Sarıkamış harekâtı olmasaydı?Süleyman GÜNDÜZ

Türk milletinin tarihi yürüyüşünün durdurulduğu dönemlerin 100. yıllarını idrak etmeye başladık. Balkan Savaşlarının 100. yılını geride bırakmak üzereyiz.

İki gün sonra da Sarıkamış harekâtının 99. yılını anacağız. Tarihimizde 1863 Viyana bozgunuyla başlayan duraklamanın, ardından gerileme ve çöküş dönemlerinde birçok trajik vaka yaşanmıştır. Bunların başında şüphesiz iki tanesi önemlidir.

Bunlardan birincisi 1876-77 Osmanlı Rus harbidir ki halk tarafından 93 harbi olarak adlandırılır. Büyük tarihçiler bu savaşı gerçek anlamda Osmanlı Devleti'nin miadını tamamladığı ve Türk milletinin tarihsel yürüyüşünün durdurulduğu savaş olarak kabul ederler. Ardından gelişen her olay Anadolu'da kalabilme mücadelesidir.

İkincisi ise 24 Aralık 1914'de I. Dünya Savaşı'na girişimizle birlikte yapılan Sarıkamış harekâtıdır.

Bu harekât esnasında yaşananların tanıkları çok yakın bir zamana kadar aramızdaydılar. Sarıkamış harekâtı zihinlerimizde büyük bir acı olarak yer aldı.

Harekâtın yapılış mevsiminden, emir komutadaki sorunlardan ve sonuçlarından yola çıkarak sürekli tartışılmaktadır/tartışılmaya da devam edilecektir.

Bir yıl sonra I. Dünya Savaşı'nın başlangıcının 100. yılını idrak edeceğiz.

Tarihimizde üzerinde en fazla tartışılan olaylar bu yıllara ait olanlar oldu. I. Dünya Savaşı'na giriş, Sarıkamış harekâtı, Çanakkale harbi, Mısır Sina'daki Kanal savaşları, Irak Cephesi Kut'ül Amare savaşı, Tehcir, Hicaz Müdafaası, Kudüs ve Bağdat'ın düşüşü, Filistin Cephesi, Kafkas harekâtı, Mondros mütarekesi, ardından Milli mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu…

Önümüzdeki aylarda gündem hafiflerse bu konular üzerinde yeniden tartışmalar başlayabilir.

O dönemde yaşananlar gerçek anlamda adilane anlaşılmadığı ve anlatılmadığı sürece bugün içinde bulunduğumuz gerilimleri anlamamız mümkün değildir.

I. Dünya Savaşı'yla ilgili bugüne kadar tarih kitaplarında okutulmuş olan bilgilerin doğruluğu artık tartışılıyor.

Osmanlı Devleti yöneticileri I. Dünya savaşının öncesinde müttefik bulmak için İngiltere, Fransa ve Rusya ile görüşmeler yapmıştı. Üç ülke Osmanlı ile ittifak yapmaktan kaçındılar. Sonuç olarak Osmanlı Devleti Almanlarla birlikte hareket etmeye mecbur bırakıldı.

Evet, ben iki gün sonra 99. yılını idrak edeceğimiz Sarıkamış harekâtıyla ilgili bir iki konuya değinmek istiyorum. Şunu söylemeliyim ki; Türk tarihi içinde büyük kadre uğrayan şahsiyetlerden bir tanesi de Enver Paşa'dır.

14 Ocak 1914'de Rus İmparatorluğu Dışişleri Bakanı Sergey Sazanov Çar II. Nikola'ya verdiği raporda çıkacak olan bir savaşta İngiliz ve Fransızların da bilgisi dâhilinde İstanbul işgal edilecekti.

Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'na girişiyle birlikte ilk harekât Sarıkamış oldu.

Sarıkamış harekâtıyla Ruslar Batı Cephesine ve Balkanlara yığdıkları askeri güçlerinin bir kısmını Kafkaslara kaydırmak zorunda kaldılar. Bu harekât Almanların doğu cephesinde üstünlüğü ele geçirmesini sağlamış ama en önemlisi Rusların başkent İstanbul'u işgal etme planlarını bozmuştur.

Ayrıca Sarıkamış harekâtıyla Osmanlı Devleti Kafkaslar ve Orta Asya'ya ulaşmak istiyordu. Ruslar bundan endişelenerek İngiltere ve Fransa'ya Osmanlı Devleti'ne Batı'dan acilen bir cephe açılmasını istemişlerdir. Çanakkale Savaşı bunun sonucudur.

Sarıkamış harekâtı iyi planlanmış bir harekâttır. Emir komuta içindeki tartışma ve plana uymama büyük bir trajediye neden olmuştur. Tek kurşun atmadan 92 bin kişinin donarak öldüğü iddiası doğru değildir. Rus kaynaklarının 92 bin iddiasının dışında kayıplar Genelkurmay, Alman ve İngiliz kaynaklarına göre 18.000-30.000 arasında kabul edilmiştir. Şüphesiz bu bile çok önemlidir.

Osmanlı Ordusu'nun kaybı büyüktür ama Rusların kaybı da az olmamıştır. 12.000 civarında kayıptan bahsedilir.

Nitekim Ruslar Ocak 1915'den-Mart 1916'ya kadar bölgede başka bir harekât yapamamışlardır.

Sarıkamış harekâtı Rusların Anadolu'da tahayyül ettikleri farklı dini ve etnik devletin kalıcılığını ortadan kaldırmıştır. İstanbul'un işgalini önlemiştir. Bu toprakların anavatan olmasının ilk basamağı Sarıkamış harekâtıdır.

Osmanlı I. Dünya Savaşı'na girmemiş olsaydı topraklarını savaşmadan kaybedecekti ve bugün mevcut olan toprak kadarı da kalmayacaktı.

Umarım ideolojik saplantılardan kurtularak bu dönemi adalet ve merhamet dairesi içinde objektif tartışabiliriz.

Bu harekât bir kahramanlık destanıdır, şehit düşen vatan evlatlarını büyük bir minnet ve rahmetle anıyorum.

SÜLEYMAN GÜNDÜZ

YENİ ŞAFAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.