Misyoner papaz Brunson’la yeniden Türkiye gündemine düşen ve dikkatleri üzerine çeken Evanjelizm bir anlamda Hıristiyan selefiliğidir.

Dini çıktığı kaynağa döndürme manası da taşıyan Evanjelizm Protestanlığın içinden doğan, İncil’i dinin tek kaynağı sayan, Papa’nın dini otoritesini reddeden, Yahudileri Tanrı’nın seçkin kavmi kabul eden Bin Yıl sürecek Tanrı’nın Krallığının kurulacağına inanan bir akımdır.

İncil’i kendi dillerinde okurlar. İncil’deki bazı kitapları Tanrı sözü kabul etmezler.Yeni ve Eski Ahitin her ikisini de mukaddes sayarlar.

**

ABD’nin halk dini de diyebileceğimiz Evanjelizm Amerika’da tutucu kesimleri ifade için de kullanılmaktadır.

Bu inanışa göre İsa Mesih’in yeryüzüne gelerek Tanrısal Krallığı kurabilmesi için bütün dünyanın Hıristiyanlaştırılması gerekmektedir.

Amerikalı Evanjelikler genellikle Metodist ve Baptist mezhepleri ve Presbiteryen kilisesi etrafında toplanmaktadırlar.

Bu anlayışa göre Kilise bir monarşi, İsa ise bir kraldır.

Bir diğer deyişle demokrasiye ve demokrat anlayışa yer yoktur.

Her bakımdan kiliseye ve İsa’ya tam anlamıyla itaat etmek esastır. Evanjelikler “geleneksel hristiyanlık”' şiarından hareketle eşcinsel evliliklere ve kürtaja şiddetle karşı çıkmaktadırlar.

Evanjeliklerin din yaklaşımında Armageddon büyük yer tutar.

Nedir Armageddon?

Kıyametten önce Mesih’in gelişiyle Mesih’e tabi olanlarla onların düşmanı olan goyimler arasında yaşanacak savaşın adıdır. Yahudi inanışında da çok önemli olan Armageddon savaşını Yahudiler de Evanjelikler de kendilerinin kazanacağına inanmaktadır.

Armageddon’un nükleer bir savaş olacağına inandıkları için de nükleer güce sahip olmak büyük önem taşımaktadır.

Evanjelikler için hayati önem taşıyan Tanrı’nın Krallığı, Kıyamet, Armageddon gibi kavramlar sosyal ve siyasi hayatın içine yerleşmiştir.

Her ne kadar inanç piramitlerinin tepesine İsrail kültünü yerleştirseler de Evanjeliklerin amacı Yahudilerin dünya hâkimiyetini sağlamak değil Evanjeliklerin dünya hâkimiyeti yolunda Yahudilerden istifade etmektir.

Carter, Reegan, Bush gibi evanjelik ABD Başkanları Tanrı tarafından görevlendirildiklerine inanmaktadır.

ABD Başkanı Bush’un baş aktör olarak rol aldığı Tanrıyı Kıyamete Zorlamak gibi insan aklını zorlayan dini bir planı uygulamaya kalkan Evanjelikler dünyaya dönmesi için gerekli şartlar oluşmayan İsa’nın dönüşü için gerekli olan;

Fırat’ın sularının kuruması,

Vaat Edilen Topraklarda İsrail’in kurulması,

Süleyman Mabedinin yeniden yapılması gibi şartları oluşturmak için çalışmışlardır.

**

Evanjelik Amerikalılar kendilerinin seçilmiş olduğuna inanmaktadırlar.

Hatta bu seçilmişlik duygusu o kadar ileri boyuta varmıştır ki Evanjelikler için bizzat Amerika ilahi bir proje olarak kabul edilmektedir.

Dünyanın süper gücü olduğunu iddia eden ABD’nin yönetiminde, siyasetinde, eğitiminde oldukça etkili olan Evanjelikler, İncil’e dayalı bir dünya nizamı peşindedir.

Günümüzde Türkiye’yi de ilgilendiren BOP, GOP gibi projelerin arka planında da bu inanış yatmaktadır.

Ortadoğu’da Filistin Sorunu ve Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması sorununu anlamak için Evanjelistlerin Yahudi bakışını anlamak yeterlidir.

Çünkü Evanjelikler Yahudilere ve İsrail’e büyük önem vermektedir.

Yahudilerin Tanrı’nın seçilmiş ırkı olduğuna ve Nil’den Fırat’a kadar olan toprakların Yahudilere verildiğine inanan Evanjelikler Yahudilerle aynı düşünceyi ve inancı paylaşmasa bile kendilerini İsrail’i himaye etmekle yükümlü görmektedir.

Evanjeliklere göre;

“Tanrı, tüm insanlara aynı şekilde bakmamaktadır. İnsanları iki kategoriye ayırmaktadır. Yahudiler ve Yahudi olmayanlar. Tanrının bir de uhrevi olan iki planı vardır. Dünyevi olanlar Yahudiler içindir. Uhrevi olanlar ise yeniden doğmuş evanjelik Protestanlar içindir. Öteki insanlar, örneğin Budistler, Müslümanlar, yâda evanjelik olmayan insanlar Tanrı için önem taşımazlar.”

Müjdat ÖZTÜRK

16-08-2018

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.