Yandaş Medyadan Başarısızlık Reçetesi

Hayır. Hiç kimse 'ama Guardian, ama New York Times, ama paralel' falan diye söze başlayıp mazeret aramaya kalkmasın. Geçtiğimiz seçimlerin tamamına yakınında bunlara benzer bir dünya zorluk vardı ve millet, iradesini net şekilde ortaya koymuş; tehlikelerin tamamını bertaraf edecek desteği vermişti. Şimdi aynı millet, geçtiğimiz genel seçime nazaran %9 daha düşük oy verdi AK Parti'ye. Eldeki sonuç budur.

Niçin oldu bu? Bu yazıyı yazdım diye, mesela seçimden önceki cumartesi yazdığım yazıyı bile görmezden gelerek, beni 'kripto, hain' falan gibi kelimelerle tanımlamaya meyyal destekçiler yüzünden oldu. 'Koca partinin sosyal medya politikası ne idiğü belirsiz bir takım kifayetsizlerin eline bırakılır mı' diye sorduğumuzda küfür yememiz sebebiyle oldu.

Niçin oldu bu? 'Asgari ücret çok düşük, sosyal adaletin tesisi şart' diyenlere kulaklar tıkandığı için oldu. AK Partili gençlerin bile bir çeşit 'resmi parti sözcüsü' gibi davranmayı alışkanlık haline getirmeleri sebebiyle oldu.

Niçin oldu bu? 'Bakara makara' diyerek açık ara AK Parti tabanının en nefret ettiği adam haline gelen, Meclis'teki oylamada verdiği o fotoğraf yüzünden partiyle ilişiğinin o gün kesilmesi iktiza eden adamların balkonlara çıkarılması sebebiyle oldu.
Niçin oldu bu? Her türden eleştiriye kulak tıkamanın neredeyse bir parti geleneğine dönüştürülmesi sebebiyle oldu.
Niçin oldu bu? 'Şu barajı kaldırın' cümlesine hiç ama hiç itibar edilmediği için oldu.

Niçin oldu bu? 6-8 Ekim olaylarını bırakın doğru düzgün tahlil etmeyi, o olayların bölge halkında oluşturduğu tedirginlik hakkında dahi hiçbir fikir sahibi olunamayışı sebebiyle oldu. Devlete sahip olmakla 'devletçi dil' arasında bir fark ortaya koyabildiği için bunca başarılı olan AK Parti'nin birdenbire 'devlet ebed müddet' fikrine saplanıp kalmasıyla oldu.
Niçin oldu bu? 'Gezi'yi sadece faiz lobisi ve komplo teorileriyle açıklayamayız; meselenin bir dünya başka boyutu var' diyen her sesin derhal susturulması nedeniyle oldu.

Niçin oldu bu? Birinci sınıf liberaller ve birinci sınıf İslamcılar sizi her seferinde uyarmaya çabalarken sizin ısrarla 'gözü kapalı bizi savunuyor, bu bize yeter' dediğiniz bir takım omurgasız adamları baş tacı etmeniz yüzünden oldu. Süreçte sizi nasıl satmaya başladıklarını gördük.

Niçin oldu bu? Partiye gönül vermiş hemen herkesin 'kardeşim, Milli Görüş kökenli teşkilatlar tasfiye ediliyor, yerine ne olduklarını bilmediğimiz adamlar geliyor; böyle olmaz' dediğini duymazdan geldiniz de, ondan oldu.
Niçin oldu bu? Listelere girdiklerinde gerçekten AK Parti'ye farklı bir hava getirebilecek bir dünya insanı liste dışı bıraktınız diye oldu.

Niçin oldu bu? Danışmanlar arası çekişmeden sadece bir avuç insanın haberi var, 'Ankara'da kim kimin adamı' listeleri yapıldığını ruhumuz duymadı sandığınız için oldu.

Niçin oldu bu? Altyapısını hazırlamadan, toplumun bunu tartışmasına fırsat vermeden bütün seçim stratejisini 'başkanlık' üzerinden kurmanız sebebiyle oldu.

Niçin oldu bu? HDP'ye karşı koyacağız diye geliştirilen dilin Kürtlerin kalbini kıracağı ön görülemedi de ondan oldu.
Niçin oldu bu? Sokaktan gelen, sokağı bilen, sokağı önemseyen bir partinin dili giderek sokaktan uzaklaşmaya başladığı için oldu. Sokaktaki insanın kibirden hoşlanmadığı, asgari ücretle geçinmeye çalışırken makam arabası tartışmasını pek de hoş karşılamadığı görülmedi de ondan oldu. Her şeyi büyük resimde arayıp bulmaya meyyal 'yurtdışında okumuş parlak çocuklar'ın ortaya 'hakiki' bir şey koyamadığı fark edilmedi de ondan oldu.

Peki, şimdi ne olacak?
Ne olacağı açık… 'Eski, yeni şeyler söylenmeye başlanacak.' AK Parti'nin 2002-2011 arası tutturduğu o muazzam başarılı politik dil revize edilecek. Sokağa inilecek. Sosyolojiye kulak verilecek. Ciddi bir kan değişimi ile 'Bismillahirrahmanirrahim' diyerek yeniden başlanacak. Zira Tarık Tufan'ın da dediği gibi 'Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır.'
Bir de şu: Ben bunları 'mevziden' yazıyorum. 25 yıldır içinde yer aldığım o hakiki mevziden. Dolayısıyla 'toparlanın gitmiyoruz' diyorum sadece. Bilmem anlatabildim mi?

Ne diyordu Elliot: 'Bana kızın yine e mi? Ben yine hain, kripto, paralel olayım. Yine ihanet çemberinin ortasında yer alayım. Ama ne olur azıcık silkelenip kendinize gelin be abiler artık.'

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.