Mansur Yavaş-Suat Başaran

Mansur Yavaş CHP’den aday oldu...

 

Kendi kararıdır...

 

*****

 

Kendisi gitti, bize ülkücülük tartışması kaldı; yıllardır olduğu gibi...

Ülküdaşlarımız kendileriyle ilgili bir karar verirler, tartışmasını bizler  yaparız...

Elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum:


Kabul edelim artık, hepimizin kabul ettiği ölçütlerimizin olmaması bir yana, kavramlara da aynı anlamı yüklemiyoruz... Hal böyleyken bu tartışmalarla neyi halldeceğiz?


Herkesin kendi doğrusu varken ve bu doğrusuna iman etmişken ortak bir doğru bulmanın imkân ve ihtimali var mı; Allah aşkına!..


“MHP’yi şöyle suçlamıştı da, şimdi böyle yapıyor” gibi  sözlerin anlamlı olabilmesi için, bunu 'herkes'e uygulamalıdır bu sözlerin sahipleri...


“Haspaya yakışıyor” anlayışından gına geldi artık...


Ve kimse yemiyor... Emin olsun herkes...


*****


Mansur Bey’in CHP’ye gitmesi demek, MHP ile alâkalı bir beklentisinin kalmadığı anlamına gelir.


MHP ve onun kadrolarıyla siyasî bir gelecek kurmayı kendi açısından imkansız görmüş ve yeni bir arayışın içerisine girmiştir...


Tanıdığım Mansur Bey şüphesiz Türk Milliyetçisidir ve şüphesiz en az bizler kadar ülkesini seviyordur...


Ancak, Mansur Bey kendisine yeni bir yol çizmiştir...


Ondan klâsik ülkücülük noktasında ve MHP odaklı bir beklentisi olan varsa bunları yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir...


Yoksa çok büyük hayal kırıklığına uğrarlar...


*****


Mansur Yavaş büyük bir risk aldı...


Kazanamazsa siyasî hayatı bitebilir...


Kazanırsa, Türk siyasî hayatında çok önemli bir aktör olur...


Mansur Bey’in mevcut CHP ile mezara kadar birliktelik kuracağına ihtimal vermiyorum...


Ankara Büyükşehir’i kazanmış bir Mansur Yavaş, mahallî seçimlerden sonra kâğıtların yeniden karılacağı Türkiye siyasetinden kutup başlarından biri olmaya adaydır...


Mansur Bey’in CHP adaylığına bana göre bu noktadan bakılmalıdır...


*****


“Koltuk sevdası”, “makam beklentisi” gibi ucuz polemikler sadece şahsî tatmine yarar; o kadar...


Küfür edip rahatlamak isteyenlere sözüm yok; anlamak isteyenlere farklı bir bakış açısı sunuyorum sadece...


İnsanları aşağılayıp suçlamadan evvel bir anlamaya çalışırsak, hem biz hem de hareketimiz kazanacaktır...


*****


Son olarak, Mansur Bey’in gitmesini onaylamadığımın bilinmesini isterim...


Beklentim ve arzum MHP’nin adayının yanında durmasıydı...


Yapmadı ya da yapamadı...


Bunu yapmadı diye O’nu hain olarak suçlayacak değilim...


Cenab-ı Allah gönlüne göre versin...


O kendi yoluna, biz kendi yolumuza...


*****


Şimdilik bu kadar yeter.


Yorumlara göre, ileride devam ederiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
faruk menderes imamoğlu 3 yıl önce

suat başaran değerlendirmesi objektif bir bakış açısı keşke MHP de aday olabilseydi bu duruma sebep olanların hiçmi suçu yok mansur bey tunca Toskay sebahatdin Çakmakoğlu vs kadar ülkücü değerlere sahip değilmiydi? ALLAH yolunu açık etsin bu konularda ifrat tevrit durumunda olmakdan vazgeçmeliyiz

