Kripto FETÖ'cüler Kendini Saklamak İçin MHP'li Muhaliflere Saldırıyor!

 Bir el Ülkücünün Ülkücüyü kırması için tüm gücüyle mücadele ediyor.

Görünüşte parti içi muhalefetin doğal sonucu olarak değerlendirilen bu durum aslında Ülkücü hareketin temel dinamikleriyle uyuşmuyor.

Olgunlaştırılmaya çalışılan çatışma ortamı, Ülkücü hareketin iç çekişmelerinden ziyade FETÖ’nün alışılagelmiş operasyonlarını çağrıştırıyor.

Bu yazıyı takım tutar gibi siyasi taassup içinde okumayın.

Bir tarafı karalamak ya da diğer tarafı kayırmak gibi bir amaç gütmüyoruz.

FETÖ’cüsünüz ve gizlenmeye ihtiyacınız var.

En rahat nerede kamufle olursunuz?

Böyle bir dönemde ya AKP’de ya MHP’de.

AKP’de kamufle olmanız zor.

17/25 olaylarında cezaevi yatmış AKP’li isimler bile hala FETÖ’cü olmadıklarını ispat edebilme gayretinde.

Ankara’da bir dost meclisinde cezaevi yatmış gencin FETÖ ile irtibatlı olmadığını ispat edebilme gayretini hayretle müşahede etmiş biri olarak yazıyorum bunu.

En rahat mevzilenebileceğiniz yer MHP.

Muhaliflerden boşalan pek çok alan mevcut.

Muhaliflerin karşısında genel merkez yanlısı görünerek oldukça konforlu bir alan elde etmeniz de mümkün.

Daha önce de yazdık. FETÖ’nün operasyon tekniği belli.

Hedeflediği kadrolar önce itibarsızlaştırılır. Boşalması sağlanan alanlara örgüt elemanları sessizce yerleştirilir.

FETÖ’nün MHP’ye yönelik organize en büyük saldırısı kaset operasyonları. Bu operasyonun sonuçlarını sadece genel merkezde üç beş koltuk olarak değerlendirmeyin. O üç beş koltukla birlikte altta pek çok kadro da dağıldı.

Üstüne 17/25 ve darbe arasındaki süreçte MHP ile FETÖ arasındaki yakınlaşma pek çok FETÖ’cünün partide aktif görev almasına vesile oldu. Üstelik bunlar kendilerini gizleyerek de gelmediler.

2011 sonrası partiye yamanan FETÖ yandaşlarından muhalif kanada katılan insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Büyük çoğunluk hala partide.

MHP’de mevzilenen FETÖ’cüler bugün 4 temel vazifeyi ifa gayretinde.

İlki kendilerini gizlemeyebilme gayreti.

At izinin it izine karıştığı bu günlerde genel merkez yanlısı görünmeleri yeterli.

Referandumda AKP’yi destekleyen bir liderin kanatları altına sığınmak mümkün olan maksimum korunmayı sağlıyor.

İkinci amaç muhalefetin boşalttığı kadroları doldurarak örgütlü çalışmalara devam edebilmek.

Böyle dönemlerde darmadağın olmuş yapınızı bir yerde derli toplu tutma mecburiyetiniz hasıl olur.

Yapınız dağa çıkmaya müsait olmadığında bunu ancak bir organizasyon içinde yapabilirsiniz.

Türk milliyetçiliği fikriyle uyuşabilecek kadrolarınızı gizlemek için MHP biçilmiş kaftan.

Bir diğer hedef olarak da zarar gören FETÖ’cüleri kurtarabilme gayreti göze çarpıyor.

Cezaevinde yatan FETÖ’cüleri çıkartabilmenin tek yolu sözü muteber sayılacak birilerinin bu şakirtlere kefil olması.

Paraya karşı zaafı olan isimler üzerinden bu amaca hizmet ediliyor.

Bu kitabi bir bilgi değil.

Bugün şakirtlere kefil olma ve rant sağlama bir hizmet kapısı haline gelmiş durumda. Pek çok çevrede olduğu gibi bu kirli tezgahın içinde maalesef yöneticilerimiz de yer alıyor.

Eğer şakirt, basının dikkatini çekecek bir pozisyonda değilse, kendisinin ve ailesinin maddi durumuna göre 100 bin TL ile 1 milyon TL arasında bir bedelle bu örgüt elemanlarına kefil olunuluyor.

Dördüncüsü ve en iğrenci ise Ülkücünün sokağa çekilebilme gayreti.

Ülkücü hareket edindiği tecrübelerle yıllardır sokak çatışmalarından uzak durdu.

Ülkücüyü sokağa çekecek tek neden kendisine saldıracak bir diğer Ülkücü grup.

İnsan tecrübe ettiğinden sakınır. Fakat Ülkücünün Ülkücüyle imtihanı aklımızın ucundan geçmezdi. Fakat aklı selimi ele almazsak bu acı tecrübeyi de yaşayacağız.

Muhalefet ile keskinleşen çizgi FETÖ’nün çalışmaları ile günden güne bilenmekte.

Sokak çatışmalarının başlamasını hedefleyen FETÖ’nün gerekli şartları olgunlaştırmak için var gücüyle çalıştığının anlaşılması gerek.

Bunu sadece sözde genel merkez yanlısı görünen FETÖ’cüler başaramaz.

AKP’de sütre gerisine yatmış FETÖ’cü devlet kadroları Ülkücü muhalif kanadı sıkıştırıp isyan hissini körüklüyor.

Salon iptalleri, polis baskısı günden güne artacak. Gündeme bir de referandum boca edildi ki her şey tam kıvamında.

Muhalif kanat içinde mevzilenen FETÖ’cü soysuzların gaza verme çabalarını da unutmamak gerekiyor.

FETÖ ile mücadeleyi hafife alanlar bilsinler ki Tayyip Erdoğan’a yüklenen abartılı kudretin bile yetersiz kaldığı bir güç söz konusu.

17/25’de bizzat Erdoğan ve ailesi hedeflenirken, Erdoğan can havli içinde FETÖ ile çatıştığı süreçte dahi AKP’ye, kendi kadrolarına sahip olamadı, söz geçiremedi.

Anlattıklarımız olayın sadece Ülkücü hareketi ilgilendiren kısmı. Bir de toplumun genelini ilgilendiren referandum süreci var ki o apayrı bir konu.

Neticesinde…

Hangi tarafta olursanız olun eğer bir kişi size herhangi bir Ülkücüyü hedef gösteriyorsa, toplu katılımların olduğu yerlerde ajitasyon yapmanızı salık veriyorsa soluk alın ve az düşünün.

Habil ya da Kabil.

O kan aktıktan sonra hangisi olduğunuzun önemi yok.

Rüstem Fırat 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.