Muhasebe-Yusuf Samet İlerisoy

 İşte bütün meselem, her meselenin başı, 

Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı! 
Tırnağı, en yırtıcı hayvanın pençesinden, 
Daha keskin eliyle, başını ensesinden, 
Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına; 
Yerleştirse başını, iki diz kapağına; 
Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi? 
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi?

Bu mısralar, Necip Fazıl’ın Muhasebe adlı şiirinden alındı. 

Muhasebe ki, günlük hayatımızdan tutun da harici siyasete değin her sahada sık sık durup düşünmemizi sağlayan bir istasyondur; olan-biteni görmek, kazancı-kaybı hesaplayarak kârda mı zararda mı olduğumuzu saptamanın elzem yoludur. Muhasebe; kimi zaman rotamızdaki hedefe doğru gittiğimizi ispatlayan bir pusula, kimi zaman da ters yöne girdiğimizi belirten bir ihtar levhası olur. Bu sebeple, makul insanlar muhasebeden çekinmez çünkü muhasebenin kabahat neşterleyen bir ameliyat olmayıp, aksine insanı olgunlaştırma yolunda bir kilometre taşı olduğunu bilirler.

Lakin işbu mefhum,  bu denli mühim iken Türk siyasetinde hak ettiği alâkayı ne kadar gördüğü tenkide değer bir mevzudur. Bu eleştiriyi yapmak sorumluğunu kendimize vazife addetmekle beraber “iğneyi kendine çuvaldızı başkasını batır” desturuna binaen, evvelen, kendimizin “gönül bağı” bulunan ideolojiyi yani Ülkücü Hareket’i ve onun Türk siyasetinde somutlaşmış hâli, âdeta vücudu olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’ni hesaba çekmenin daha isabetli olacağı kanaatini taşımaktayız. Büyük Birlik Partisi (BBP)’nin de aynı ruha ait olduğunu göz önünde tutarak yapılacak tenkitlerin muhatabı olup olmadığı ayrı bir yazı konusu olmakla beraber kesişim kümesindeki hataları ruha yani Ülkücü Hareket’e atfetmekte bir beis görmemekteyiz. 

İmdi, MHP’nin hangi hususlarda çelişkiye yahut hataya düştüğü hakkındaki naçizane kanaatlerimizi sıralayalım:
1. Merhum Hocaoğlu’nun siyaset felsefesine hediye ettiği Devletçi Milliyetçilik ve Milletçi Milliyetçilik mefhumlarını göre bir tasnife gittiğimizde MHP’nin kendisini hangi tarafa mensup saydığı muallakta kalmış bir mevzudur. İşbu diyalektik kavramların yalnız birine dâhil olmak mümkün olduğu için MHP’nin bu kararsızlığı bir iç tutarsızlık yahut çelişki oluşturmaktadır.

2. MHP, demokratik bir yapı içerisinde mücadelesini sürdürmesine rağmen parti içinde demokrasiyi özümsemeye pek yanaşmamaktadır. Demokraside homojen bir söz/logos paylaşımı öngörülürken MHP’de üstü tortu kaplı heterojen bir dağılım göze çarpmaktadır.



3. Kendisinin resmi bir aidiyet belirtmemesine rağmen kanaatimizce Devletçi Milliyetçi olan MHP, bu tercihinin bir neticesi olarak parti içinde de katı bir totalitarizm kurmuştur. Özeleştiri yeteneğinin en zayıf olduğunu düşündüğümüz bu siyasi gelenek, muhalif sesleri ya sistemden ihraç ederek yahut merkeze dâhil ederek gün geçtikçe merkezdeki kütleyi arttırmaktadır. Bu gidişatın sonu, “siyasi karadelik” olup kendi dışındaki insanlara kendi ideolojik varlığına dair hiçbir mesaj iletememesidir ki bu aşamada tabela partisi olarak tarihe gömülür.

4. MHP’nin demokratik olmayan -en azından heterojen olan- iç yapısı akla, bu parti iktidar olduğunda ülkenin demokratikleşmesi için ne kadar çaba harcayabilir sorusunu getirmektedir. 

5. MHP, kendi siyasetini üretememektedir. Kuruluşundan beri aktif değil reaktif olan parti, milliyetçiliği birincil öncül olarak kabul edip bütün politikalarını bu merkez çevresinde şekillendireceği iddiasında olmasına karşın kitleleri ikna edebilecek milli hiçbir projeye sahip değildir. 

6. MHP, ideolojisini rasyonelleştirememiştir. Türk milliyetçiliğinin temel kavramları soyutluğunu korumakla birlikte her soyut kavram gibi her zihinde başka bir anlam ifade etmektedir. Bu durum, siyasi tartışmalarda bir belirsizlik ve kendini ifade zorluğu meydana getirirken ideolojinin inanılırlığını önemli biçimde azaltmaktadır.

7. MHP, idealist yapısıyla ve duygusal tepkileriyle modern siyasete ve real politik devlet yönetimine ne kadar uzak olduğunu gözler önüne sermektedir. Zihniyet bakımından gençlik yapılanmasının fantaziye kaçan tutkularından arınamamış yahut tekâmülünü dışa yansıtamayan parti kadrolarının devlet yönetmeye talip olması istihzaya layıktır.

“Kalem kılıçtan keskindir” atasözü uyarınca aciz bir kalemşor olarak bu maddelerin üzerinde tek tek durmayı ümit etmekteyiz. Arzumuz, afaki eleştirilerle fildişi kulemizden büyüklerimize çatmak değil, bu hareketin sahadaki gönüllülerinden biri olarak sorunlara çözüm bulmaktır. Setredilen sorunların çözümsüzlüğe düçar olacağı açıktır. 

Bu sebeple diyoruz ki
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi…

Anahtar Kelimeler:
YusufSametİlerisoyMuhasebe
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.