Suriyeli’ye vatandaşlık  iç ve dış hukukta yok

 Marmara Üniversitesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Özel, Tayyip Erdoğan’ın, “Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verileceği” açıklamasının siyasi bir çıkış olduğunu söyledi. İşin siyasi ve hukuki boyutunun ayrı olduğunu belirten Özel, “Hukuken sığınmacılar vatandaş yapılamazlar. Hele böyle toptan vatandaşlığa alınamazlar. Tabii ki siyasi iktidarın kararıdır ama bunun hukuki kuralları var. Anayasa’da başlangıç olarak belirlenmiş, kanunlarımızda var. Ayrıca sığınmacılar ile ilgili olarak çıkarılmış yönetmelikler de var” dedi. Prof. Dr. Sibel Özel, bu çıkışı anlamanın şu anda mümkün olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Hukuken sığınmacıların toplu birşekilde vatandaşlığa alınması mümkün değil. Vatandaşlık kanunumuza göre vatandaşlığa alınacak kişilerin geriye yönelik olarak legal bir şekilde 5 yıl oturma izini almış olmaları gerekiyor. Ama bunlar sığınmacı. Bunlar 15 yıl da kalsalar genel vatandaşlığa alınmaları mümkün değil. Bir tek istisnai vatandaşlık verilebilir. İstisnai vatandaşlığa alınmak şu demek: Kanundaki diğer şartlar aranmaksızın Bakanlar Kurulu gerekli gördüğü yabancıya vatandaşlık verebilir. Bu da bilimsel, sanatsal. sportif alanlarda, başka nedenlerle Türkiye’ye büyük katkılarda bulunabileceği düşünülen kişiler in. Ya da vatandaşlığa alınması zaruri olan kişiler için uygulanır. Dolayısıyla bu şartlar açısından da baktığımızda bu Suriyeliler içerisinde mesela sanatsal olarak çok başarılı, bilimsel olarak çok başarılı ve Türkiye’ye bu anlamda katkısı olacağı düşünülen kişiler tek tek alınabilir.” “Ben yaptım oldu”Sibel Özel, Suriyelilerin bir iki tanesinin istisnai vatandaşlık yoluyla Türk vatandaşlığına alındığını söyleyerek, şöyle konuştu: “Bunlardan biri piyanistti. Ama 2.5 milyon kişiyi bu maddeye veya başka bir maddeye dayanarak Türk vatandaşlığına almak hukuken mümkün değil. Bir idare bunu yaparsa hukuka aykırı yapmış olur. AKP’nin kendi çıkardığı yönetmelikte sığınmacıların aldığı ikametlerin vatandaşlık hakkı doğurmayacağına yönelik düzenlemeler yer alıyor. Dediğim gibi bu bir siyasi çıkış. Ama şu an Türkiye’de hukuka pek saygı duyulmadığı için siyasi çıkışla ‘ben yaptım oldu’ mantığı ile herşeyin yapılabileceği söyleniyor. Ama uluslararası hukuk açısından, iç hukukumuz açısından  böyle milyonlarca kişiyi vatandaşlığa alamazsınız. Bırakın Arap kökenli olmasını, bu Türk kökenlilere bile yapılmamıştır bu. 22 Ekim 2014 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 25. Maddesi, geçici koruma kimlik belgesi, Türkiye’de kalış hakkı sağlar. Ancak bu belge kanunda düzenlenen ikamet izni veya ikamet izni yerine geçen belgelere eşdeğer sayılmaz, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanımaz, süresi ikamet izni toplamında dikkate alınmaz ve sahibine Türk vatandaşlığına başvuru hakkı sağlamaz.”1 milyon oyları varTürkiye’de önemli bir kısmını çocukların oluşturduğu, tüm Suriyelilerin vatandaşlığa başvurması beklenmediği de göz önüne alınırsa, vatandaşlık kazanan Suriyelilerden yaklaşık 1 milyonunun seçmen olabileceği ifade ediliyor. 1 milyonun tamamının sandığa gittiği hesaba katılırsa, Suriyelilerin seçime etkisi yüzde 2 civarında hesaplanıyor. Suriyelilerin en çok yaşadığı şehir İstanbul ancak nüfus yoğunluğuna göre Kilis ilk sırada. Olası bir seçimde 2 vekil çıkaran Kilis’te Suriyelilerin vekil çıkarması  yüksek ihtimal. 500 bin çocuk okul yerine sokaklardaTBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu’nun dinlediği Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye Ofisi Program Yöneticisi Nejat Kocabay, Türkiye’de 800 bin okul çağında Suriyeli çocuk bulunduğunu, bunlardan 500 bininin hiçbir kaydı olmadan sokaklarda yaşadığını söyledi. Türkiye’de Suriyeli çocukların yaşadığı ve ileride çıkacak sorunlara dikkat çeken Kocabay, “Bu Suriyeli çocukların ancak 300 bini okullaşmış durumda. 500 bin çocuk ise iş yaşamına girmek için büyük potansiyel. Ancak önce kaydı olmalı. Buna yönelik acil ve çok büyük tedbirlerin alınması gerekir” dedi.Acil önlem alınmalıSokakta, alışverişe giderken karşımıza çıkan Suriyeli çocuklarla ilgili hiçbir verinin olmadığını kaydeden Kocabay, şöyle konuştu: “Suriyeli çocukların çalışma yaşamına girdikleri ve bütün kazanımları tekrar geriye çevirmek gibi bir riskle yüzleşmek durumunda kalıyoruz. Bu konuyla ilgili hızlı bir şekilde veri toplanması gerekiyor. Suriyeli çocuklar için ayrım gözetmeksizin önlem almak için harekete geçilmek zorunda. Bu komisyonun doğrudan konusu olmasa da 800 bin okul çağında çocuk var. Bunların sadece 300 bini okullaşmış durumda. Kalan çocuklar işteyse okulda değil, okuldaysa işte değil. Bu 500 bin okulda olmayan çocuk çok büyük bir potansiyel iş yaşamına girmek için. Buna yönelik acil önlemler alınması gerekiyor.”  