Yeni parti'nin omurgası, Laik Şehirli Milliyetçilik!

Türkiye, din ve örf temelli muhafazakâr sosyal yapının hakim olduğu bir ülke. Karşıt pozisyonda ise kabaca laik ve batılı kültürel kodları ağır basan bir azınlık var.

İdeolojik yapılanmalar, bugüne kadar kendini bu iki alan içerisinde bir yere oturtmak durumunda kaldı. Partiler ya halk çoğunluğu tarafında sessiz ama derinden gelen bu muhafazakârlıktan yana siyaseti dönüştürecek ya da devletçi bürokrasi geleneğindeki agresif laiklikten yana olacaktı.

Cumhuriyet’in ana sorunu da budur. Devlet ile halkın zıt kutuplarda tanımlanmış bir çatışmasıdır yüz elli yılın özeti. Devlet kadroları temsil ettiği merkez geleneği ile bir modernizm yaratmak istemiş ancak çevrede bulunan halk bu modernizme uyum sağlamakta oldukça direnmiştir. Merkez çevre çatışması şeklinde özetlenecek bu yarılmışlık, çoğunluğun çevre muhafazakârlığı anlayışını siyasi niceliğe dökme ısrarıyla merkez bürokrasi azınlığına karşı galip gelmiştir.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...

Devlet millet çatışmasının sebepleri bu yazının konusu değil. Ancak kısaca söylemek gerekirse ordu temelli bir modernleşme mecburiyeti doğmuş, milletin kendi kaderine bırakılamayacak kadar acele ve keskin devrimlere ihtiyaç olmuştu. Bu acelecilik ve radikallik, tepeden bir devrimdi ve sosyal dönüşümü bekleyemezdi. Bu durum zamanla çözülecek olsa da dönemsel olarak ciddi bir gerilim yaratmıştı. Bu gerilim ideolojik kamplara bürünerek yıllar yılı devam etti.

Günümüze kadar etkileri hissedilen bu siyasi hesaplaşma, kendine devlet millet uzlaşısı sağlayacak, devleti milletin hizmet aracına indirgeyecek bir çıkış yolu arıyordu. Sağlıklı bir çözüm olmayacağı sonradan görülecek bu barışma daha büyük yıkımları da beraberinde getirecekti. Çözüm bulundu sanılmıştı oysa devlet defalarca yıkımın eşiğine gelecekti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.