Yangının üzerine benzinle giden adam

Türkiye'nin; her muhalif protestoyu siyaset olarak değil, kişiliğine yapılan bir saldırı olarak gören bir yöneticisi var.

Aslında bu ruh hali, psikolojinin-psikiyatrinin alanına giriyor.

Travması çok derinde.

Biliyoruz ki, babasından çok dayak yedi. Onu hep annesi kurtardı. Bu nedenle sık sık annesinin mezarına gidiyor. Ama baba dayağının tahrifatı yok olmadı.

Şimdi kendisi herkesi dövmek istiyor.

Dayak yerken babasına hiç karşı gelmemiş, karşı durmamış, hiçbir söz etmemiş; ve şimdi herkesin kendisi gibi olmasını istiyor.

İstiyor ki, kimse yaptığına ses çıkarmasın; çıkarana ceza kesiyor. Ceza kestiği ses çıkarmazsa da şiddetini giderek daha da artırıyor; diktatör olma yolunda büyük bir hız kazanıyor. Babası gibi, sonunda muhaliflerini kulaklarından tavana asıyor; polis şiddetinin temelinde onun bağırarak verdiği "Taksim'i temizleyin, atın o çapulcuları oradan" emri var.

Uzlaşma kültürü hiç yok.

Her yaptığına bir inanç gibi inanıyor. Dogmatik. Herkesin kul olmasını istiyor.

Bu nedenle siyaseten konuşmak çok zor; yazdık ya artık bu konu psikolojinin-psikiyatrinin alanına giriyor.

Baksanıza:

Yangının üzerine benzinle gidiyor. Çünkü tüm yapılanları kişisel algılıyor. Egosuna bir saldırı olarak görüyor.

Halbuki olan nedir; siyaseten bir icraat yapmak istiyor, muhalefet de karşı çıkıyor. Hayır, hiçbir uzlaşmayı kabul edemez o; çünkü travma çok derinde. Herkesi düşman görüyor; yok edilmesi gereken bir düşman!

Ne yazık: Hayatı kazanmak ve kaybetmek üzerine inşa etmiş. Arası yok. Bu nedenle uzlaşma kültürü yok. Despot, babası gibi. Çünkü çocuk öğrendiğini yapar; tek bildiği yönetim biçimi o; dayak!

Ve bir de silahı var:

Karşı çıkan mı var; hemen siyaseten hep kullandığı “Allah”ını devreye sokuyor; "Taksim'e camii de yapacağız!" Yap ama niye bunu şimdi "Taksim'de ağaçlar kesilmesin" diye direnen eylem karşısında söylüyorsun? Hep kullandığı Müslüman kitleyi arkasına almak istiyor.

Kaba bir Soğuk Savaş propagandası.

Kurnaz. Büyük temiz ve saf Müslüman kitleyi yanıma alarak istediğimi yaparım, diye düşünüyor. Bugüne kadar hep böyle yaptı.

Yine muhalefeti oyuna getiririm diye düşünüyor; dedik ya kurnaz; Taksim Gezi Parkı meselesini cami tartışmasına dönüştürmek istiyor.

Bu oyunu bugüne kadar hep tuttu ve hep kazandı.

Ama artık zor.

Çünkü dün sokaktan geliyordu, sokağı iyi tanıyordu.

Şimdi yerli ve yabancı zenginlerin sofrasından kalkmıyor. Sokağı unuttu.

Yokuş aşağı iniyor.

Artık kurnaz siyaseti de onu kurtaramayacak. Ne kadar yangına benzinle gitmek istese de artık kimse bu kurnazlığı yutmayacak!

Çünkü artık Türkiye'de başka bir sokak var; baba şiddetine karşı çıkan bir sokak!

O sokak dün nice diktatörleri devirdi, onu da devirecek.

Odatv.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 4 yıl önce

travmayı doğru yazalım. ayrıca haber mi kalmadı da odatvden alıyorsunuz?