NATO ZİRVESİ FETULLAH GÜLEN İÇİN Mİ TOPLANDI?
Böyle bir ekibin vereceği bilginin ne olduğunu, gazetelere yansıyan trajikomik haberler ibret verecek biçimde ortaya koyuyor. Bu beslemeleri ciddiye alıp, verdikleri haberlerden ne olup bittiğini anlamaya çalışsanız, zannedersiniz ki, toplantı Recep Tayyip Erdoğan'ın kahramanlıklarıyla başlamış ve bütün liderlerin yeni Cumhurbaşkanımıza bağlılıklarını bildirmesi ve emirlerini almasıyla sona ermiş. Bu kadarla da kalmamış NATO zirvesinin temel konusu Fethullah Gülen ve Türkiye'deki paralel yapı masalları olmuş.

Fotoğraf komedisi
Mesela, bir havuz gazetesi şöyle bir haber verdi: "Zirveden geriye ise akıllarda liderlerin aile fotoğrafı çektirmek için yerlerini aldığı sırada Erdoğan'a olan ilgilerini gösteren fotoğraf kaldı." Hakikaten sözün bittiği yer. Gülelim mi, ağlayalım mı bilemiyoruz. Türk milleti için zirveden geriye bu tür komiklikler ve büyük kayıplar kaldığı muhakkaktır. Siz o zirveye katılan bir tane ülke gösterin ki, basın organlarında liderlerinin fotoğraf çektirmek için nerede durduğunu haber yapsın ve bunun üzerinden bir övünme çıkarsın.Bizim beslemelere göre zirvede konuşulanların, görüşülenlerin hiçbiri liderlerin aile fotoğrafı çektirmek için yerlerini aldığı sırada Erdoğan'a ilgisinden daha önemli değilmiş.

Fotoğrafın hatırlattığı iki soru
Koskoca NATO zirvesinden varlık sebeplerine uygun biçimde haber yapacak tek şey, Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğraf çekilirken nerede durduğunu bulabilmişler. Bu muhteremleri anlayabiliyorum. Yalakalık ve yağcılık yarışında başka ne yazabilirlerdi ki? Zirveden Türkiye'nin faydasına olabilecek tek bir kelime olsaydı, zaten çoktan üzerine atlar ve büyük kahramanlık hikayeleriyle anlata anlata bitiremezlerdi.
Ancak bu resim olayında da kafama takılan iki soru var. Birincisi, acaba sayın Cumhurbaşkanımıza diğer liderler yer gösterirken, akıllarından neler geçiriyorlardı? Bu liderlerin Türkiye'de olup bitenlerden, mesela 17-25 Aralık'tan habersiz olduklarını her halde kimse düşünmüyordur. Bilmem anlatabildim mi? O yer gösterme itibarının altında sakın bu sicilin izleri olmasın? İkinci soru da şudur: Liderler Erdoğan'a duydukları büyük saygıdan dolayı mı ilgi gösteriyorlardı, yoksa o sırada tercümanı yanında olmadığı için yerinin nerede olduğunu bulamadığından, yardımcı olmaya mı çalışıyorlardı?Aklımızla alay etmeye çalışan yanaşmalar, kendilerinden başka akıl-mantık sahibi kimse kalmadığını ve bu soruların kimsenin aklına gelmeyeceğini mi zannediyorlar?

Cehalet mi, pişkinlik mi?                
Gelelim zirvenin özüne. Yine bu beslemelere göre NATO, IŞİD'in faaliyetleri bağlamında üyelerinden birinin güvenliğinin tehdit altına girmesi halinde gerekli önlemleri almakta tereddüt etmeyeceğini açıklamış! Bravo doğrusu. Bu haberleri vermeselerdi biz toplantının niye yapıldığını bir türlü anlayamayacak ve ne karar alındığını asla öğrenemeyecektir! Cehalet mi diyelim, pişkinlik mi diyelim, bilemiyorum. Ya beyler, NATO zaten bunun için kuruldu. Varlık sebebi, üyelerinden birinin güvenliğinin tehdit altına girmesi halinde gerekli önlemleri almak. Bunu ilkokul seviyesindeki her insan bilir. Böyle bir karar almak için toplanması gerekmiyordu.