Avatar
b.osman duman 3 yıl önce

Suat bey siz yıllardır bu partinin ocaklarında ve partide görev yaptınız burda kafanıza göre yazma luksunuz yok ya olduğunuz gıbı görünün yada göründüğünmüz gibi olun adam MHP genel Başkanına Genel idare kurulunda olduğu halde mektup yazıyor oda yetmiyor bu mektubu Zaman gazetesınde ve başka Tv lerde yayaynlatıyor siz partiyi CHP leştiriyorsunzu diyor ve beni aday göstermezseniz ben ekibimle başka partiye gececegım dıyor ve kendisi CHP den aday oluyor siz buna nasıl kılıf hazırlar şekilde yazarsınız sizler partıde görev yaparken yanınıza varıp ellerimdeki bilgi ve belegeleri dinlemeden kapı dısatrıya ediyordunuz bizleri üstelik aynı emsalız bende partinin belirli yerlerinde görev yaptım son olarak şunu demek isterim sizingibileri çok gördük çok eğer bende gördüklerimi yaşadıklarımı yazsam siizn gibi çoğunuz bir saniye Türkiye topraklarında durmazsdınız

Avatar
Abdülhamit Karaca 3 yıl önce

Suat bey,yazinin yayinlanmasindan sonra degerli Ülküdasim Yildiray Cicek`in ayni konuda yazdigi yaziyi okuyacagini,ve yazdigin yazindan dolayi bütün Ülkücülerden özür dileyecegini ümit ederek bekledim,tik cikmadi.Dolayisi Yildiray beyin bu muhtesem ve gercekleri bir bir siralayan yazisini belkide okumadigin veya imkan bulup okuyamadigin icin sana ekde göänderiyorum.Acilende bu sitede cevap verme mecburiyetin hasil oldu.Kacamaklikda yapamazsin.Bekiliyorum ,sadece sahis olarak deyil milliyonlarca Ülkücü Bozkurt adina bekliyorum.Selamet ile.TTK





YAYAŞ YAVAŞ GELEN İHANET

Yıldıray Çiçek / 2013-12-31 10:13:42







Hz. Ali "Zaman ibret aynasıdır." diyerek ne güzel söylemiş… Bugün sizlere zamanın bize gösterdiği ibretlik siyasi bir portreden bahsedeceğim. Bu, aynı zamanda MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi de zamanla haklı çıkaran ibretlik bir siyasi öyküdür. Bu öyle bir ibretlik öyküdür ki, sadece gözü ve kulağı olanın algılayacağı değil aynı zamanda akıl ve vicdan birlikteliği gerektiren bir öyküdür.



MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli hangi sözünde, hangi duruşunda haklı çıkmadı ki? Devlet Bahçeli'nin bir kez daha haklı çıktığı konulardan birisi de bugün CHP'den Ankara Büyükşehir belediye başkan adayı olan Mansur Yavaş konusudur.



2009 yılında Beypazarı Belediye Başkanı iken MHP'den Ankara Büyükşehir belediye başkan adayı gösterilen ve o seçimlerde Melih Gökçek ve Murat Karayalçın'ın ardından üçüncü olan Mansur Yavaş, 2011 seçimleri öncesinde birine yazdırdığı mektupla MHP ile olan bağını fikren koparmıştı. Mansur Yavaş'ın şu an geldiği nokta ise MHP'nin kendi içinde ne kadar tutarlı ve ölçülü olduğunu göstermiştir. Başka birine yazdırdığı mektupla MHP'nin CHP'leştirildiğini söyleyen ve bu söylemi ile AKP'lilerin gözünde yıldız olan Mansur Yavaş, şimdi ise CHP'nin başarısı için çalışacak… "Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli" sözü herhalde Mansur Yavaş'ın bu içine düştüğü hazin haline ışık tutmaktadır.







MEKTUP SÜRECİ



Zaten bu mektup sürecini iyi takip eden ve bu süreçte oynanan oyunları idrak edenler için bugün gelinen nokta kimseyi şaşırtmayacaktır. MHP'nin Ankara Büyükşehir belediye başkan adayı gösterilmiş, kazanamamışsın, MHP Lideri Devlet Bahçeli seni çalışma kadrosu içine alarak MHP MYK üyesi yapmış… MHP'den yine Ankara Büyükşehir belediye başkan adayı olma düşüncen varsa, ne yaparsın bir sonraki yerel seçimlere kadar projelerini hazırlar, mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ile mücadele edersin, değil mi?



