Mahir Kaynak'ın analizi üzerine-Suat Başaran

 Buradan yine onlara yakın düşüncedeki arkadaşlarca, ‘face’de zaman zaman paylaşılıyor…

Mahir Kaynak anladı, şaşkaloz muhalifler anlamadı” mealinde notlar düşerek…
Elbette şaşkalozluğu üzerime almadım ancak Genel Merkez politikalarına muhalif olduğum için o arkadaşlara bazı meseleleri açıklama ihtiyacı hissettim...
Önce sözü edilen yazının içeriğini özetleyelim…
Aslında yıllardır anlatılan hikâyelerin bir tekrarı:
MHP Türkiye’nin iç barışı için önemli bir partidir ve bunu da Devlet Bey’in liderliğine borçludur…
Yazıdaki en can alıcı nokta ise son cümlede gizli:
“Endişem onu tasfiye etmek için bir takım komplolar hazırlamalarıdır ve devletimiz bunu engellemelidir…”
*****
Aslında son cümle her şeyi özetliyor...
Ben onların yerinde olsam yazıyı siteme taşımadığım gibi köşe bucak saklardım…
Şahsen Sayın Genel Başkan’a en büyük itirazım, ‘devletimiz’ denilen müessese üzerinden olmuştur.
Bizim ‘Devlet’imiz soyut bir kavramdır ve ülkücü fikriyatın içinde yaşatılır…
Bizim kutlu gördüğümüz (kutsal değil) kavram budur…
Hükümet bürokrasisi her zaman devleti temsil etmez…
*****
Bilindiği üzere bu devlet(!) ülkücü-milliyetçi hareketi ‘zararlı bir akım’ olarak yıllar yılı takip etmiştir…
Bu hareketin banisi merhum Başbuğ’umuz başta olmak üzere hemen hemen tüm üst düzey yöneticileri, devletimiz(!) tarafından çeşitli işkencelerden geçirilmiştir… 
Arkadaşlarımız idam edilmiş, işkencelerle şehit edilmiştir…
Yine bu devletimiz denilen aygıtın kimi elemanlarınca Genel Merkezimiz taranmış ve iki fidanımız can vermiştir…
Şimdi bu devletimiz Genel Başkanımızın yerinde kalabilmesi için devreye girmelidir; öyle mi?
Neden, devletimiz(!) MHP’yi çok mu seviyor?
Diyelim ki seviyor…
Devletin ve milletin bekası için MHP’ye ihtiyaç olduğunu bildiği için seviyor…
Peki ülkücü hareket kendisine biçilen bu role razı mı?
Biz mi devlet bürokrasisinin emrine girmeliyiz, yoksa devlet bürokrasisi mi bizim emrimize girmeli?
Can alıcı sual budur…
Birinci şıkkı işaretleyenlerin yolları açık olsun…
Onlara “Operasyon partisi olmayacağız” sözünü buradan tekrar hatırlatmak isterim…
Herhalde sözün kime ait olduğunu biliyorlardır…
*****
Bizim tavrımız ikinci şıktan yana…
Umarız ki, şaşkalozluğumuz bağışlanır!..

SUAT BAŞARAN
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bülent gezgin 4 ay önce

suat beğ, teşekkür ediyorum.

Avatar
ülkücü 4 ay önce

ülkücüleri aldatmanın yolu bol gaz vermektir. ben diyorum ki devlet benim olmayınca ne yapayım o devleti ben. elin ümmetçisi devleti tepe tepe kullanacak, ülkücüler o devlette rektör, vali, kaymakam, savcı hakim olamayacak. sadece uzman çavuş olup kuşunlara gelecek. sonra yüce devlet mavalı ile kandırılacaklar yok öyle mavra. niye hep biz ölürken diğerleri bürokrat oluyor. biz ölmek için mi varız. biz ölürken onlar niye ölmüyor