ŞEHİT CENAZESİ, ŞEHİT BABASI VE AKŞENER
 Haftalık yazım için Pazar gününü bekleyecektim, ancak Sayın Akşener’in Edirne’deki kadın şehidimizin cenazesine katılımı ile planlar değişti. Şehit babasının sanki kırk yıllık aile dostları gibi ablaya sarılışı ve her ikisinin gözyaşlarına boğulması bir polis çocuğu olarak beni ve eşimi çok derinden etkiledi. Gözleriminiz buğulandı.  
Şehit babasının Ablaya sıkı sıkıya sarılışı çok uzaktan gelen, çok sevilen ve beklenilen birine gibiydi. Bu sarılış aslında güvenin ve umudun bir enstantanesi idi. 
Ülkemiz siyasi varyasyonların hoyratça kullanıldığı bir çözüm süreci saçmalığından sonra bir savaş yeri gibi. Gün geçmiyor ki şehit haberleri gelmesin, ama artık aynı trafik kazaları gibi herkes bu anomiyi normalleştirmiş durumda.  Ne yazık ki, bir süre sonra şehit haberleri TV’lerde, ajanslarda dinlenmemeye, gazete sayfalarında dikkat edilmemeye başlanacak.  Biraz sosyoloji bilen herkesin anlayacağı gibi toplumsal çözülmeler de böyle başlamaktadır. Sonuç olarak böylesi durumlar toplumsal yaşamda normal görülmeye başlandığında telafisi mümkün olmayan sonuçlar da ortaya çıkacaktır.  
Tüm dünyada acılar toplumları birleştirirken bizde iyice ayrıştırıyor. Bu ayrışmanın örneklerini ne yazık ki görmeye başladık. Kendi grubunu sürekli verdiği mesajlarla konsolide edenler, şimdi amaçlarına ulaştılar. Şehit cenazelerdeki kavga görüntülerine bakar mısınız?  Yıllar boyu ahlaksızca MHP’yi şehit cenazelerinden besleniyor diye eleştirenler şimdi daha naaş cami avlusundayken birbirlerine giriyorlar. Biri kurşun fırlatıyor, diğeri küfür… 
Bu ülkenin terör belasından kurtulma reçetesini yıllar önce Başbuğ Türkeş vermişti. Herkesin ilk aklına gelen askeri yöntem bu çözümün sadece bir parçası idi. Diplomatikadan tutun, istihbarata, içinde sosyolog, ekonomist ve sosyal uzmanların da yer aldığı bir yapı ile terörle yerelde mücadele. Bunları söylediği zaman Başbuğ’a gülenler şimdi onun dediği noktaya geldiler. Şimdi kendi ülkesindeki kentlere aylarca giremeyenler bu beyanları iyi okusunlar.  
Sayın Akşener’de İçişleri Bakanlığı döneminden beri terör belasının kodlarını çözmüştür ve planları hazırdır. İktidara geldiğinde altı ay içinde bu belayı da yok edeceğini yukarıda anlatılan referanslara dayandırmaktadır. Bunu koordine edecek ekibi ve kendi inancı vardır. Bölgede Akşener’in yakinen görüştüğü kanaat önderleri bulunmaktadır. Herkesten önce olanlardan haberdardır ve ciddi bir şekilde bölgeyi takip etmektedir. Bölgedeki her kentte evinde kaldığı, düğünlerine gittiği, aşlarını paylaştığı dostları, yarenleri vardır.  
Oralara bazıları gibi günü birlik kaçarcasına ziyaretler yapmamış yıllara dayanan dostluklar kurmuştur. 

Biraz da MHP’yi konuşalım… 


Sayın mevcut genel başkan yine ve yine kendi ekibi dışındakilere gözdağı ve tehditler savurdu; “Oraya (19 Haziran) katılan delegeler yol ayrımı yapmak zorunda kalacaktır. Yapacakları tercihleri göre haklarında disiplin süreci işletebiliriz.” Diyerek sürecin en başında küçümsediği hareketi şimdi de bu yolla yıldırmaya çalışmaktalar. Elbette bu kendisinde olduğu bilinen nezaketine yakışmamaktadır. Etrafı öyle kişilerle dolu ki, öyle yanlış bilgiler veriliyor ki kendisine, sarf ettiği cümleler insanları şaşırtmaktadır. Havuzcularla birlikte sürekli hakaretler, iftiralar ve tezviratlar yapmaktalar.  
Sayın Genel Başkan, lütfen bunlara artık son verdiriniz. Kongreden sonra birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız. Sizi bilmeyiz ama bizim gidecek başka partimiz yok! Bizlerin istediği sadece demokratik bir taleptir. Bunun altında başka bir şey aramayınız… 
Bir de bizleri hiç şaşırtmayan nöbetçi bir aday arkadaş var. Hani Balgat kontluğu ile birlikte hareket eden, İsmail Türk’ün deyişi ile Bay Fraklı, bu arkadaş da töreden bahsetmiş, üstü kapalı mesajlar vermiş. Bak nöbetçi arkadaş, Türk töresinde başka bir şey daha vardır, bak Dede Korkut’da Bilge Tonyukuk’ta hep şu yazar; Sakın ha karındaşını satma, yolda bırakma… Umarım anlamışsınızdır. 
Üst Kurul Delegesi Arkadaş… 
19 Haziran Pazar günü kongre salonuna gelerek sadece MHP ile ilgili değil tüm ülkenin kaderini oylayacaksınız. Size üst delegeliği bulunduğunuz kentlerdeki ülkücüler verdi. Kimse size bunu bahşetmedi, bu yüzden büyük bir vebal var omuzlarınızda. Bu sorumluluk bağlamında hareket ediniz. Birçok teklif size sunulmakta, hatırlı kişiler araya girmekte, sizlere büyük baskılar yapılmakta. Ancak şunu lütfen dikkate alınız ve kararınızı öyle veriniz; “Ya bugünkü gibi bir yapı ile devam edeceksiniz, ya da topluma heyecan veren, kitleleri harekete geçiren bir lider ile iktidara yürüyeceksiniz…”  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.