Türkiye ithal kömür cenneti oldu

Geçen hafta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Enerji Bakanı Berat Albayrak arasındaki kömürlü söz düellosuyla ilgili birkaç söz etmek ve mevcut durumu ortaya koymak şart oldu.

Önce bir iki kısa hatırlatma yapalım.

Kılıçdaroğlu ne dedi? 

Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olduğunu, en büyük bağımlılığın Rusya'ya olduğunu, nükleer santralle bunun daha da artırıldığını, dünyada çeşitli ülkeler kömür santrallerini kapatırken daha ucuz olduğu gerekçesiyle Türkiye'nin kömür ithal ettiğini, planlama olmadığı için ülkenin enerji lobilerine teslim olduğunu söyledi. 

Kömürlü termik santrallerin dünyada iklim değişikliğinin birincil sebeplerinden biri olduğunu, kömürün çıkarılmasından ve kullanılmasından tamamen vazgeçilmesi gerektiğini de söyleseydi çok iyi olurdu ya, neyse...

Albayrak, Kılıçdaroğlu'na ne cevap verdi?

"İki yıldır yerli kömür seferberliği başlattık zat-ı muhterem yeni duyuyor. 'Trakya'da dünya kadar rezervimiz var. Bu rezervleri hayata geçirip orada yerli kaynaktan elektrik enerjisi üreteceğiz' diyoruz. Arkadaş, senin teşkilatın bu kömür santralleri yapılmasın, bu kömür rezervleri ortaya çıkarılmasın diye aylardır Trakya'da ortalığı ayağa kaldırıyor. 'Eskişehir Alpu'da dünya kadar yerli kömür rezervimiz var, 40 milyon ton kömür ithalatı değil yerli kömürümüzü kullanacağız' diyoruz. Senin belediye başkanın, teşkilatın ortalığı ayağa kaldırıyor. Avrupa Birliği standartlarının üzerinde en iyi en çevreci termik santralleri yapacağız. Senin teşkilatın yerli kömüre karşı çıkıyor, eylem yapıyor. Bir insan bu kadar mı cahil olur?"

Şu çevreci termik santral lafı da epey gülünç ya, ona da neyse...

Geçen hafta, bu tartışma sürerken Greenpeace, Coal Swarm ve Sierra Club "Boom and Bust" (Yükseliş ve Çöküş 2018) başlıklı bir  rapor yayınlandı. Rapora göre, küresel çapta 2017'de kurulması planlanan kömürlü termik santrallerde büyük düşüş yaşandı. Son üç yılda rekor düzeyde (97 GW) kömürlü termik santral emekliye ayrıldı. 

Dünyada kömürlü termik santral kapasitesi bakımından liderliği elden bırakmayan özellikle Çin ve Hindistan'da çarpıcı bir düşüş yaşanırken, dünyanın aksine Türkiye'nin kömürlü termik santral ısrarı yine kayıtlara geçti. Türkiye, 2017'de proje aşamasındaki kömürlü termik santral kapasitesinde dördüncü sırada...

Dünyada inşaata başlama oranında bir yıl öncesine göre yüzde 29, son iki yılda yüzde 73 düşüş var. Dünya kademeli olarak kömürlü termik santrallerden çıkıyor, yeni yatırım ve ek yatırım kararlarından vazgeçiyor. Elbette bu kömürlü termik santrallerden çıkış yetersiz ancak geleceğe dair umut verici en azından...

Raporda Türkiye ile ilgili tespitler ise şöyle: 

Türkiye 15 bin 410 MW duyurulan, 19 bin 001 MW lisans öncesi ve 7 bin 349 MW lisanslı olmak üzere, çok sayıda kömürlü termik santral projesini devam ettiriyor. 
Son birkaç yıldır, genellikle bölge halklarının yoğun mücadeleleri neticesinde, bazı projelerden vazgeçildi. Ancak hükümet kömür enerjisinin geliştirilmesine dair planlarına kararlı biçimde devam ediyor. 
Analistler, güneş enerjisinin hızla düşen maliyeti ile Türkiye'nin yüksek güneş potansiyeli bir arada göz önüne alındığında, güneşin Türkiye enerji stratejisi açısından daha esnek ve daha az riskli bir yaklaşım olduğunu belirtiyor. 
Şimdi gelelim Türkiye'nin yerli kömürle çalışan termik santralleri ayakta tutabilmek için kaç takla attığına...

