Öne Çıkanlar başbakan binali yıldırım mhp merkez Bağlar ilçesi göklerde Hüseyin Mert Saral

Taha Akyol: 'Bizden' 'Sizden' dönemi...

Yargıda ard arda çıkarılan skandal kararlara değinenTaha Akyol, hukukun yerle bir edildiğinin altını çizerken, çok kritik dosyaların üzerinin kapatılmasına zemin hazırlandığını da ifade ediyor.

İşte Taha Akyol'un o yazısı...

Yargı kimden yana?!

Yargıda devrim gibi köklü bazı değişiklikler yapan kanun çıktı fakat kamuoyunun fazla dikkatini çekmedi, tartışılmadı bile.

Yargıyı yeniden yapılandırmak bakımından, bölge mahkemelerinin kurulması olumludur, fakatYargıtay’da dairelerin yeniden düzenlemesini ve soruşturmaların yeni kurulacak ‘sulh hâkimliği' sistemine bağlanmasını hayli sorunlu buluyorum.
Bugün soruşturmalar için kurulan sulh hâkimliğini ele alacağım.

SORUŞTURMALARDA YENİ DÜZEN

Yüz elli yıllık sulh mahkemeleri kapatılıyor! Üyeleri sıfırdan HSYK tarafından atanacak yeni "sulh hâkimliği" diye bir kurum oluşturuluyor.

Soruşturmalarda gözaltı, arama, tutuklama, malvarlığına tedbir, yurtdışı yasağı, takipsizliğe itirazgibi bütün adli işlemleri bu yeni atanacak hâkimler yapacak. (Madde 48)

Bu hâkimler herhangi bir soruşturmayı, mesela bir yolsuzluk soruşturmasını, yahut örgüt soruşturmasını ciddiyetle yürütebilecekleri gibi, kapanmasını da sağlayabileceklerdir.

Eskiden çeşitli hâkimlerin rol aldığı soruşturma işlemlerini şimdi tek "sulh hâkimi" yapacak.

O tek hâkim “bizden” olursa yaşadık, “sizden” olursa eyvah!

MESELA BÖCEK SORUŞTURMASI

Eskiden bu işleri değişik nöbetçi hâkimler yapıyordu... Mesela Ankara’da Başbakanlığa konulan gizli dinleme cihazları hakkındaki "böcek soruşturması".

Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi 5 polisi serbest bıraktı... Başbakan eleştirdi... İtiraz üzerine 10. Ağır Ceza hâkimi polisler hakkında yakalama kararı verdi... Polislerin avukatları itiraz etti, 11. Ağır Ceza Mahkemesi "suç delili yok" diye gerekçeli karar yazarak polisleri serbest bıraktı.

Bu hâkimlerin hangisi "bizden, sizden" bilmiyorum. Dosyayı da bilmiyorum. Bu farklı hâkimler elbette hukuki kanaatleriyle hareket etmiş de olabilirler. Fakat tutuklamayı kaldıran 11. Ağır Ceza’nın "delil yok" diyerek yazdığı gerekçesinin ayrıntılı olduğunu, delilleri irdelediğini, bu bakımdan önemli olduğunu belirtmeliyim.

Eski sistem böyle değişik hâkimlerin denetiminden geçtiği için iyiydi fakat "nöbetçi hâkim"lerin yeterli incelemeyi yapıp yapmadığı yolunda kaygılar vardı.

Yeni kanunda bu işlerin tamamını özel olarak atanacak sulh hâkimleri yapacak...

Bu hâkimleri kim, hangi ölçütlere göre atayacak, temel sorun budur?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.