Ders zili pazartesi çalıyor

 Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 19 Eylül'de açılacak okullarla ilgili olarak açığa alınan ve işten atılan öğretmenlerin eğitim sistemine olumsuz etkilerinin olmayacağını söyledi; ancak eğitimcilere göre 66 binler civarında öğretmen açığı 100 bini aşmış durumda. Öte yandan 66 aylık çocular okula başlayabilecekken aileler çocuklarının yeterli olgunluğa erişmediğini düşünüyorsa, okul yönetimine dilekçe vererek 1 yıl okula başlamasını erteleyebilip okul öncesi eğitime gönderebilecek. 

Pervin Kaplan'ın Habertürk gazetesinin bugünkü (17 Eylül 2016) nüshasında yayımlanan yazısı şöyle: 

Bu yıl ilk kez okula başlayacak yaklaşık 1.4 milyon öğrenci dahil 18 milyon öğrenci ile öğretmenler için 2016-2017 eğitim-öğretim yılı, 19 Eylül Pazartesi günü başlıyor. Bu yıl birçok değişiklik var. Kapatılan okullar, açığa alınan ve atılan öğretmenler, yeni ders programı gibi birçok değişiklik yaşanacak. Örneğin atılan ya da açığa alınan 50 bin öğretmenin bu öğretim yılını nasıl etkileyeceği önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz açığa alınan ve işten atılan öğretmenlerin eğitim sistemine etkilerinin olmayacağını söylüyor olsa da eğitimcilere göre 66 binler civarındaki öğretmen açığı çoktan 100 binleri aşmış durumda. Dizi yazımızda eğitimde yaşanan ve yaşanacak tüm bu konulara da değineceğimiz gibi okula başlayan öğrencilerin okul fobisini nasıl yenebileceklerini, uyum sorununu nasıl çözebileceklerini, kaç aylıkların zorunlu 1’inci sınıfa başlayacağını anlatacağız. Yine ailelerin en sık merak ettiği “okul olgunluğu”nun ne olduğunu, beslenmenin önemini ve hangi sağlık kontrollerinin yapılması gerektiğini dile getireceğiz...


 
Geçtiğimiz temmuz ayında okulların açıldığı 30 Eylül 2016’da, 66 ayını dolduracak tüm çocukların 1’inci sınıflara kayıtları ikametgâh bilgilerine göre evlerine en yakın okullara yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu kapsamda mecburi ilköğretim çağına giren toplam 1 milyon 402 bin 782 çocuğun kaydını 1’inci sınıfa yaptı. Aynı şekilde 1 milyon 697 bin 908 öğrencinin de 5’inci sınıflara kaydı gerçekleştirildi.

Bu yıl, 19 Eylül’de ilk kez 1.4 milyon çocuk 1’inci sınıfa başlayacak. Ancak birçok ailenin aklında hâlâ aynı soru var: “Çocuğum okula başlamaya hazır mı?” Bu soruyu uzmanlar, “Çocuk okul olgunluğuna erişti mi?” diye soruyor. Çünkü 66 aylık olsa da bir çocuğun okula başlayabilmesi için okul olgunluğuna erişmesi gerek. Aksi halde çocuklar hem başarısız oluyor hem de okulu sevmiyor.

Nedir bu okul olgunluğu?

Peki bir çocuğun okul olgunluğuna eriştiğini nasıl anlarsanız? Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Oktay, ilk olarak çocukların kendi başına 20 dakika bir etkinlikle uğraşabilmesi ve başladığı işi bitirebilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kendini ifade edebilme, renk, sayı, seslerle ilgili sorulara yanıt verebilme, diğer çocuklarla paylaşma gibi gelişimsel özellikler de okul olgunluğunun göstergelerinden birkaçı. En önemli göstergelerden biri de çocukların özbakım becerilerine sahip olmaları. Yani kendi kendine giyinebilmek, tuvalete gitmek, el yıkamak, ayakkabılarını giymek gibi işleri tek başına yapabilmek.

Kalem tutma becerisi ve sözcükleri anlama 

Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, Okulöncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Günseli Girgin, “okul olgunluğu” nu şöyle tanımlıyor: “Genel olarak çocuğun bedensel, bilişsel, duygusal ve sosyal anlamda ilköğretimin gerekliliklerini karşılamaya hazır olmasıdır. Örneğin kalem tutma becerisi, dinlediğini ve gördüğünü anlatma becerisi, dilbilgisi kurallarına uygun konuşma becerisi, kendi başına giyinme, soyunma, yeme, temizlik gibi, özbakım becerilerinin gelişimi, yaşıtlarıyla olumlu ilişkiler kurma, kurallara uyma, dikey yatay çizgiler çizme, basit geometrik şekilleri çizme, 1’den 10’a kadar rakamları kopya edebilme, zıt anlamlı sözcükleri anlayabilme gibi beceriler. Bunlar aileler için kabaca fikir verebilecek başlıklardır ama asla kesin karar için gelişim alanlarının tümü değerlendirilmeli.”