2012'de başlatılan bölgesel yatırım teşvik sistemine alınan termik santrallere verilen teşvikler kağıt üzerinde kaldı. Özel sektörün yoğun şekilde yerli kömür üretip, yerli kömüre dayalı termik santraller kurması isteniyordu. Düşük kalorisi nedeniyle aynı güçteki doğalgaz santrallerine göre kömür santralleri daha ağır, daha hacimli ve daha pahalı yatırımlar olarak görüldü.

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi'nin raporunda, 2012'den itibaren üç yılda alınan 25.7 milyar TL'lik teşviğe karşılık fiili teşvikli enerji yatırımlarının bunun yüzde 10'ları düzeyinde kaldığı belirtildi.

Daha sonra Ağustos 2016'da yerli kömüre alım garantisi getirildi. Her yıl sonunda bir sonraki yıl için fiyatların belirleneceği, devletin yerli kömürden üretilen elektriği 2018'de megavatsaat (MWh) başına 201.35 TL'den alacağı, fiyatın üç ayda bir enflasyon kadar yükseltileceği ve uygulamanın 2024 sonuna kadar süreceği açıklandı. Değişiklikle, sadece yerli kömürle çalışan santrallerin yanı sıra yerli kömürü ithal kömürle karıştırarak yakan santrallerin ürettiği yerli kömür kaynaklı elektrik için de alım fiyatı garantisi uygulanması benimsendi.

Devlet, son olarak Ocak 2018'de kapasite mekanizmasını devreye soktu. Devlet, bu kapsama girecek santrallara, birim elektrik üretim maliyetlerinin piyasa fiyatının altında kalması halinde "kapasite mekanizması" üzerinden belli bir tutarda destek olmayı taahhüt etti. Santrallara verilecek destek tutarının tavanı üzerinde çalışma sürüyor. Söylenenlere göre, "Sınırsız bir finansman söz konusu değil", o nedenle verilecek desteğin üst sınırı ya da bir tavanı olacak. Destek ödemelerini Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) yapacak. 

Doğalgaz ve kömür santrallerinin üretime devam edebilmesi için yapılacak kapasite mekanizması ödemelerinin 1,5 -2 milyar TL'yi bulacağı tahmin ediliyor. Öngörülen destek, kamu bütçesinden otoyollar, köprüler ve hastaneler için verilen devlet garantilerinin üçte biri kadar ek bir ödeme anlamına geliyor. Avrupa'da devreye alınan kapasite mekanizmaları, son tüketiciye ek maddi yükler çıkarmış. Örneğin, Polonya'da benzer teşviklerin elektrik faturalarında yüzde 20 artışa sebep olması bekleniyor. Türkiye'de de fosil yakıtlara yapılacak bu yardımın elektrik faturalarına yansıtılıp yansıtılmayacağı merak konusu...

Birkaç söz de yerli ve milli kömür masalına dair edelim.

İthal kaynaklara bağımlılığını kırmak amacıyla "yerli ve yenilenebilir enerji" politikası uyguladığını iddia eden Türkiye'nin kurulu gücü 85 bin 200 MW'a yükseldi. Hali hazırda 44 bin MW planlanan yatırım var. Yerli kömür işe yaramadığı için ve istenen verim alınamadığı için Rusya'dan, Kolombiya'dan, Afrika ülkelerinden kömür ithal ediliyor. Denetim ve şeffaflık olmadığı için hangi ülkelerden termik santraller için kömür ithal ediliyor meçhul.

Aşağıda, ilk tabloda hangi termik santrallerin ithal kömürle çalıştığı, ikinci tabloda ise yapımı planlanan hangi termik santrallerin ithal kömürle çalıştırılacağı yer alıyor.

Hükümet, yerli ve milli kömür dedikçe bu söylem nedense ithal kömüre yarıyor... Bir zaman sonra "yerli, ithal fark etmez yeter ki santraller çalışsın" vurdum duymazlığı hasıl oldu herhalde.

Sonuç olarak, rüzgâr ve güneşin hızla düşen fiyatlarının değiştirdiği piyasa koşullarında doğalgaz ve özellikle kömür santralleri üretim yapma konusunda teşviklere ihtiyaç duyuyor. Yatırım maliyetlerini karşılamakta zorlanan santraller, kamu fonlarıyla ayakta tutulmaya çalışılıyor. Kapasite mekanizması, halen yüzde 75 olan ithal kaynaklara bağımlılığın, Hazine'den kaynak sağlayarak artmasına ön ayak olacak, bu da cari açığın büyümesiyle sonuçlanacak.  

PELİN CENGİZ

ARTIGERÇEK

Anahtar Kelimeler:
TürkiyeIthalKömürCenneti
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.