Mansur Yavaş ne yapmaya kalktı? MHP'nin politikalarına karşı mücadeleye başladı. O mücadelesini de MHP üzerinde operasyon yapmak isteyenlere yazdırdığı mektupla harekete geçirdi. MHP MYK üyesi olarak randevulu-randevusuz her zaman görüşebilen birisinin zaten mektup yazması burada oynanan oyunun bir göstergesi olmuştur.



Gönderilen mektubu "MHP Genel Merkez yöneticileri sızdırdı" diyorlar… Bu propaganda da zaten oynanan oyunu gizleme çabasından başka bir şey değildir. O mektup, MHP üzerinde kara propaganda yapılmak üzere kurgulanıp yazıldığı için, onu sızdıran kişiler de aynı kişilerdi. Bu mektubun içeriğini Mansur Yavaş'ın istişare arkadaşı olan Mümtazer Türköne'ye sormakta büyük bir fayda vardır.



Mektup bir MHP'linin düşünceleriyle değil, AKP/cemaat diliyle yazılmıştı.



12 Eylül 2010 referandumunda 'Evet'in savunulması, "MHP CHP'leşti" iftirası, Engin Alan'ın MHP'den milletvekili olmasına karşı çıkılması, mektubun ana odak konuları yapılmıştır. Bu ifadeler MHP'yi kamuoyunda vurma taktiği olarak AKP ve cemaat tarafından zaten kullanılıyordu. MHP içinden de kura çekmişler herhalde kullanmak için Mansur Yavaş'ı bulmuşlar… Mansur Yavaş da zaten bu işlere dünden gönül eriymiş…







REFERANDUM'DA EVET'İ SAVUNMA İHANETİ



Bugüne kadar bir tane Türk/İslam düşmanına karşı mücadele ettiğini, açıklama yaptığını görmediğimiz Mansur Yavaş nedense onlara yol açacak konularda MHP'ye akıl vermeye çalışmış ve bunu yaparken de AKP'nin politik dilini kullanmış, sözde milliyetçi birisi olarak onların politikalarını meşrulaştırma gayreti vermiştir. Bunlardan birisi de 12 Eylül 2010 referandumunu savunan ifadeleri mektubunda barındırması olmuştur.



Mansur Yavaş'ın adına MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye gönderilen mektupta referandum için "Millet iradesinin önemli bir bölümüne elitist bir yaklaşımla adeta tepeden bakan, referandumda evet oyu kullanmış yüzde 58'lik bir kitleyi neredeyse yok sayan, bütün programını hayır oyu kullananlar üzerine yapan ve bunu açıkça ilan eden bir anlayışla sonuç almamız mümkün gözükmemektedir." ifadeleri yer alıyordu.



Peki, 12 Eylül 2010 referandumunun mimarı olan Recep Tayyip Erdoğan milyonların huzurunda bu referandumun amacını nasıl anlatıyordu?



Kanal 24 ekranlarından aynen şunları söylemişti: "Anayasa değişikliği önerimiz (KÜRT) açılım projemizin önemli bir parçasıdır. Açılım kapsamında atacağımız adımların önünü açıyor, alt yapısını hazırlıyor."



AB)(D)ullah Öcalan'ın 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum için Akşam Gazetesi'nde yayınlanan röportajında "Ben olmasam referandumda "Evet" çıkmazdı" sözünü ve AKP ile referandum için yaptığı anlaşmaları "Biz Türkiye Cumhuriyeti'ne, devletine ve hükümetine demokratik çözümü, demokratik anayasayı dayatmak için boykot kararı aldık, doğrudur. Biz isteseydik bu referandumu kesin kaybederlerdi. Biz 'Hayır' deseydik, bu değişiklik paketinin geçmesi imkansız hale gelirdi. Erdoğan'a son bir şans verdik, bunu iyi görmesi gerekir. Umarım bundan sonra demokratik anayasa ve demokratik çözüm konusunda olumlu gelişmeler olur." sözleriyle anlatması Mansur Yavaş'ın daha Türk milliyetçiliği nedir, MHP'nin referandumdaki 'Hayır' duruşu nedir bunu anlamadan, bilmeden hareket ettiğinin ispatıdır.



