Türkiyeli İslamcılar, ne kadar Türkiyeli?
Türkiyeli İslamcılar, Amerika'nın "22 İslam ülkesini işgal ve dönüştürme planı" olarak deklare ettiği Büyük Ortadoğu Projesi'nde misyon üstlendiklerini gizlemiyorlar.
Netice ortada: İslam coğrafyası kan ağlıyor, Türk milleti can çekişiyor.
Adamlar, halkın arasında on numara İslamcı edasıyla esip gürlüyorlar; fakat bakıyorsunuz ki, İslam coğrafyasında Amerikan ortakçısı ve BOP savaşçısı, Türkiye'de ise halis kapitalizm faizcisi…
Bu yüzden, "Türkiyeli İslamcılar" ne kadar Türkiyeli, sualini cevaplamak gerekiyor.
İcraat ve siyasi vaziyetleri şunu haykırıyor: Türkiyeli İslamcılar, Türk milletini İslamlaştıran Ehl-i Beyt erenlerinin yaşayageldiği İslam ve gönül medeniyetimizin çocukları değillerdir. 
Bunların siyasi, iktisadî, kültürel ve dini referansları, İngilizler tarafından Hindistan'da imal edilmiş Nakşibendiliğin ve 60'lı yılların Mısır'ında yoğrulmuş Müslüman Kardeşler'in anlayışları, siyaset, iktisat ve oryantalist İslam algılarıdır.
70'li-80'li yılların Türkiye'sini hatırlayın; İngiliz-Amerikan operasyonlarına muhatap Mısır-Hindistan hattında boy verip devleştirilen Efgani, Benna, Dehlevî ve Kutup'ların telifatı modern (!) İslam'ın başucu mirası olarak Türkçeye aktarılıyor, gençlerimizin ellerine tutuşturuluyor.
Hayrettin Karaman, Bekir Topaloğlu, Hüseyin Atay, Agah Çubukçu, demirbaş diyalogcu ve AKP'nin diyalog işleri bakanı Mehmet Aydın, Bekir Karlığa'lar meydanın boş kaldığı o günlerin allameleri olarak bu tercüme furyasında arz-ı endam ediyor. 
Bu İslamcı mütercimlerin akıl ve yol hocalar ise oryantalist M. Watt, T. Michell, M. Thomson, C. Efgani, M. Hamidullah vs…
Bu sürece paralel olarak Necmettin Erbakan ve kadrosu siyaset meydanına atılıyor. İslam'ın esası, hikmeti ve temellerinden bîhaber Erbakan ve ekolü de bu oryantalist tercüme deryasından besleniyor. 
İslam'da Sosyal Adalet, İslam-Kapitalizm Çatışması, İslam Nizamı, İslam Sosyalizmi, İslam ve Sosyalizm, İslam ve Emperyalizm, İslam Ekonomisi, Bizler Müslüman mıyız?, İslam ve Çağdaş Dünya Krizleri, Madde Dünyası ve İslam Arasındaki Adam, o dönemden hatırladığım birkaç tercüme.
Türkiyeli İslamcılar, 70'li yılların bu tercümelerinin emzirdiği çocuklarıdır… AKP iktidarının siyasi-dini kimliği, işte bu yarım-yamalak tercümelerdir.
Türkiyeli İslamcıların hayat, ekonomi, insan ve İslam anlayışı, bu tercüme oryantalist anlayıştır. İngiliz'in, Amerika'nın, Avrupa ve Vatikan'ın razı olduğu oryantalizm ve kapitalizm suyu verilmiş Ilımlı İslam'dır.
Bu oryantalist İslam'ın ülkemize nakledilmesi sürecinin öncüleri olan H. Karaman, H. Atay ve S. Uludağ gibiler, Papaz Malthus'u bile sollayarak faize "enflasyon oranı"nca cevaz kapısı aralıyorlar. 
Kendince İslam Ticaret ve İktisad İlmihali yazan Hamdi Döndüren ise, kapitalizmin "kaynaklar sınırlı" esasının üstüne İslam ilmihali döktürüyor. Takke giydirip yeşile boyadığı kapitalizmi, İslam ekonomisi diye yutuyor. Kur'an-ı Kerim'in "Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız sayamazsınız (sınırsızdır)" (İbrahim Suresi, 14/34) ikazını bile görmeyecek kadar kapitalizme batıyor, kendi evhamını İslam ekonomisi diye satıyor. Sonunda diyalogcu F. Gülen'in İlahiyat fakültesine kapak atıyor.
Avrupa'da Dinlerarası diyalogcu, Türkiye'de ise mücahid görünen Erbakan ve ekolü da, Papaz Malthus'un kapitalizm esaslarına yeşil takke geçirerek "Adil Düzen" diye yutturuyor. Faizi, "nema" diye yediriyor. Hacısı-hocası gizli faizci oluyor.
Böylece Papaz Malthus'un ve kumarbaz Keynes'in kapitalizmine bulanmış faizci iktisad, siyaset ve İslam anlayışı veba gibi toplumu sarıyor. 
"Nema"cı Erbakan'ın bağında yetişen AKP kadrosu, dini genleriyle oynanmış böyle bir toplum zemini üstünde iktidara getiriliyor. 
AKP iktidarı, Türkiyeli İslamcıların ne kadar Türkiyeli olduklarını açığa vuruyor!
Meğer bunlar, organik ve katkısız faizciymişler. F. Gülen'i ve papazları bile sollayacak kıratta dinlerarası diyalogcuymuşlar. Müslüman Kardeşler'in yol kardeşi, Amerika'nın eş başkanı, IŞİD ve el-Nusra'nın hamisiymişler.
İktidarları boyunca ülkemizde ihtilaf, faiz, yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar arşı titretiyor; İslam dünyası ise kan gölüne dönüyor.
Karaman efendi ise, yolsuzluk hırsızlık değildir, mavalıyla yolsuzluklarına kılıf üretiyor. Papazsever F. Gülen'e methiyeler dizen Cübbeli Ahmet ise komşumuz Suriye'ye yönelik haksız savaş için Papa II. Urban edasıyla sahte fetvalar sallıyor.
 
MEHMET EMİN KOÇ
YENİ MESAJ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.