkıntılara vesile olabilirdi.
Fakat bu süreç farklı.
Devlet Bahçeli ne zaman ekranlarda görünse, en haklı gerekçelerle, en haklı şeyleri dahi anlatsa muhalefet ateşi harlanıyor. 
Ve daha önceki olağan ve olağanüstü kongre süreçlerinden ders almış olan muhalefet de temkinli davranıyor. Tek hamlede işi bitirmeye kararlı bir strateji benimseniyor.
250-300 imza ile başvurup genel merkezin ipe un sermesine fırsat tanınmaması temel hedef olarak öngörülüyor.
Muhalefeti bölmek için ortaya atılan iddialar ise işe yaramıyor. Zira imza veren delegelerin isteği net. Ha ona ha buna imza vermiş. İmzalar ortak teslim edilecek. Vazgeçtim, oynamıyorum diyebilecek herhangi bir adayın yapabileceği bir şey yok. Hiçbir aday 20 delegeyi dahi genel merkez tarafına taşıyamaz.
Genel merkezin ortaya koyduğu argümanlar ise işlemiyor. 
Ülke yangın yeri, parti içi süreçlerle vakit kaybetmek doğru mu denildiğinde taban cevabı yapıştırıyor.
Muhalefette kalarak, iktidarı elinin tersiyle iterek tarihin akışını değiştiren ve özlediği yarınlara ulaşan herhangi bir siyasi parti var mı? 
Irak’ın kuzeyinde gerçekleşecek bağımsız Kürdistan hedefli referandumu nasıl engelleyeceksiniz?
Muhalefetin muhalefeti haline gelmiş bir parti olarak Suriye’de Türkmenlere yapılan zulmü nasıl durduracaksınız?
Güneydoğu’da devam eden teröre karşı hangi iktisadi, sosyal, siyasal ve askeri çözümleri uygulayacaksınız?
Kadından lider olmaz dedikleri anda da alıyorlar cevabı.
Tarihte ilk kadın hükümdar olarak bilinen Tomris Türk değil mi?  
Biz değil miyiz Pers İmparatoruna,
- ‘ Güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım’ diyen ve savaşın sonunda; ‘ Hayatında kan içmeye doyamamıştın. Şimdi seni kanla doyuruyorum ‘ diyen    Tomris’in hükümdarlık hatıratını zevkle anlatan?
Töre kadını yüceltirken, tarih Türk kadınını överken, İslamiyet kadına hak ettiği değeri verirken ve çağdaş düşünce kadın-erkek ayrımını yok sayarken bu sentetik maçoluğunuz kime?
Muaviye, H.z Aişe olmasa hangi sahabeden destek görebilirdi?
Toplumun yarısı kadın. Ve bu maço tavırlarınız yüzünden eşiniz bile size oy vermiyor.
Sendeleyen genel merkez aristokrasisi son çare olarak vefa kavramına sarılıyor.
Taban ise büyük matematikçi El Vefa ile yanıt veriyor.
Sekant ve tanjant fonksiyonlarının kâşifi büyük matematikçi El Vefa’nın sadece İstanbul’da bir semtin değil, Ay’da bir kraterin de adı olduğunu hatırlatıyor.
Ve vefa kavramının matematiğine atıfta bulunan taban, rahmetli Başbuğ’un ölümünün akabinde Başbuğun oğlunu değil de neden Devlet Bahçeli’yi genel başkanlığa seçtiklerini anlatarak bu günlere ışık tutuyor.
Üstelik vefanın, kendisine iyilik yapan kişiye daha çok saygı göstermek ve daha çok ihsanda bulunmak olduğunu yineleyerek, tabanın mı; vekil koltuklarında oturan, genel merkezde sefa süren tavanın mı vefakâr olması gerektiğini soruyor.
Ümit Özdağ üzerinden beklenti içinde olan arkadaşlarımıza da şunu hatırlatmakta fayda var.
Genel merkez eğer son dakika çıkışı ile Devlet Bahçeli yerine Ümit Özdağ’ı aday gösterir diye umut ediyorsanız yanılıyorsunuz.
Daha önceki süreçleri de okuduğumuzda, Devlet beyin göstereceği aday Ümit Özdağ değil, hemşerisi ve başarılı bir siyasetçi olan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü olur.
Ve bu işler size mi kaldı diyen çokbilmiş sentetiklere.
On sekiz yaşında Rusya’yı yıkıp Turan’ı kurmaya heves ettiysek, bu ülkede iktidarı elde etmek için ne gerekiyorsa düşünmeye de, yapmaya da hakkımız var. 
Ki bu aynı zamanda demokratik, özgür ve fikirsel bir erdemdir.
Evet. Sıradan insanlara garip gelecek münasebetsiz bir ufkumuz var bizim.
O yüzden adımız Ülkücü ve Ülkücüyü tanımayan, sigortasız işçisi sanan genel merkez aristokrasisi açısından kısa bir süre daha can sıkmaya devam edeceğiz.
Konuya şu açıdan da bakmak mümkün.
Havuz medyası Devlet beye ve MHP’nin mevcut anlayışına methiyeler düzüyorsa gerisini anlatmaya lüzum var mı?
Sahi… Siz AKP’nin yerinde olsanız aynı tavrı sergilemez miydiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet DEMİR 12 ay önce