Referandum'da %58'in tarafında olan Mansur Yavaş,12 Eylül 2010 referandumu ile ilgili hangi konuda ne söylediyse haklı çıkan MHP Lideri Devlet Bahçeli'den özür diledi mi?



MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli yılmadan, yorulmadan 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum sonucuna bile aldırmadan, aynı gün akşam "Başbakan Erdoğan'ın önümüzdeki yıl gündeme getireceğini açıkladığı kapsamlı Anayasa değişikliğinde PKK açılımının ilerletilmesi kapsamında Türkiye'nin milli birliği, milli devlet niteliği ve üniter siyasi yapısının temellerinin yıkılmasını amaçlayan düzenlemelerin yer almasının Türkiye'yi etnik temelde ayrışma, çatışma ve bölünme sürecine mahkum etmesi kaçınılmazdır.Böyle bir gelişmenin doğuracağı vahim ve ağır sonuçlar açıktır." açıklamasını yapmıştır. O günden sonra Güneydoğu Bölgesi adeta PKK'nın eline bırakılmıştır. PKK kendi polis teşkilatını kurmuş, yol kontrolü yapmaya başlamıştır. BDP milletvekilleri bölgeye Kürdistan adını vermiş, Barzani'yi Diyarbakır'a getiren Başbakan da milyonların huzurunda sözde Kürdistan'a selam göndermiştir. Türk devleti bölgeden el çektirilmiş, PKK'nın devletleştirilmesi bizzat AKP/PKK arasındaki anlaşmaya uygun şekilde gerçekleşmektedir.



Referandumda 'Evet'i savunan, Evet'e destek veren kim varsa hepsi bu ihanet manzarasından sorumludur. Mansur Yavaş da bu sürece destek vererek, MHP ile yollarını ayırmış, AKP'yi mutlu eden adımlara imza atmıştır. Mektubu gazetelere nasıl haber olmuş bir bakın ve ondan sonra bu mektup tezgâhını kimlerin yaptığını anlayın…



 



PKK'LILARA SES ÇIKARMAYIP, ENGİN ALAN'A KARŞI ÇIKMAK







MHP Lideri Devlet Bahçeli, TSK'ya her türlü kumpasın kurulduğu ve PKK'nın her manada önünün açıldığı bu dönemde, teröre karşı kahramanca mücadelesi vermiş olan Engin Alan'ı 2011 seçimleri için İstanbul'dan aday gösterdi. Engin Alan'ı aday göstermek hem her taraftan kuşatılmış TSK'ya, hem de Türk milletinin bölünmez bütünlüğü için mücadele veren herkese büyük moral olmuştu. Engin Alan'ı hem AKP medyası, hem cemaat medyası adeta linç ediyordu. Her türlü iftira ile bu vatan için fedakârca mücadele etmiş vatan evladı Engin Alan'a saldırıyorlardı.



Zaten Başbakan geçtiğimiz yıllarda Engin Alan'ın neden bedel ödediği kendi ağzından çıkan "Bir ülkenin başbakanı anma törenine gider de bir Korgeneral ayağa kalkmaz mı? Kalkması gerekir. Kalkmadığı takdirde bedelini öder. Bedelini de ödedi. Çanakkale'de anma törenlere gidiyoruz bu beyefendi ayağa kalkmadı. Ondan sonra gereği yapıldı o ayrı mesele. Ama şimdi bakın gideceği yeri o da buldu" şeklindeki sözleriyle itiraf etmiştir.



Başbakan Erdoğan, Engin Alan ile ilgili bu itirafta bulunurken AKP/Cemaat çizgisinde Engin Alan'a karşı çıkan Mansur Yavaş mektubunda "Cuntacı oluşumlarda yer aldığı iddiasıyla hakkında davaların devam ettiği isimlerin ön plana çıkarılması kamuoyunda ciddi kuşkular uyandırmıştır" diyebilmiştir.



MHP'de Engin Alan'ın milletvekili olmasına karşı çıkan Mansur Yavaş'ın, herhangi bir konuşmasında, yazısında, röportajında AKP'nin yahut CHP'nin PKK'lı olduğunu alenen bilinen kişilerin milletvekili ,Genel Başkan yardımcısı yapılmasına herhangi bir eleştirisini gören olmuş mudur?