Kayıtdışılık konusunda TÜİK verilerinin iyi bir tanımlama getirmediğini belirten Kocabay, şöyle devam etti: “Çocuk işçiliğinin zaten kayıtlı olduğu durum ancak çıraklık sistemi içinde pratik ve teorik eğitimi birlikte yürütüyor ve işçiyse bu çalışan çocuk yani çalışma yaşamı içindeki çocuk, çocuk işçi olarak tanımlanmıyor. Dolayısıyla rakamların kayıtlı rakamlar değil, soru döneminde ailelerin ve hanelerin çocukların çalışmasına ilişkin cevaplara bağlı olarak tamamının kayıt dışı olduğunu söyleyebiliriz.”Denetim yetersizÇocuk işçiliği konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın etkin bir denetim yapma yükümlülüğünün ve sorumluluğunun olduğunu ifade eden Kocabay, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu etkin denetimi yapabilmek için yeterli bir müfettiş sayısı var mı dediğinizde benim bildiğim kadarıyla buna çok olumlu cevap veremeyebiliriz. Çünkü işyeri sayısına ve işyerlerine yapacağı rutin ziyaret sıklığına baktığımızda bir işyeri yılda bir kere ya denetlenebiliyor ya denetlenemiyor bir ihbar olmadığı durumda. Dolayısıyla buradaki etkinlik biraz ihbar mekanizmalarının daha yoğun çalışma ve belli sektörde iç denetim mekanizmalarının da kurumsal, sosyal bir sorumlulukla beslenen bir şekilde sahiplenilmesiyle olanaklı.” Sığınmacı içinde terörist olabilirCHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, “Nasıl olsa alıştılar artık herkesten özür dileyip duruyorlar. Gitsinler Beşar Esad ile de barışsınlar. Bu sığınmacıların tekrar ülkelerine barış içinde dönmelerini sağlasınlar” dedi. Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’de bulunan 3 milyona yakın Suriyeli mülteciye vatandaşlık verileceği açıklamasına tepki gösteren CHP’li Çıray, böyle bir uygulamanın kabul edilemez olduğunu söyledi.Çıray, şunları söyledi: “Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde bu kadar çok mülteciye vatandaşlık verilmesi kabul edilemez. Çünkü birincisi bu aynı zamanda insanların ekmeğini paylaşmaya talip olmak demektir. İkincisi bu insanlar vatandaş olduğunda oy kullanma hakkına sahip olacaklar. Vatandaşlık verilmek istenen mülteciler, bu ülkenin tarihinden siyasi geçmişine kadar birçok konuda hiçbir şekilde bilgi sahibi değiller. Neye göre karar verecekler? AKP iktidarı, insanların muhtaç olmalarından da yararlanarak devletin imkânları ile onların oylarını yönlendirmeye çalışacaklar. Çok daha önemlisi, içeriye giren Suriyelilerin içinde sınırlar delik deşik olduğu için 30 bine yakın terörist veya terörist olma potansiyeli olan insandan söz ediliyor. Bunları nasıl ayıklayacaklar? Yapılması gereken tek bir şey var. Nasıl olsa alıştılar artık herkesten özür dileyip duruyorlar. Gitsinler Esad ile de barışsınlar. Bu sığınmacıların tekrar ülkelerine barış içinde dönmelerini sağlasınlar. Bunca sığınmacıya vatandaşlık hukuken mümkün değil.” “Onların dualarıyla kalkındık”Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, önceki gün Afyonkarahisar’da yaptığı açıklamada, vatandaşlar arasında büyük tepkiye neden olan “Suriyeli’ye vatandaşlık” konusuna ilginç bir yaklaşım getirdi. Bakan Eroğlu, şöyle dedi: “Kriterler mutlaka olacak. Özellikle onlar incelenecek. Uygun olmayanlar vatandaş olamayacak. Bunun belli bir kriterleri var. Avrupa erken davrandı. Suriye’de yetişmiş çok insan vardı. Benim de orada çok dostlarım vardı. Su ve çevre konusunda uzman insanlar vardı. Avrupa maalesef bunları hemen kaptı yani Avrupa çok uyanık. Hiçbir konuya destek vermiyor. Seçilmiş akademisyen olsun, uzman olsun insanları kabul etti. Netice itibariyle bu da Avrupa’nın uyanıklığıdır. Şimdi 3 milyon Suriyeli kardeşlerimize biz bakıyoruz. Sözde yardım yapacaklardı. Yardım falan şuana kadar gelmedi. Gelir diye düşünüyoruz. Şuana kadar 12-13 milyar lira doğrudan onlara desteğimiz var ama bu bereket. Avrupa böyle daraldığı için sıfıra doğru gidiyor. Türkiye, onların duası ve bereketiyle yüzde 5 büyüyerek dünyada ilk dörde giren bir büyüme oranına sahip. Cenab-ı Allah’ta onların bereketini veriyor.” Şu ana kadar 5 bin kişi T.C. kimliği alabildiTürk vatandaşlığı hakkı için mevcut yasal prosedür uygulandı. 5091 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’na göre vatandaşlığa hak kazanabilmek için “Kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak”, “Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz 5 yıl belgeli ikamet etmek”, “İyi ahlak sahibi olmak”, “Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek”, “Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak”, “Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak” şartları aranıyor.

YENİÇAĞ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.