MHP’de birleşme ve dirilme!

Geçmiş yönetilemez. Tarihi geri çevirmek de mümkün değildir. Geleceği düşünmekten öte geleceğe odaklanmak gerekir. 7 Haziran’da Türkiye, tarihinin en kritik dönemeçlerinden birisini dönmek üzeredir. Böyle bir dönemde kimsenin ama hiç kimsenin nefis, kişisellik ya da kapris yapma lüksü yoktur. Gün “Rus Ruleti” oynama günü değildir. Gün, milli duruşu, aklı, basireti, birliği ve bütünlüğü gösterme günüdür.

Kendisini milliyetçi ülkücü aidiyetle ilgili görenler haklı olduklarını değil güçlü olduklarını göstermedikleri takdirde ciddiye alınmaları söz konusu olmayacaktır. Güçlülük ise öncelikle bütün milli duyarlılığa sahip olanların birlik içinde bulunmalarıyla mümkündür. Bu konuda hiç kimsenin kişisel kapris yapma hakkı yoktur.  “Sürü”  elden giderken  “alaca dana” hesabı yapmak hem ahlaki hem de rasyonel değildir. 2015 seçimlerine birleşmenin verdiği sinerjiyle girmek Bozkurtların yeniden dirilişini sağlayacaktır. Bozkurtlar dirilmelidir.

7 Haziran seçimleri yalnızca siyasi iktidar davası değil, aynı zamanda bir namus ve vatan davasıdır. Yalnız iktidar için değil, bütün Türk dünyası ve Türk Milleti için ’verin oyunuzu, Türk Milleti namus günüdür’ demenin zamanı gelmiştir. Yüreğinde vatan duygusu, tarih ve millet şuuru taşıyan herkesin MHP’nin bayrağı altında birleşmesinin zamanıdır. Aksi takdirde yarın çok geç olacaktır. Bu birleşme MHP etrafında olmazsa, Türk Milletini inkâr edenlerin Dolmabahçe’deki şovlarını izlemeye herkes hazır olmalıdır.

Bu defa MHP’de birleşme, bütünleşme ve dirilme olmazsa bir daha uğrunda birleşilecek ortak değer kalmayacağını bir kez daha ikaz ediyorum. Ancak bu kez durum çok daha vahim bir hâl aldı. Bu nedenle tarih karşısında bütün vatanseverleri, namuslu her insanı ve tabii ki ülkücüleri Türk Milletinin düşmanlarına karşı sandıkta MHP yanında tavır almaya davet etmek durumundayız.

Bugün Türk milletine karşı küfür bir bütündür. Açılımcı, federasyoncu, özerklikçi, bölücü, kıyıcı, terörist ekipler birlikte iç içeler. Türk milletine ve tarihine karşı liberal, neoliberal, Kürtçü, Ermenici ekip ortak saldırılar gerçekleştirmektedir. Ermenilerden özür dileyenler, Şeyh Sait anmaları düzenleyenler, Seyit Rıza heykeli dikenlerden ortalık geçilmiyor. Yaban ellerde camiler öylesine mahzun dururken, Türkiye’de tarihi binaları kilise olarak açanlar, kendilerini aşağılık kompleksi içinde  “makul Müslüman”  ve “hoşgörülü” göstermeye çalışan milliyet özürlülerinin tamamı bir bütündür.

Karışık kafalar, belirsiz ortamlar, gelecekten kesilmiş umutlar bazı ülkücü milliyetçilerin yön kaybına uğramalarına neden olmuştur. Ülkücünün, eski-yeni ayrımının yapılarak birbirine nasıl düşürüldüğünün örneği her gün yaşanmaktadır. Türk milliyetçilerini kervanı basılmış, otağı dağıtılmış ve mensupları tutsak edilmiş bir görüntü vermekten kurtarmak şarttır. Bunun da bir tek yolu vardır; o da ancak kayıtsız şartsız bir araya gelmek ve MHP’de bütünleşmektir.

Birbirlerini yemekte hiç bir sakınca görmeyenlerin, eninde sonunda bir başkasına yem olduğuna tarih şahittir. Zaman itişme, çekişme dönemi değil aksine milliyetçi ülkücü cenahın  “titreyip” ya da “irkilip” kendine gelme zamanıdır. Şartlar ayrı düşme ve düşünmeye izin vermemektedir. Bu nedenle her anlamda ülkücü milliyetçi birlik ve bütünlüğü kurmak esas olmalıdır. Başarısızlığın da ayrılığın da mazereti olamaz. Milliyetçi ülkücülerin, umut olarak yeniden doğması, bütün şer amaçları alt üst edecek bir yeteneğe sahip olduğunu göstermesi şarttır.

MHP, bu bağlamda kendisine marjinal muamelesi yapan siyaseti, alt üst etmek için rezervlerini, potansiyelini ve kitleleri her alanda devreye sokmalıdır. Yeni bir dirilişin heyecanı ve umudu, geniş kitlelere yansıtılmalıdır. Bunun için de her anlamda bir milli onarım stratejisi devreye sokulmalıdır. Bunu hemen yapmak gerekir, yarın çok geç olabilir!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.