Bu sorumun cevabı olarak Mansur Yavaş'ın mektupla MHP politikasını dizayn etmeye çalıştığı süreci ölçü alırsanız daha sağlıklı olur. Ondan önce Türk milliyetçiliği çizgisinde hiçbir fikri mücadelesi olmamış, sadece Beypazarı Belediye Başkanı ve MHP Ankara Büyükşehir belediye başkan adayı olarak kamuoyunda tanınmıştır.



AKP/cemaat çizgisindeki Mansur Yavaş'ın Engin Alan karşıtlığı da MHP ile bağlarını koparan ana etkenlerden bir başkası olmuştur.



 



"MHP CHP'LEŞTİ "İFTİRASI…







Bu iftira özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İ.Melih Gökçek tarafından her seçim dönemi halkı AKP/CHP kutuplaşmasına zorlamak ve MHP'yi de CHP'ye benzeterek MHP'ye gidecek oyları engellemek için kullanılır. Bir nevi AKP'nin iftira silahından çıkan kurşunlardan birisidir. Bunu propaganda olarak kim kullanıyorsa muhakkak AKP ile bir fikir ve gönül bağı vardır.



Bakalım Mansur Yavaş, o meşhur mektubunda bu manada nasıl açıklar vermiş:











- Ülkücü harekete yabancı dar bir kadronun elinden çıkan politikalarla "CHP'yle özdeş parti" suçlamalarına çanak tutan bir anlayış sergilenmiştir.



- İçinde maneviyatı barındırmayan bir milliyetçiliğin halk tarafından CHP'yle aynı kategoride değerlendirildiğini fark edemeyen bir siyaset tarzıyla bu hareketi iktidara taşıyamayız.



MHP, CHP'leşecek ne yapmıştır? Hadi Recep Tayyip Erdoğan'ın ve İ.Melih Gökçek'in tezgâhını anlıyoruz da, Mansur Yavaş MHP'yi CHP'leşti diye göstererek hangi siyasi tezgâhın içinde yer almıştır? Ve bu sözleri söylemiş birisi olarak ve CHP'ye resmen siyasi manada vebalı, mikrop gibi davrandıktan sonra CHP'nin adayı olmayı nasıl içine sindirmiştir?



Haber Türk, Mansur Yavaş'a soruyor, maske bir kez daha düşüyor:



(Mansur Yavaş'la CHP sağa mı kaydı?) Hiç ilgisi yok. Yavaş ile CHP sağa kaymaz.



Adama bir kez daha sormazlar mı o halde Mansur Yavaş, CHP bir yere kaymıyorsa, MHP ne yapmıştı da CHP'leşmişti? "CHP'leşti" dediğiniz MHP yerinde dururken, bugün sizin CHP'li olmanızı nasıl izah edeceksiniz?



"Ben belediye Başkanı olmak için her şeyi yaparım" diyorsanız eğer , "Bazı başka partilerdeki makamlar yüzünden hiçbir zaman ben davasını partisini satacak adam değilim." sözünü kullanan Mansur Yavaş kimdi?



Mansur Yavaş, Vatan Gazetesi'nden Murat Çelik'e "Özellikle MHP tabanından gelen destek mesajlarını önemsediğini" belirtmiş…



Mansur Yavaş, MHP tabanına mesaj vermeye çalışıyor da, acaba kendisinin geçmişte söylediği sözlerle CHP'ye adeta vebalı gibi davranmasından dolayı CHP'li kendisine oy verecek mi diye düşünüyor mu hiç?



Zaten Atatürkçü, vatansever birçok CHP'li kendi partisinden şikâyetçi olduğu için MHP'ye akışlar başlamışken, MHP'li oyunu CHP'ye niye versin?



Mansur Yavaş, MHP'nin adayı iken millet MHP'nin başarısı için canla başla çalıştı. Davasını ve partisini önce AKP'ye, şimdi de CHP'ye satan birisine MHP'li oyunu verir mi?



Hem Mansur Yavaş şu an nasıl bir partiden aday olduğunu bilemeyecek kadar koltuk için gözünü karartmış durumdadır. Gerçi MHP'de iken de niye MHP'li olduğunu fark edememişti.







