Mehdilik Kur'an'da ve hadis kaynaklarında yoktur

 Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez NTV canlı yayınında Oğuz Haksever'in soruları yanıtladı.

Görmez'in açıklamalarında öne çıkan başlık 15 Temmuz süreci oldu. Bu süreçte her müessesenin özeleştiri yapması gerektiğini belirten Görmez, şunları söyledi:

 "Diyanet neredeydi diye sormak bu topraklarda yaşayan herkesin hakkıdır. Daha önce de darbeler gördük, acı hatıralarımız var. Bu darbe daha önceki darbelere benzemiyor. Kendisini dini bir cemaat olarak adlandıran bir cemaat önderliğinde gerçekleştiriliyor. Bu dini yapı bizim zekatlarımızı toplayarak, sadakalarımızı çalarak, evlatlarımızın beynini yıkayarak bu noktaya geldi. 

Dini kullanarak bu noktaya geldi. Vatandaş şunu elbette sormalı; Diyanet bizi bu tehlikeye karşısında neden bilgilendirmedi? Biz özeleştiri yapıyoruz. Bu yapı şiddetten söz etmemişti. Savaşı yererek, kardeşlik diyerek daha çok bir yapıyı ayağa kaldırdı. Bu tabloda bütün müesseseler özeleştiri yapmalı. Yapının elebaşı Diyanet'te görev yaptı. Diyanet'in de özeleştiri yapması gerekiyor."

"DİYANET İTİBAR SUİKASTINA UĞRADI"

FETÖ'nün söylemlerinin camilere sokulmadığını ancak bazı bireysel yanlışlar yaptıklarını ifade eden Görmez, "Son 3 yılda yalnız kaldığımızı söyleyebilirim. Son 3 yıldır Diyanet itibar suikastına uğradı. Bütün bunlar bizi mazur olmaktan çıkarmaz. Nifak hareketleriyle mücadele etmek zordur" diye konuştu. 

"BU SIFATLARI HAK ETMESİ MÜMKÜN DEĞİL"

15 Temmuz sonrası yapılan Olağanüstü Din Şurası'nda alınan kararda "Örgütün elebaşı din alimi olarak kabul edilemez" denilmesine de değinen Görmez, "Malumat sahibi olmakla alim olmak farklı şey" dedi.

Görmez, "Bir insanın 40 yıl kendisini topluma farklı tanıtarak, bir altın nesil yetiştireceğim vaadinde bulunarak beyin yıkayarak, toplumu teslim alarak, toplumun imkanlarıyla alınan silahları topluma yönelten bir insanın bu sıfatları hak etmesi mümkün değil. Onun için Olağanüstü Din Şurası'nda İslam bilginlerinin bu ifadeyi kullanmış olması son derece yerindedir" ifadelerini kullandı.

"3 AÇIĞIMIZ KULLANILDI"

Gelecekte aynı hatalara düşmemek için bir "hasar tespiti" yaptıkları ve oluşturdukları komisyonlarda incelemelerde bulunduklarını belirten Görmez, örgütün toplumdaki 3 açığı kullandığını söyledi.

Bu açıkları "eğitim", "maneviyat" ile "güç ve itibar" olarak sıralayan Görmez, şöyle konuştu:

"Ne olduğunu değil, niçin ve nasıl olduğunu düşünmemiz lazım. Nasıl olduğu sorusuyla yöneldiğimiz zaman bu yapı bizim hangi açığımızı kullandı, hangi beklentimizi kullandı. Eğitim açığımızı kullandığını gördük. Paralel bir eğitim oluşturdular. Her görüşten insanın çocuğunu göndermek zorunda olduğu bir oluşum meydana geldi. İkincisi maneviyat açığımız... Diyanet ve ilahiyat iki elini başının arasına almalıdır. Bu açığı doldururken Diyanet ve ilahiyat neredeydi? Bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Bu açıklarımızı toplum olarak kapatmamız gerekiyor."

"HARAMI SEVAP YAPTILAR"

Görmez, örgütün hedeflerine ulaşmak için "haramları da sevap yaptığını" belirtti ve şöyle devam etti: 

"Himmet kavramının zaman içerisinde haraca dönüştüğünü gördük. Yapının sürdürülebilir olması için her türlü yola başvuruldu. Hedefe ulaşmak için haramı sevap yaptılar. FETÖ ahlak adı altında ahlaksızlık yaptı.Tedbir kavramında ise her türlü gayri ahlakilik mübahlaştırılıyor. Sınav sorularını çalmak bütün nesillerin istikbalini çalmaktır. Milyonlarca insanın hakkına hukukuna girmektir."

"MEHDİLİK KUR'AN'DA YOK"

Diyanet İşleri Başkanı, FETÖ elebaşının "mehdi" kavramını kullanmasına da şu sözlerle değindi:

"Mesih hareketleri dinimizde hep sorun olmuştur. İslam'dan önce de bütün dinlerde kurtarıcı beklentisi olmuştur. İslam'da da bu vardır. 14 asır geçti, İslam peygamberinin üzerinden, yüzlerce mehdi geldi hepsinin sahte olduğu ortaya çıktı. İslam bireysel olarak sorumluluğu her insana vermiştir. İnsanın iyiliği de kötülüğü de kendisinedir. İslam peygamberi kızına 'babam peygamberdir diye bana güvenme' der.

