‘’OYUNBOZAN’’ BAHÇELİ! / Yunus Koçal

 7 haziran 2015 genel seçimlerinin sonuçlarının açıklandığı andan bu güne kadar hemen herkes yeni kurulacak hükümetin sayısal ve siyasal hesaplarını yapıyor. Tüm planların bunun üzerine kurulduğu, partilerin tüm adımlarını bunun üzerine attığı yorumları yapılıyor, yöneltilen eleştiriler bu zaviyeden yöneltiliyor.

Seçim sonrasında Milliyetçi Hareket Partisi’ nin ve özellikle de Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ’ nin gerek koalisyonun bir tarafında yer alacağı muhakkak gibi görünün AKP ile yapılabilecek koalisyona, gerekse de AKP nin olmadığı bir koalisyon alternatifine yönelik tavrı sıkça eleştirilere maruz kalıyor.
Bir yandan koalisyona yönelik tavrı eleştirilirken, diğer yandan Meclis Başkanlığı seçimindeki tutumu ve artan terör olayları sonrasında CHP’ nin mecliste araştırma komisyonu kurulması için verdiği önergeye red oyu vermesi de bir kısım çevrelerce yapılan eleştirilerin dozunu arttırıyor.
17/25 Aralık soruşturmaları ve sonrasında yaşananlarla suya düşen Erdoğan’ın ve AKP’nin başkanlık hayali, HDP’nin en azından Erdoğan’ın ve AKP’nin beklemediği bir yükselişle barajı aşması, MHP’nin oylarını ve vekil sayısını arttırması CHP’nin pozisyonunu güçlendirmesi sonrasında AKP’nin tek başına iktidar hevesini de kursağında bıraktı.
AKP’nin, tek başına iktidar olamadığı bir tek günü bile hazmedemeyeceği bu nedenle erken seçim hevesine kapıldığı şu günlerde, özellikle PKK’ya ve terör sorununa yaklaşımında seçim öncesinde milliyetçi oyları avlamak adına başlayan değişme AKP’nin, kendisini Kürt olarak tarif eden seçmenin oyunu, öncesinde olduğu oranda bir daha alamayacağı, her ne kadar emanet oyların varlığı bilinse de HDP’nin baraj sorununun gündeme gelmesinin olası olmadığı bu nedenle de Güneydoğu’da HDP’nin çıkardığı vekilleri geri alamayacağı gerçeği ile AKP’yi yüzleştirdi. 
HDP Batıda 3-5 vekilini AKP’ye kaptıracak olsa dahi, bu durum bile AKP’yi tek başına iktidar yapmaya yeterli olmayacaktır. CHP seçmeninden de kendisini iktidar yapmaya yetecek kadar oy devşiremeyeceğini ve hatta CHP’den HDP’ ye giden oylarında CHP’ye vekil sayısında artış olarak döneceğini hesaba kattığımızda, AKP için geriye kalan tek alternatif milliyetçi oyları alarak tek başına iktidar olabilmenin hesaplarını yapmaktır.
AKP için tek başına iktidar olmak yeterli olsa da, Erdoğan için bunun da yeterli olacağını düşünmüyorum. PKK’ya karşı yürütülen ve yürütülecek operasyonlar 2015 seçimlerinde MHP’ye gelen 3 puanlık artışın AKP’ye kaymasını sağlasa bile bu AKP’nin tek başına iktidar olmasını şansa bırakacaktır.
Geriye bir tek ihtimal kalmaktadır.
O da MHP’nin barajın altına itildiği bir seçim sonucunu görerek Anayasayı değiştirecek çoğunluğa da ulaşarak tek başına iktidar olmayı garantilemek.
Yukarıda da dediğimiz gibi, teröre karşı değişen tutum bunu sağlamaya yetmeyecekse ne yapmak gerekmektedir.?
İşte tam da burada yapılması gereken şey, Gezi günlerine geri dönmek. Erdoğan ve AKP’nin biz ve ötekiler diyebilecekleri bir ortam hazırlamaktır.
Malumunuz üzere, spontane geliştiği var sayıldığında, Gezi olayları, AKP’nin bugünlere artarak ulaşan ve ağırlığını o dönemde de hissettiren uzlaşmaz ve  baskıcı tutumuna karşılık toplumun verdiği bir büyük tepki olarak algılanmıştı. 
