Türkiye, Irak'a neden kredi sağlayacak?

Irak'ın yeniden inşası için Türkiye'nin 5 milyar dolar kredi kolaylığı sağlaması yönündeki kararının ülke ekonomisine olası etkilerini ise Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı eski Müdürü ve Ekonomist Bartu Soral Sputnik'e değerlendirdi. Türkiye'nin Irak'ın yeniden inşasına yönelik bu denli yüksek rakamda yardımda bulunmasını ‘iç politika hamlesi' olarak niteleyen Soral "Bu bir göz boyama hamlesi. Bizim kendi tasarruflarımız yurt içinde yapmamız gereken yatırımlara yetmediği için zaten dışarıdan borç alan bir ülkeyiz. Biz dışarıdan borç alarak yatırım yapma gayretindeyken ve dış borçlarımız ve cari açığımızı kapatmamız için bulmamız gereken miktar yılda 210 milyar dolarken; bir başka ülkeye 5 milyar dolar kredi verme hamlesi, iç politika hamlesinden başka bir şey olamaz. Buradaki amaç, ‘biz ne kadar güçlü bir ülkeyiz' mesajı vermek" ifadelerini kullandı.


‘AMAÇ DURMA NOKTASINA GELEN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ CANLANDIRMAK'
Türkiye'nin içinde bulunduğu cari açığı derhal kapamasının gereğini savunan Soral "Türkiye'nin son 10 yıldaki dış ticaret açığı 700 milyar dolar. Türkiye ne yazık ki üretim, sanayi, tarım ve hayvancılığa yatırım yapmıyor. Yalnızca baraj, köprü, yol vs gibi alt yapıyı ilgilendiren, verimli olmayan ve ülkenin dış ticaret açığını kapamaya yardımcı olmayan alanlara yapılıyor. Bizim böyle bir dış ticaret açığımız varken, ülkemizde eskiden üretebildiğimiz ürünleri bütün ürünleri ithal ederken; Irak'ın yeniden inşası için kredi kullandıracağız. Bunun tek sebebi, Türkiye'de tıkanan inşaatının önünü yeniden açmak. Çünkü bu sektörde stok çok fazla. Zira AKP'nin 14 yıldır büyüttüğü yegane sektör inşaat sektörü. Elbette, kendi partilerinin inşaat firmalarını büyüttüler, zenginleştirdiler. Ve Türk ekonomisini tamamen inşaata dayalı bir ekonomi haline getirdiler. Ve o sektör şimdi durdu. Bu sektörü yeniden canlandırmak içinse böyle bir önleme başvuruyorlar. Bunun aynısını Suriye için de söylediler. Afrin'i temizledikten sonra yeniden inşa edeeklerini söylediler. Ancak bizim şu an yapmamız gereken tasarruf oranlarını arttırmak, dış ticaret fazlası verecek şekilde tarım, sanayi ve eğitim sistemimizi yeniden kurmamız" dedi.

‘TÜRKİYE AVRUPA ÜLKELERİNİN 2008'DE YAŞADIĞININ BENZERİNİ YAŞAYABİLİR'

Soral "Avrupa Birliği, 2008 ‘in sonunda ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Krizden etkilenen Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın ortak noktası, euro'ya geçmelerinin ardından cari açık vermeleriydi. Yunanistan'ın yüzde 7.3; Portekiz ve İspanya ise yüzde 4.3 cari açık veriyordu. Cari fazla veren Almana ve Hollanda gibi ülkeler krizden hiç etkilenmezken; bu üç ülke krizden çok büyük oranda etkilendi. Krizden etkilenen ülkelerin bir diğer ortak noktası da kredilerin genişleme hızının yüksekliğiydi. Ve bu ülkeler, 2008'de girdikleri krizden 10 senedir kurtulamadılar. Türkiye'nin de son 10 senesinde ortalama yüzde 4.5'lik cari açığı var. Real sektörün kredi borcunun büyüme hızı ve hane halkının borçlanmasındaki büyüme hızı da krize giren bu üç avrupa ülkesiyle aynı. Türkiye bu dış ticaret açığı veren yapıyı değiştirmedikçe, yurt dışından gelecek finansmana bağlı kaldıkça, çok büyük bir ekonomik kriz içerisine gireceği belli" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Meçhul 3 yıl önce

Tam isabet