Hiç kimse başka bir kimsenin üzerindeki vebali alma gücüne sahip değildir. İslamın bu noktada insanın sorumluluğuyla ilgili bu temel hususu ortaya koyduğunu bilmeliyiz. Mehdilik konusu Kur'an-ı Kerim'de hiçbir ayette yer almaz. En temel hadis kitaplarımızda da bu kavram yoktur. Mehdi vardır ya da yoktur gibi bir tartışma başlatmak istemem. Ama hadis rivayetleri içerisinde mehdilik rivayetleri vardır, bazıları sahih bazıları uydurma olarak kabul edilir. Tarih boyunca birçok insan mehdiliğini ilan etmiş ama bunun sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bundan sonra kimsenin bunu istismar etmemesi için uyanık olmamız lazım."

"BÜTÜN CEMAATLER AYNI KATEGORİYE SOKULMAMALI"

Görmez, diğer cemaatlerin FETÖ'den ayrı tutulması gerektiğini de ifade ederek "15 Temmuz'dan sonra en büyük endişem bu sürecin fitneye dönüşmesi. Fitne adam öldürmekten beterdir. Bu fitnelerden biri; bu ihanet üzerinden bir takım bütün yapıları aynı kategoriye koymamak lazım. Türkiye'de cemaatlerin büyük bir kısmının geleneği vardır. Tamamını aynı kategoriye sokmak doğru değil" şeklinde konuştu.

"TARİKATLAR DA ÖZELEŞTİRİ YAPMALI"

Tarikatların da özeleştiri yapması gerektiğini beliten Görmez, şöyle devam etti:

"Aynı hataya düşmemeleri için her birinin özeleştiri yapması gerekir. Bütün cemaatlerden kurtulmak için hep aynı yol önerildi; yasaklamak ve devletleştirmek... İkisi de doğru değildir. Doğru olan İslam'ın ana yolundan sapmamaları için şeffaf olmaları, liyakat ve sadakat esaslarına bağlı kalmalarını sağlayacak bir mekanizmanın oluşturulması. Ve bunlarla beraber kendi iç disiplinlerini kurmalarını sağlamak."

DİYANET ATAMALARI EYLÜL SONUNDA

Mehmet Görmez, imam hatip alımına ilişkin bilgi de verdi. Sınavlar tamamlanmadan darbe girişimiyle karşı karşıya kalındığını hatırlatan Mehmet Görmez, şu bilgileri verdi:
"Sınavlarda görev alan bazı görevliler açığa alındığı için tamamı şaibe altında olmasın diye, kimsenin hakkı zayi olmaz. Zaten kimseye kazanıp kazanmadığı söylenmemişti. O tamamlanmamış olan sınav yenilenecek. Herkes daha iyi hazırlanacak, sınava girecek ve eylül ayı sonunda herkes ataması yapılacak ve görevinin başında olacak."

"3 BİN 600 PERSONEL AÇIĞA ALINDI"

Diyanetteki FETÖ soruşturmasına da değinen Görmez, şu ana kadar 3 bin 600 personelin açığa alındığını söyledi. Soruşturmanın devam ettiğini kaydeden Görmez, "En küçük bir yanlış bilgi ortaya çıktığında arkadaşlarımız görevlerine dönecek. Bu yapıyla en ufak bir bağ kurmuş kimseyle göreve devam etmemiz mümkün değil" dedi.

"DİYANET'E DOĞRUDAN SIZMA ÇABASI YOK"

Görmez, Diyanet'teki FETÖ yapılanmasına yönelik soruya ise şu yanıtı verdi:

"Diğer bütün kurumlara sızma çabasında oldukları halde Diyanet'e doğrudan sızma çabasında olmadıklarını biliyorum. Çünkü paralel, kendi alternatif eğitimleri olduğu için imam hatip liseleri ve ilahiyat fakültelerine daha geç yıllarda çocukları göndermeye, yönlendirmeye başladılar. Sadece himmet ve zekat toplama noktasında vaizlerden yararlanmak için önemli bir çaba içinde olduklarını biliyorum. Ama bu sayı da yekün olarak dikkate aldığımızda bizim yapımızı zedeleyecek notada olmadığını söyleyebilirim."

Görmez, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını da şu sözlerle anlattı:

15 Temmuz gecesi her Türk vatandaşı gibi saat 10'a doğru haberleri aldık. Bize düşen vazife nedir? Sadece namaz kıldırmak değildir. O gece kriz masası kurduk ve camilerden sela okuttuk.

Arkadaşlarımızla istişare ettikten sonra din görevlilerimize mesaj göndererek minarelere koşarak, sela okuyarak milletimizin yanında yer alalım dedik. Milletin hukukuna sahip çıkmak için sela okuttuk. 

Sabahlara kadar Türkiye'nin bütün camilerinde böyle oldu. Milletimizin kendisine yönelen tehdidi bertaraf ederken azıcık tutumuz olduğu için kendimizi bahtiyar hissediyoruz." 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.