HANGİ CHP, NASIL BİR CHP?







PKK'nın avukatlığını yapmış, PKK'nın kavram ve söylemleriyle siyaset yapan, PKK'lı teröristin cenaze töreninde konuşma yaparak Türk devletine meydan okuyan Sezgin Tanrıkulu'nun CHP Genel Başkan yardımcısı olduğu CHP'nin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayına mı MHP tabanından sıcak mesaj gidecek?



Atatürk'ü Dersim'de soykırımcı gösteren, PKK'lı teröristlerin ailesine taziye için giden, PKK'lılar kendisini sözde kaçırdığında onları "Hepsi İyi Çocuklar" diye tarif eden kişinin milletvekili olduğu CHP'nin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayına mı MHP tabanından sıcak mesaj gidecek?



Şimdilerde Amerikalardan icazet alan, bir zamanlar "PKK'ya Genel Af olabilir" diyen, Öcalan'a ev hapsine sıcak bakan, Apo alçağına "Vallahi APO'yu özledik /Kürdüz sonuna kadar/Vallahi biz dostu özledik" şarkılarını Apo posterleri altında ve PKK paçavraları önünde söylemiş Ahmet Kaya'nın mezarını ziyaret eden, ona her daim sahip çıkan, yine bir başka vatan haini olan ve "Biz, bağımsız, birleşik, özgür bir KÜRT ÜLKESİNİN, KÜRDİSTAN'ın çocukları olmak istiyoruz", "Biz kendi toprağımızda, kendi bayrağımızın altında özgür ve bağımsız olmak istiyoruz" diyen Yılmaz Güney'in mezarını ziyaret edip, çiçekler bırakan birinin Genel Başkan olduğu CHP'nin adayına mı MHP tabanından sıcak mesaj gidecek?



AKP'nin CHP'den, CHP'nin AKP'den hiçbir farkı yoktur. 12 Eylül 2010 referandumunda 'Evet' noktasında buluşmuş İ.Melih Gökçek ile Mansur Yavaş arasındaki ne fark olacak ki? Terör örgütü PKK'ya karşı AKP'nin de, CHP'nin de yaklaşımları somut bir şekilde ortadadır.



Mansur Yavaş, 12 Haziran 2011 seçimleri öncesi birilerine yazdırdığı mektupla ve seçimlere aylar kala AKP'nin gazetelerinde tam sayfa röportajlar vererek, MHP'yi ve MHP'nin Liderini eleştirerek çoktan MHP ile yollarını ayırmıştı. Hele Star Gazetesinin seçimlerden 4 ay önce Mansur Yavaş'ın ağzından attığı "MHP Bu Gidişle Barajda Boğulabilir" manşeti her şeyin ispatı olmuştur.



Bundan yaklaşık 1 yıl önce MHP'li üst düzey bir yetkilinin kendisine karşılaştığı bir ortamda "Mansur bey ne yapmayı düşünüyorsunuz bundan sonra, MHP'den adaylık düşünüyor musunuz?" sorusunu yönelttiğinde "Ben MHP'ye viagra olmam" diyen bir zihniyetin, bugün CHP'ye ne olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Ondan sonra "Ben MHP'den aday olmak istiyorum" kurnazlığı ve "MHP yönetimine bayram sonuna kadar süre tanıyorum" gibi hadsizliği kendisini MHP üzerinden başka partilere pazarlama taktiğidir. Bunu da zaten kendisi yakın çevresine pazarlanmak için yaptığını söylemektedir.



2009 yılında bu köşede MHP'nin başarısı adına her türlü desteği veren ve kendisine Başbakan Erdoğan'ın ve İ.Melih Gökçek'in yaptığı nezaketsizlikler ve kara propagandalar karşısında mücadele eden ve bu mücadelede İ.Melih Gökçek'e 8 milyar tazminat ödemiş birisi olarak Mansur Yavaş'ın kendi tabiriyle "davasını, partisini satan adam" olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.



"Davasını, partisini satarken" kendini kamuoyuna haklı çıkarmak için giderayak yapmış olduğu yazılı basın açıklaması da nasıl bir oyunun içinde olduğunu göstermiştir.



