Nevzat Ağabey-Hüseyin Raşit Yılmaz

Cahil cesaretiyle, neşredilmiş ilk karalamalarımı götürdüğümde inceleme zahmetine katlanıp “İstikamet doğru ama derinleşmek lazım.” demişti. Bir süre sonra yeni bir karalamamı hediye ettiğimde muziplik yaparak “Ağabey bu diğerlerine nazaran daha \"türkyorumtahammül edilebilir.” deyince ben, epey gülmüştü. Nevzat Ağabey dirhem adamlardandı, onu bir ölçü birimi gibi terazinin bir kefesine koyup anlı şanlı “adam”ların kaç gram olduklarını anlayıverirdiniz. Belki çok daha sık ziyaret edebilir, dizinin dibinde daha çok vakit geçirebilir, bir ömür “keşke” azabına gark olmayabilirdik. Aklımızda çetin sorular olmadan da gitmeliydik ona, büyüklüğü tevazu ile en tabi şekilde birleştirmiş haliyle gülümseyerek karşılardı ve Ötüken’den karşısındakine değil cihana söz söylerdi. Değil mi ki o Ötüken Neşriyat’ta oturuyordu, millet için tefekkür ediyor, okuyor, yazıyordu; rahattık. O rahatlığın ne muazzam bir nimet olduğunu gidişiyle idrak ettik.

Akif hocayla yeni bir projeden bahsettiğimizde gözlerindeki ışıltı, desteğindeki coşkunluk nesline yaraşırdı. Nevzat Ağabey bugün anladığımız manada “ülkücü” olan ilk nesildendi. Baştan ayağa idealizmdi. Ülkücülüğü Türk milliyetçiliğinin ahlaki duruşu olarak tarif eder, bu hal üzere nefes alırdı. Hastalığının ilk günlerinde ziyaretine gittiğimizde bir ağabeyimiz Hamamönü’nde, Nevzat Ağabey’in Hacettepe Onkoloji’deki odasından rahatlıkla duyabildiği Ramazan eğlencelerindeki yakışıksızlıklardan bahsedecek olduğunda “Zamanla üslubunu bulur böyle şeyler endişelenmeyin” demişti. Esasında onun bu tespiti ondaki halin tezahürüydü. İkaz edilmesi gerektiğinde ikaz vazifesini eda eder ama bunu yaparken milli özgüvene zarar gelmemesine azami dikkat gösterirdi. Sadece zamanla yoluna girebilecek aksaklıkların farkındaydı ve bu zamanı hesaba katmada olabildiğine hoşgörülüydü. Onun bu hoşgörüsünde hem öğrencisine derslerini düzeltmesi için süre tanıyan hocanın anlayışının izleri okunur hem de milletine imanı tam bir münevverin kemali.

Arkasından “Hayatta tanıdığım birkaç ahlaklı adamdan biriydi.”  diyen elli beş senelik dostu Mehmet Niyazi’yi geçen Mart ayında Ankara’da bir program için misafir etmemiz vesilesiyle kurulan ve gece yarısına kadar devam eden sohbet meclisinde bu iki kadim dostun muhabbeti bizi kendimizden geçirmişti. Çokça gülmüş, çokça üzülmüş, hepsinden daha çok ise düşünmüştük.

Onun arkasından “Kıymeti yeterince bilinmedi.” gibi beylik cümlelere sığınacak değilim. Zira Nevzat Ağabeyin kıratında mütefekkirlerin, dava adamlarının kıymetini kendi çağının yaşayanları değil bizatihi tarih teslim eder. Bu sebeple müsterihim.

Büyüklerin gidişi insanı tarihin içinde yaşadığı gerçeğiyle yüzleştiriyor. Arvasi’nin, Taşer’in, Erdem’in, Necip Fazıl’ın ve yetişemediğimiz diğerlerinin zamanında bulunmakla bahtiyar olan kuşaklara karşı bizim kuşağımızın çağına yetişmekle iftihar ettiği isimdir Nevzat Kösoğlu.

Hakk’a yürüyüşünden saatler evvel gözleri nemli sevenlerinin arasında, başucunda Kur’an okuyan Dr. Emrah Ağabeyin ayrılırken eline sarılıp “Hakkını helal et Nevzat Ağabey!” deyişi kulaklarımda. Nevzat Ağabeyin hakkı baki bir hak olarak kalacak. Milletinin derdiyle dertlenme istidadı olan nesiller için Nevzat Ağabey şahsiyeti ve eserleriyle daima hayırla yad edilecek, yol gösterici olacak.

1555-60 yılları arasında İstanbul’da elçi olarak bulunan Busbeq, duvarlara sıkıştırılmış kağıt parçalarını her yerde gördüğünden bahseder. Soruşturduğunda Türklerin mukaddes bir metin yazılı olabileceği endişesiyle kağıtları yerde bırakmayıp, duvar aralarına sıkıştırdıklarını öğrenir. Aradan geçen dört buçuk asırda esasında ne kadar az şeyin değiştiğini gösteren bir misal Nevzat Ağabeyi Gölbaşı’nda defnederken yaşandı. Pek çoklarınca “makbul”  kabul edilmeyen bir meşhurumuz yerden tozlanmış bir kağıdı aldı. Arkasındaki yazıyı görünce büyük bir edeple temizledi, katladı ve cebine koydu. Yerden alınan kağıt Nevzat Ağabeyin tabutuna iliştirilmiş ismiydi. Ve Nevzat Kösoğlu’nun  kağıt üstündeki ismi bile derin bir hürmete fazlasıyla layıktı.

HÜSEYİN RAŞİT YILMAZ

www.turkyorum.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.