AKP'ye ayar verdiler
Siz, milletin aklıyla alay etmeye çabalayarak, işin özünü saklayabileceğinizi mi zannediyorsunuz? O toplantı da alınan kararlar, AKP hükümetinin bugüne kadar yaptıklarıyla taban tabana zıt. Toplantıda IŞİD'le sonuna kadar mücadele kararı alındı, AKP hükümetinin bu örgütle ilişkileri bir yana henüz "terör örgütü" bile diyemedi.
Toplantıda, Irak'da her kesimi kucaklayacak ve belirsizliği ortadan kaldıracak bir hükümetin kurulması ve bir yapının oluşturulması kararı alındı, AKP hükümeti Barzani'yle kucaklaşıp belirsizliğin artmasının ve Irak'ın bölünmesinin yolunu açtı. Toplantıdan, Suriye'deki mevcut yapının korunması ve Esad'lı bir çözümün sağlanması kararı alındı, AKP hükümeti Suriye ile bütün köprüleri atıp, Esad'ı zor durumda bırakmak için terör örgütleriyle işbirliği yaptı.
Kısacası, o toplantıda AKP hükümetine açık ve net şekilde uyarı yapıldı ve durumunu gözden geçirmesi tavsiye edildi. Bu kadarla da kalmadılar, İsrail'le ilişkilerin bir an önce düzeltilmesi ve bölgede belirsizliği arttıran müdahalelerden vazgeçmesini istediler. Yani, NATO toplantısı AKP hükümetine ayar vermekle tamamlandı.Sizin itibar dediğiniz şeyin aslı, işte bu hazin durumdur. Öyle olduğu içindir ki, bu gerçekleri Türk milletine anlatmak yerine, fotoğraf çektirmelere kendinizce anlamlar yükleyerek bir kahramanlık çıkarmaya uğraşıyorsunuz.

Hangi belgeyi gönderecekler?
Gelelim Obama görüşmesine. Besleme ve yanaşmaların zirveden fotoğraf çektirme dışında bulabildikleri tek şey, Obama görüşmesi ve Fethullah Gülen hocanın iadesinin istenmesi oldu. Obama'nın Erdoğan'a karşı bir tavrı olduğunu neyse ki bu muhteremlerde kabul ediyorlar.
Malum, Obama dünyada eşi emsali görülmemiş bir şekilde eline beyzbol sopası alarak Erdoğan'la telefon görüşmesi yapmış, sonrasında da yaklaşık 1,5 yıl hiçbir ilişki kurmamıştı. Galler'deki görüşmenin de bir formaliteden ileri gitmediği anlaşılıyor. Zira, yapılan açıklamalar elle tutulur tek bir şey olmadığını net biçimde ortaya koyuyor. Yanaşma ve beslemeler bu görüşmeden aktaracak haber olarak, Fethullah Gülen hocanın iade edilmesi talebini buldular. Hatta o kadar ileri gittiler ki, dışarıdan bakanlar NATO zirvesinin Fetuhllah Gülen hoca efendinin iadesi için toplandığını dahi düşünebilirler.
Ancak, orada da bir sorun var. Obama, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın beyanlarını yeterli görmeyip, bilgi ve belge istemiş. Sadece bu kadarı bile bir vahamettir. Belli ki bu talebi de fazla ciddiye almamış. Türkiye, istenen bilgi ve belgeleri gönderecekmiş. Çok merak ediyoruz, acaba yapılan telefon görüşmelerini mi bilgi ve belge olarak gönderecekler, yoksa ayakkabı kutuları ve para sayma makinelerini mi? Paralel yapı masallarının üzerinden aylar geçti, ancak bunların dışında elle tutulur ve belge niteliği olan tek bir şey henüz ortaya konulamadı.
 
Orhan Karataş/ortadoğu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.