Biz "İ.Melih Gökçek, MHP Genel Merkezi Binasına gelip, MHP Lideri Devlet Bahçeli ile görüştü " iftirasına şerefi, namusu, haysiyeti olan bu iftirasını ispat eder çağrısı yaptığımız günlerde Mansur Yavaş'ta bu iftirayı CHP'ye geçtiği gün propaganda olarak kullanmıştır. Aklınca kendini haklı çıkaracakta, biz hala bu iftirayı atanlara namus, şeref ve haysiyet çağrımızı güncel tutuyoruz.



MHP Ankara'da yapılan anketlerde dört puan fark aralığı ile ikinci parti durumunda ve adayının kalitesi, vizyonu AKP'nin adayının da, CHP'nin adayının da üzerindedir. Her şeyden öte kişiliği ve karakteri tartışılmayan bir isimdir.



AKP'nin içine düştüğü durum, CHP'nin içine düşürüldüğü durum MHP'yi her yerde olduğu gibi Ankara'da da alternatif bir hale getirmiştir. MHP'nin adayı Prof.Dr. Mevlüt Karakaya Ankara'da gönüllerde büyük yer tutmuştur. Ankaralı olması gönüllerdeki yerini gün geçtikçe daha da büyütmektedir.



MHP kendi oyları üzerine AKP ve CHP'den gelecek oyların eklenmesi ile Ankara'da zafer kazanacaktır. Zafere bir adım daha yaklaşılmıştır.

Avatar
Murat Güçlü 3 yıl önce

Partimizin bir geleneği oluştu, kim parti içinde yükselirse "Bu genel başkanlığa oynuyor" lafını çıkar ayağını kaydır. Daha önceleri olduğu gibi aynısı Mansur Yavaş'a da yapıldı buna kimse itiraz edemez. Yerel seçimlerde oy adaya verilir partiye değil. Bir dönem daha GÖKÇEK'in şovlarını izlememek için Mansur Yavaş'a oyumu veririm. Başkan seçimden sonra CHP'den istifa edip Bağımsız devam edecek.

Avatar
halil akdag 3 yıl önce

yildiray cicek kardesimiz nezaman ayagi yere basan bir yazi yazacak merak ediyorum kendini eleveriyor yada asagilamak icin mektupdan söz ediyor baskasina yazdirilmis mektup edep yahu hakan sükür ile karistirdin galiba mantilkli ve tutarli yazilar bekliyoruz ORTADOGUYA layik yazilar yazmasini bekiliyor vediliyorum.

Avatar
b.osman duman 3 yıl önce

Sayın Halil Akdağ ve Murat Güçlü beyefendiler siz aydamı yaşıyorsunuz siz Ülkücü iradeye hakaret ettiğinizin farkındamısnız ne laka bak Koray aydın bey Koç gibi aday oldu kaybetti şuan Trabzonda gece gündüz davası için çalışıyor yahu hıcmı vijdanınız yok hiçmi Allahtan korkunuz yok bu adam Beypazarından belediye başkanıydı bu dava onu aldı Ankara belediye başkan dayı yaptı o yetmedi benım için MHP de Çaycılık yapmak bile şeref ben 3 dil biliyorum Yurd dışında kalıyorum bu adamı MYK üyeliğine aldı sen bu görevdeyken menaet Ettiğin akraban Beypazarında fırıldaklar çevirip AKPPKK ya geçsin sende Genel Başkana mektup yaz hadı yazdın götür ver yok Zaman gazetesinde çarşaf çarşaf yaınladı neyde mektup MHP yi CHP leştiriyormuş kim Devlet Bahçeli yahu sen ne terbiyesiz adamsın şimdi sen nerdesin değerli kardeşlerim bilginiz var yazıyorsanız ayıp ediyorsunuz bilginiz yok sa cahilsiniz hele birde Ülkücüyüm diyorsanız çok yazım sizi aslında ıp numaranızdan kım olduğunuzu kımlere çalıştığınızı öğrenmek mümkün ama değmez

Avatar
halil akdag 3 yıl önce

kardesim su parayonadan nezaman kurtulacaksin beni tanimak istiyorsan ip numarasi aramana gerek yok ben karlsruhe ülkü ocagindayim gelde konusalim saygilar osman duman