Ülkü Neferliği ve Milliyetçi Hareket\'in Kadroları/Emine Arslan

Milliyet , bir duygu olarak bütün milletlerde vardır .Bu duygunun neticesinde ise olağan olarak kişide milletini mutlu etme ,yüceltme ve koruma ihtiyacı hasıl olmuştur .Milliyetçilik doğal ve gayet insanı bir arzudur ve dolayısıyla normaldir . Asıl normal olmayanı ,kendiliğinden oluşan bu arzunun ümit ve gayretini kaybederek  ,soyuna ,tarihine ,ecdadına ,kültürüne ,töresine düşmanlık beslemektir .Bu nedenle her Türk ‘ün  Milletinin dünü,bu günü ve yarınını kendisiyle özdeşleştirerek ecdadının emanetlerine sahip çıkması  ,onu sevmesi,koruması ve yüceltmesi kıymetle zaruri olandır .

 

        Milliyetçilik bir mensubiyet şuuru olarak Milletini korumak,yüceltmekve mutlu etmek arzusuyla birlikte mutlak bir ideolojiyede ihtiyaç duymaktadır .Her milletin sarıldığı ve kendini güçlü kıldığına inandığı bir davası vardır .Bu gün devletler ilimden ve çağımızın bütün bilimsel iletişim araçlarından faydalanmalarına rağmen milletlerin mutluluğu sadece bunun üzerine kurulması olası değildir .Muhakkak ihtiyaç duyacakları bir felsefeleri yada inandıkları dinleri olacaktır ve inançlarından muhakkak güç alacaklardır .

 

        Türk olsun yada olmasın günümüzde herkesin bildiği ve kabul ettiği üzere ,Türk milletinin İslam dini ile şereflenmesinden öncede ‘’ Tanrı ‘nın kırbacı ‘’ sıfatıyla zulüm edenlerin karşısında durup adalet ve huzuru sağlama görevleri bakiydi . ‘’Türk ‘ün cihan hakimiyeti davası ‘’ yani Turan hedefiyle tüm dünya milletlerine adaletin ve huzurun geleceğine inanılıyordu .Türk İslamiyeti  başına tac ettikten sonra sevgili Peygamberimizin sünnetinden giderek dünya üzerindeki tüm putları ve mabutları yıkma vazifesini devraldı …Yaradanımızın istediklerini ‘’ İlay-ı Kelimatullah ve nizam-ı alem ‘’ için şiar edindi .Dolayısıyla TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ‘nin davası ALLAH ve onun biricik RESULÜ ‘nün DAVASI ‘dır .

 

         Bizim kavgamız iyi ve güzel olana varmak adınadır ve bir fikir ,ideoloji kavgasıdır .Bizim kavgamız bir doktriner Türk Milliyetçiliği kurma kavgasıdır. Doktriner partiler iktidara gelmeseler bile hatta meclise bile girmeseler Ülke yönetiminde söz sahibi olan partilerdir …Rahmetli Başbuğumuzun gönül rahatlığıyla ‘’ Sandıktan bize tek bir oy dahi çıkmasa, İslamdan, İnsaniyetçilikten, Türkçülükten asla vazgeçmeyiz... Biz politikacı değil, bir Davanın takipçileriyiz ! ‘’ demesinin sebebi mucizisedibudur .Bizler ecdadımızın tarih sahnelerine çıktıkları andan itibaren Ülkülerimiz yolunda yürüyen neferleriz .ÜLKÜ ‘müz ; MUKADDES DAVAMIZIN ve Devletimizin bekasının yegane teminatıdır.

 

TÜRKİYE ‘nin büyüyen meseleleri karşısında ülkücü kadrolar ;

Memleketimizin çığ misali büyüyen meselelerinin karşısında MİLLİ HASSASİYETLERİ had safhada olanlar yani bizler , bir yandan bu meselelere çözümler bulma gayreti içinde olurken bir yandanda ÜLKÜCÜ KADROLARI şekillendirmekle mükellefiz .Özellikle ülke dinamiğinin büyük çoğunluğunu oluşturan gençlerimize sahip çıkmalı kendilerinin şuurlu birer ÜLKÜ ERİ olarak VATANI’na ve MİLLETİNE faydalı olmalarının yolunu açmalıyız .Ne Memleketimizin nede Hareketimizin mevcudun  kara düzeninde asla beklemeye zamanı yoktur .