Ebeveynlerin en sık yaptığı hata

İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şebnem Türktan, okula başlama konusunda ebeveynlerin en sık yanılgısının çocukları zekâlarıyla değerlendirmek olduğunu söyleyerek şöyle konuşuyor: “Henüz 4 yaşındaki çocuklarının temel aritmetiği kavradığını veya okuma yazmaya çok hevesli olduğunu gören ebeveynler mümkün olan en erken yaşta çocuklarını okula başlatır. Oysa araştırmalar gelişimde olgunlaşmanın önemini gösteriyor. ‘Anaokullarında sıkılmasın, hep aynı etkinlikleri yapmasın’ gerekçesiyle çocukların okula başlatılması daha ilk basamakta tökezlemelerine neden olabilir. Çocuk 2’nci sınıf seviyesinde aritmetik biliyordur ama ayrılık kaygısını aşmakta zorluk yaşıyor olabilir, bir çocuk 5 yaşında okumayı sökmüştür ancak sınıf arkadaşı ona hoşuna gitmeyen bir şey söylediğinde tüm ders saati boyunca sakinleşemeyebilir. Bunun ötesinde çocuğun 66 aylıkken yaşıtlarının ilerisinde bir olgunluk göstermesi ileriki yıllarda da böyle devam edeceği anlamına gelmez. Bazı ‘büyümüş de küçülmüş çok akıllı çocuk’ların 10’lu yaşlarda veya ileri ergenlikte çeşitli sorunlar ve güçlükler yaşama riski göz önünde bulundurulmalı. Okula başlama kararı verilirken liseye geçiş ve üniversiteye giriş gibi sınavlardaki rekabet gerçeğiyle birlikte gelişimin bir ömür sürdüğü hatırda tutulmalı, özellikle duygusal ve sosyal gelişimine destek olacak deneyim ve öğrenmeler için gerekli olan oyun zamanı çocuklara tanınmalı.”

Geri zıplar, tek elle top fırlatır

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) uzmanlarına göre, 60-72 aylık çocukların gelişimsel özellikleri şöyle:

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ: Yardımla banyo yapabilir. Saçını tarar, dişlerini fırçalar, elini yüzünü yıkar, burnunu siler. Ayakkabılarını doğru giyebilir ve bağcıklarını bağlar. Yemeğini yerken çatal bıçak kullanabilir. Eli göğsünde tek ayak üzerinde durabilir. Geri zıplayabilir. Tek elle topu fırlatabilir, iki eliyle yakalayabilir. İki eliyle topuklarına dokunabilir. Bazı baş harfleri taklit ederek yazabilir. Basit bir ev resmi çizebilir. 6-7 kısımdan oluşan çöp insan resmi çizebilir.

DİL GELİŞİMİ: Kelimelerin anlamlarını sorar. Doğum gününü, telefon numarasını, anne-babasının adını söyleyebilir. “Ve, fakat, çünkü” gibi kelimeleri kullanmaya başlar. Üç eylemden oluşan komutları takip edebilir. Hikâyelerin başı, sonu ve ortası olduğunu anlar. Kitapların soldan sağa, yukarıdan aşağı okunduğunu anlar. Hikâyeleri tekrar anlatabilir. Aynı sesli ve sessiz harfle başlayan ve biten kelimeleri bulabilir.

SOSYO-DUYGUSAL GELİŞİMİ: Arkadaşlarını kendisi seçer, işbirliği yapar, yardım ister ve morali bozuk olan arkadaşlarını rahatlatır, bazen onlarla tartışır. Cinsel kimliğinin değişmeyeceğini bilir. Empati duygusu oluşur. Duygularını ifade eder. Sosyal olarak doğru ve doğru olmayan davranışlar arasındaki farkı anlar ve grup kurallarına uyar. Bu dönemde çok sevdiği arkadaşları vardır. Küçük çocukları ve hayvanları korur. Yetişkinlerle paylaşmadığı sırlarını arkadaşlarıyla paylaşır.

ZİHİNSEL GELİŞİMİ: Saat ve zaman kavramlarını anlamaya başlar. Öğretilirse büyük ve küçük harfleri gösterebilir. 20’ye kadar sıralı sayabilir. Daha iyi konsantre olur. Nesneleri büyüklüklerine, uzunluklarına, renklerine göre ayırabilir. Nesneleri farklı şekillerde sıralayabilir. 4 rengin dışındaki turuncu, gri gibi belirli renkleri bilir. “Aynı”, “daha fazla”, “daha az”, “içinde-dışında”, “altında- üstünde”, “ önünde-arkasında” kavramlarını anlar. Neden-sonuç ilişkisi kurar.

Kim dilekçe verecek, kim rapor alacak, kim zorunlu başlayacak?

Eğer okulların açıldığı eylül sonu itibarıyla çocuğunuz 66, 67 ya da 68 aylık olacaksa ve okul olgunluğuna eriştiğini düşünmüyorsanız okul yönetimine dilekçe vererek 1 yıl okula başlamasını erteleyebilir, okul öncesi eğitime gönderebilirsiniz. Eylül ayı sonunda 69, 70 ve 71 aylık olacaksa çocuğunuzun okula başlamaya hazır olmadığına ilişkin rapor alıp okul yönetimine verebilir ve 1 yıl erteleme yapabilirsiniz. Ancak eylül ayı sonunda çocuğunuz 72 aylık ve daha üzerinde olacaksa zorunlu okula gidecek. Gelişim yönünden ilkokula hazır 60-66 aylık çocukların da 1’inci sınıfa başlaması velisinin yazılı izniyle mümkün.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.