tabandan gelen deyişim taleplerini görmezden gelip,ülkücü iradenin sesine kulak tıkayanlar,mhp neyi eksik yapmıştır, gibi absürd bir savunmayla başarısızlığın faturası vatandaşa kesmeye kalkışanlar,o koltukları hak etmiyorsunuz,miadınız doldu,ya gideceksiniz ya yokolacaksınız,ülkedeki vahim tablonun tek sorumlusu akp iktidarı deyildr,her virajda akp ye payanda olan muhalefet anlayışıda bu kötü gidişatın sorumlusudur,muhalefetin olmadığı yerde demokrasi olmaz,kendi içindeki muhalefeti hazmedemeyen,sesine kulak vermeyen yönetimlere dikta yönetimi denir,biz ülkücü irade olarak bu dikta yönetimlerini deyiştirmeye kararlı ve azimliyiz,bunun için bedel ödememiz gerekiyorsa bedel ödemeyide biliriz,mesele meleket meselesi arkadaş gerisi viz gelir

Avatar
göktürk bozkurt 12 ay önce

yahu arkadaş terbiyemizi adabımızı bozmak istemiyoruz bu bize yakışmaz ama sizler nasıl insalarsınız sizler zaten ülkücü olamazsınız bu kadar boş bayağı düzeysiz yorumlar profesyonel kongreciler iş başlındaymışta mhp nin gücünü kıracaklarmışta yahu arkadaş sizin ruh beyin sağlığınızla ilgili bir sıkıntınız mı var ? hangi mhp nin gücü ? mhp yüzde 30 40 oy aldı da biz mi bilmiyoruz ? profesyonel kongreciler kim ? 18 senedir olağanüstü kongre mi istedi delege ? kasımda ki kongreyi seçim öncesine çekip koltuyğunu sağlama alanlar kim o zaman ? sizinle aynı partiye aynı ülküye ait dahil olmaktan utanıyorum çok yazık

Avatar
yorgun savaşçı 12 ay önce

sayın fırat'a sonuna kadar katılıyorum.artık genel merkez bu tür engellemeleri bırakarak kendisine yakışanı yapmalı ve olağanüstü kongreye giderek yönetimi iktidara yürüyecek ülkücü iradeye bırakmalıdır.

Avatar
ahmet 12 ay önce

profosyenel kongreciler yine iş başında.mikser gibi ortalığı karıştırıp,mhp nin gücünü kırıyorlar..amaçları bu.gerisi hikaye.

Avatar
payandalık zor zanaat 12 ay önce

görelim şu imzaları. sonra bi da konuşuruz. aslı yok yaylasında 1500 koyunum var, demekten vazgeçin.

Avatar
vatandaş 12 ay önce

seçimde kaybeden bir parti ve üst yönetimi ,,tabandan kongre çağrılarına olumsuz bakması hayrete muciptir,,,,kendi seçtiği delegelere güvenmeyen bir yönetim ,,,seçimi kaybetmesi doğaldır,,ve de gelecek seçimde de baraj altı kalmaya mahkumdur,,,yapılması gereken kendi delegelerine saygılı olup onlara güvenip kongreye gitme kararını alacak ve çıkacak sonuca da eyvAllah diyerek kervandaki yerini alacak ,,,başka bir şey düşünmek çok enteresan çok garip değil mi,,,,,haftaya yapılacak kızılcahamam toplantılarında kongre kararı alacaklardır ,yoksa çok yanlış olur sıkıntı doğar,,,ileride de pek hayırla anılmayan bir mirasın sahibi olurlar ,,,bunu yapacaklarını düşünemiyorum,,,sadece ülkücüler beklemiyor akp den sıkılan ciddi bir kitle var ki op da son umut mhp deki değişimi bekliyor ,,,Allah tan hayırlısı.