 

          Mevcut kadrolarımız özellikle hanımkardeşlerimiz tarafından desteklenmeli ve ecdattan beridir her Türk ‘ün her savaşında askerinin yanı başında hatta cephede olan hanımların ,sultanların yaptıklarını esas alan, donanımlı hitabeti kuvvetli TÜRK İSLAM MEFKURESİNİ duruşuyla dahi insanlara anlatacak hanımkardeşlerimize şiddetle ihtiyacımız vardır .Erzurum ‘un Nene Hatun ‘u ,Çanakkale Aziziye Tabyalarının Kara Fatmaları ,Kurtuluş mücadelemizin ışığını yakan Halide Ediplerini  kendilerine mefkure edinmelidirler .

 

         Memleketimizin ve ecdadımızın tarihiyle yakından alakalı olmalı ve Ülke’nin jeopolitik ve sosyo ekonomik ve coğrafik durumlarıyla alakalı iç ve dış politikasıyla hemhal oldukları gibi dünya nın genel resmine bakıp idrak içinde olarak bunu TÜRK İSLAM ÜLKÜSÜ ‘nün bakış açısından halkına anlatmaklada mükellef olmalıdırlar .

 

Teşkilatlı ,şuurlu ,uyanık,bilgili,disiplinli ,ahlaklı, ve cesur kişilerden oluşan sayıca az ekiplerin , her zaman her yerde başıboş,cıvık,basiretsiz ,bilgisiz ,ahlaksız ,korkak yığınları ezip geçtikleri gözlemlenmiştir .

 

        Rahmetli Başbuğumuzun bize bıraktığı iki emanetinden biri MUKADDES DAVAMIZ diğerideTEŞKİLATIMIZDIR .Davamız hususunda sıkıntı yaşamayan bizlerin artık Teşkilat boyutundada cennet mekan Başbuğumuza verdiğimiz sözü yerine getirmemiz şarttır .Milliyetçi Hareket Partisi  ‘nin ideoloji yanından sıkıntısı yoktur ,aslında teşkilat boyutundada sıkıntı olmayacaktır şöyleki cevap yanıbaşımızdadır . Rahmetli Başbuğumuzun 9 Işığında Toplumculuk ilkesine bir göz atarsak gereken cevaplar oradadır .

 

        Topluma inebilmek ! Mevcut olan tüm kadrolarla toplumun vicdanına ,inancına , yüreğine seslenebilmek …Ben bunun özellikle hanımkardeşlerimiz yoluyla olabileceği gerçeğinin altını çizmek istiyorum .

 

        Ülkücü Hareket ‘in en büyük gücü BİRLİĞİ ve buna mukabil DİRİLİĞİDİR .Ülkücüler birlik ve beraberlik içinde hareket ettikleri vakit kesinlikle MUKADDES DAVALARINI zafere ulaştıracaklardır . Bizim kuvvetimizin Birliğimizden geldiğini tesbit eden şer odaklar ve akımlar zaman zaman içimizdeki en zayıf halkayı  bularak  ayrıştırıcı faaliyetlere girişmişlerdir . Fakat her daim YÜCE ALLAH , YARADANIMIZIN yar ve yardımcılığını isteyen bizlerin yanında olmuştur bu şer odaklarına rağmen Hareketimiz yıllardır aynı sevda ile yoluna devam etmektedir .

 

      Diyeceğim odur ki Mukaddes Davamızın selameti için yalnız yufka yüreklilerle değil ,Davasından habersiz ,ahlaken zayıf ,töre bilmez ,teşkilat adabından uzak ,disiplinsiz ,laubali kalabalıklarlada çetin yollar asla aşılmayacaktır .

 

 

Emine ARSLAN 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
BELGİN 3 yıl önce

Bu mukaddesatlar ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ...teşekkürler ...