Türkiye’de İslamcılık Düşüncesi bir sempozyumla ele alındı.

İslamcılık Düşüncesi’nin tartışıldığı sempozyumda konuşan Prof. Dr. İsmail Kara, “İslamcılık bütün bir İslam yorumudur. Esas olan sömürgecilik, batı tasallutu ve müslümanların yaşam biçiminden kurtuluş fikridir. Bir karşı çıkış hareketidir” dedi.

İSLAMCILIK DÜŞÜNCESİNİN, GEÇMİŞİ, DÖNÜŞÜMÜ VE GELECEĞİ TARTIŞILDI

Türkiye’de İslamcılık Düşüncesi, Zeytinburnu Belediyesi’nin ev sahipliğindeki bir sempozyumla ele alındı. Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen sempozyumda konuşan Prof. Dr. İsmail Kara şunları anlattı: “İslamcılık kaynağı itibariyle siyasi bir harekettir. Unutulmaması gereken İslamcılığın bütün bir İslam yorumu olduğudur. İslamcılık hareketi diğer modern hareketler gibi bir yetersizlik ve kendinden şüphe fikrinin ortaya çıkardığı bir harekettir. 60 ihtilali ve 12 Eylül sonrası devleti kurtarmak fikri insanların tebessüm ettiği bir şey haline gelmiştir. Devletin bekası çok yakın zamana kadar dinin bekasıyla aynı şeydi. İslamcılık hareketi için önemli bir kavram olan kurtuluş fikridir. Sadece sömürgecilik, batı tasallutundan kurtulmak değil, İslam tarihinin tortularından, müslümanların yaşam biçiminden, kendilerine yapışan ahlakından kurtuluş olarak anlaşılacaktır. İslamcılık hareketi bir karşı çıkış, bir muhalefet olduğu kadar aynı zamanda bir uyum hareketidir.”

Sömürüye ve Batıcılığa karşı muhalif bir hareket olarak ortaya çıktı

-STAR Dış Haberler Koordinatörü Nuh Yılmaz: “İslamcılık siyaset sahnesine sömürgeleşmeyle paralel ortaya çıkan bir şeydir. Gayrımüslüm yönetim altında yönetilmeye başladığı döneme denk düşüyor İslamcılık doğumu. Ak Parti’nin iktidara gelmesi bütün sorunları beraberinde getirdiği için önemli bir meydan okuma olmuştur.  İslamcılığın önemli özelliklerinden biri halife sonrası dönemde müslümanların birliğine önem veren bir dünya özlemiyle oluşturulmuş bir ufuk. Farklı ideolojilerle ilişkilendirilebilir. Bazen sosyalist bazen liberal. Ama bu zayıflığını göstermez. Önemli olan müslümanların birliği vurgusu. İslamcılığın sembol olarak odaklandığı yer Filistin’dir. Bu duygu birliği Filistin ve Kudüs üzerine tanımlanabilen bir şey.”

1856 Islahat Fermanına tepki

-Prof Dr. Mümtaz’er Türköne İslamcılığın 1856’da ilan edilen Islahat Fermanına karşı muhalif bir tavır olarak doğduğunu, buna gerekçe olarak ise batılılaşma ve gayrimüslimlere verilen ayrıcalıklar olduğunu kaydetti. Türköne, Cumhuriyet dönemi İslamcılığında ise Said-i Nursi ile Milli Görüş hareketinin etkisine değinerek şunları anlattı: “1960’lı yıllarda İslamcılığı en iyi anlatan ifade Necip Fazıl’a aitti. ‘Öz vatanında garip, öz vatanında parya/ Yüzüsütü çok süründün ayağa kalk Sakarya...’ O dönemin duygu ve düşüncesinin özünü oluşturdu bu dizeler. Bediüzzaman Tek Parti döneminde dinin hakikatlerini korumak için çok çaba sarfetti. 1969’un sonlarında başlayan Milli Görüş hareketi ise aslında pozitivist bir ideoloji idi. Toplumun radikalliğe, illegaliteye karşı enerjisini, legalize etti. Ehlileştirdi, demokratik harekete dahil etti. Türkiye’de İslamcılık olması gerektiği gibi toplumsallaşamadı. Marjinal kaldı. AK Parti iktidarı ile de muhalif duruşunu kaybetti ve tamamen buharlaştı.”

-Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay da, Marksizm ya da sosyalizmin İslam’la eşit olduğunu söylemenin gerçekçi olmadığını, batıcı bir yaklaşımın tezahürü olduğunu ifade etti.

Mücadeleyi Erbakan kazandı

Gazeteci Yazar Ruşen Çakır, İslamcılık hareketinin en önemli merkezinin Milli Görüş olduğunu belirterek, “Erbakan Milli Nizam Partisi’ni (MNP) kuruncaya kadar, dindar ve cemaatler sağcı partilerde yer için pazarlık yapıyor, kendilerini korumak için çaba sarfediyordu. MNP’nin kurulmasıyla bir kapı açılmış oldu. Demirel, Erbakan’a parti kapılarını kapatınca Erbakan’ın kazanacağı belliydi. Erbakan bu defa ayrı parti kurdu ve yine kazanan oldu. Bir Demirel’in mensup olduğu siyasi harekete bakalım bir de Erbakan’ın. Erbakan’ın sadece canazesine bakmak bile onun muzaffer bir siyasi olduğunu kaydetmemize yeter” dedi.

STAR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.