Top atsanız işlemez diye düşünülen AKP iktidarına karşı başlayan bu hareketin belki de bir çoklarımız tarafından desteklenmesi düşünülürken, Devlet Bahçeli Taksime çıkmak isteyecekleri sert dille uyarıyor ve Milliyetçi camianın geziye desteğini engelliyordu. Bu şaşırtıcı bir hareketti bir çokları için, nasıl olurdu da AKP’ye karşı başlatılan bir hareketin içerisinde MHP olmak istemezdi.?
O dönem AKP genel Başkanı ve Başbakan olan Erdoğan’ ın 3 günlük bir siyasetçi olmadığını söylemeye gerek yok. Hemen sonrasında Gezi olaylarının marjinalleşmesi bir yana, ortaya çıkan bu tablonun Erdoğan tarafından kendi seçmenini toparlamak ve yüzde elli söylemini oturtmak için kullanıldığı, bu toparlamanın milliyetçi muhafazakar seçmen nezdinde de etkili olduğunu, bunun meyvelerinin de 2014 yılı yerel seçimlerinde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan ve AKP tarafından toplandığını söylememek mümkün mü.?
Bir düşünsenize , şayet MHP de destek vermiş olsaydı, Gezi’ nin hemen sonrasında ve henüz 17/25 Aralık operasyonları olmadan yapılan bir genel seçimden sonra ortaya çıkacak  tabloyu.! Allah’tan genel seçim Gezi’deki kutuplaşmanın zayıfladığı süreç sonrasında yapıldı da, Türkiye AKP’nin ve Erdoğan’ ın en büyük hayali olan Başkanlık sisteminin kucağına atılmaktan kurtuldu. 
Şimdi güncel siyasete dönecek olursak ;
İşte o gezi sonrası kamplaşmaya dönebilmek ve MHP’ nin barajın altına itildiği bir ortamı hazırlayabilmek için , bazı safdillerin seçim sonrasında özlemini duyduğu MHP-CHP ve hatta MHP-CHP ve HDP bloklaşmasını sağlamaya ihtiyaç vardır.
Mesela Meclis başkanlığı seçiminde MHP-CHP ve HDP’nin aynı aday için el kaldırdığını görmek gibi, yada CHP’nin terör olaylarının araştırılması için verdiği önergeye yine MHP-CHP ve HDP’nin aynı anda el kaldırdığını görmek, bunu resimlemek ve bir sonraki seçim afişlerini , miting konuşmalarını bunlarla süslemek gibi.
MHP nin CHP ve HDP nin oy verdiği Baykal’ a destek vermemesi eleştirilirken, CHP nin Cumhurbaşkanlığı’ na aday yaptığı İhsanoğlu’ na destek vermediği, yada Baykal’ın daha seçimin dumanı tüterken soluğu köşkte alması eleştirilmiyor nedense.?
Ya da, CHP için ileride siyaseten kullanacağı bir argüman olmaktan öteye geçemeyecek komisyon talebi, sanki terör olaylarının durması için bulunmuş dahiyane bir fikirmiş de MHP destek vermemiş kanaati uyandırılmaya çalışılıyor.
Bir düşünsenize MHP’nin bu oyuna düştüğünü, bir düşünsenize miting konuşmalarını, ‘’açılışlar’’ yada ‘’büyük fetih kutlamaları’’ konuşmalarını.!
‘’…………..bu CeHaPe, bu MeHaPe, bu HeDePe….kimden emir alıyorsun kimden hele sen çık bir onu söyle’’ bağırmalarını…
Velhasılı kelam,’’OYUNbozandır’’ Devlet Bahçeli…. Bu milleti saf sanan, bu milleti sahipsiz sanan, bu milletin varlığına, birliğine ve bekasına kastetmişlerin haince planlarını, şeytanca OYUNlarını dün olduğu gibi bu gün de BOZANDIR.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Elif Güntülü ATSIZ 1 yıl önce

Yunus Ağabeyim döktürmüş gene..Harika analiz harika yorumlama..Kalemine sağlık Yunus ağabeyim