Yıllardır süren Kültür yozlaşması ,Ülkenin kültüründe temelden bir değişiklik yapılmasını zaruri kılmaktadır...

Ancak ne yazık ki Devlet erkinin bu konudaki enerjisi yok denecek kadar az. Bir başka deyişle bu konu Devlet yöneticilerinin gündemine dahi bir türlü girmiyor.

Uzun yıllar ülkemizde insan hakları açısından bir “GASP KÜLTÜRÜ” almış başını gidiyor. Gasp’a uğramış ve hakkını arama yetisindeki birçok insan devletin konuya sahip çıkmaması halinde, AİHM(Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi)’de hakkını arayabiliyor.

Sonucunda birçok insan milyonlarca TL tazminat alabiliyorlar.

Peki bu beceride olmayan insanlar ne yapıyor ?

Sinmiş köşelerinde sessizce “Tanrı ‘dan gelecek adaleti” bekliyorlar !...İşin en trajikomik tarafı da “GASP”ın, bu ülkede artık kanıksanmış olma yolunda futursuzca ilerliyor olmasıdır.

Bahsettiğimiz “GASP” hırsızlık değil, bilakis insanların özgürlüğüne ve haklarına getirilen kısıtlama, baskı, şiddetle yıldırma, darp benzeri olayları kapsamaktadır.

Son günlerde izlediğimiz gasp eylemlerini hatırlayalım;

Maden işletmecisi, işçilerinin dışarıya tuvalete gitme hakkını elinden almış. Madenciler idrarlarını pet şişelere yapmak zorunda kalmışlar.

Her gün güçsüz görüldükleri için erkekler tarafından acımasızca dövülerek susturulan, hürriyetleri elinden alınan, en nihayetinde de katledilen kadınları düşünün!

Şimdi bunlar hepsi “GASP KÜLTÜRÜNÜN” uzantısı değil de nedir?

İstanbul’da yaşıyorsanız, trafikte her gün tanık olduğunuz zulmü hatırlayın!

Kendi halinizde giderken, günde kaç kez “HAK GASPINA” uğruyorsunuz siz hesap edin.

Hiçbir “Trafik kültürü” almamış maganda sürücüler , önüne gelenin taksi şoförü olduğu yollarda, slalom yapan kural tanımaz taksi tacizleri yaşadığımız, gerçekler değilmidir…?

Yaya geçidinden geçeni görünce uygar ülkelerde olduğu gibi beş metre önce durması gereken sürücünün , aracını yayanın üstüne sürmesi,kural tanımazlıklar eyleminin adı olsa olsa “GASP” olabilir.

Çünkü delice sürdüğü otomobiliyle zikzaklar çizenin veya direksiyonunda olduğu kamyonla üstümüze çıkmaya yeltenenin kastettiği şey canımız, özgürlüğümüz, malımızdır.

Ve her yıl on binlerce insanın malı, hayatı ve hürriyeti Türkiye’de bu şekilde “GASP” edilir.

Anlayacağınız, 95’inci yılını kutlayacağımız Cumhuriyet’in en büyük sorunu, birçok kültürsüz insanın iliklerine kadar işlemiş “Gasp kültürünün” metastaz yapması yani yayılmasıdır.

Bu Gasp Kültürü ile yüzleşilmedikçe, işçiler gaspçı patronları daha da zengin kılmak için madenlerde ölmeye, terkedilen kocalar eşlerini öldürmeye, katletmeye devam edecektir.

Sorunun çözümü çocuklarımıza ana okullarından itibaren, birbirini sevmeyi,saymayı ve toplum içinde yaşama kurallarını öğretmekten geçmektedir.

SUAT SARI 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.