İŞİD’ Mİ PKK’MI?Rüstem Fırat'ın yazısı

Binlerce şehit verdik teröre.

Doktorlarımız, müezzinlerimiz, hemşirelerimiz, askerimiz, polisimiz, masum sivil vatandaşlarımız katledildi.

Ekranlarda saniyelerle geçiştirildi ölüm haberleri.

İŞİD çıktı sonra.

Irak’ta her gün yaşanan terör eylemlerine yeni bir boyut kazandırdı.

Oysa İŞİD’den önce de binlerce Türkmen kanlı terör saldırılarında can veriyordu Irak’ta.

Peşmerge saldırıları ve baskıları altında canından bezmişti soydaşlarımız.

Ama Türkiye’de öldürülen Türk’ü dahi önemsemeyen basın elbette oralı olmazdı.

Sonra İŞİD sözde Kürt bölgelerine saldırdı.

Peşmerge çıkınını toplayıp uzadı hemen.

Bizim basında İŞİD’e karşı ufak tefek homurtular başlamıştı ki İŞİD Pkk’ya çullandı.

Ve açılım süreciyle aslında Pkk’nın kanlı eylemlerine de ortak olan siyasi iktidar ve yandaşları yanlarına eski tüfenkleri ve bölücüleri de alarak ekranlara aktılar.

Televizyonlarda saatler süren yüzlerce tartışma programı.

Binlerce köşe yazısı.

Sanki terörle yeni tanışıyormuşuz gibi!

Bugün de Yeni Şafak Gazetesi yazarı ve Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi döktürmüş.

Pkk terör örgütü silah bırakacakmış.

O kadar çok duyduk ki bu geyikleri.

Bir yıl kadar önce de silahlı gruplar terk edecekti ülkeyi.

İktidarın Ankara’da AB’ye girdik diye gündüz vakti havai fişeklerle kutlama yapması geliyor insanın aklına.

Selvi’nin bu yazısı da Pkk ve Apo’ya yönelik bir toplum mühendisliği çalışması aslında.

Bugün İŞİD’mi Pkk’mı sorusuyla milletimizin sinir uçlarını törpülemeye çalışıyorlar.


Basın, medya ve kanaat önderleri denen bir takım dinazorlar halkın algısını, ödemesini peşin aldıkları alanlara doğru iteliyorlar. Terörün modası olur mu hiç diye sormayın. Oluyormuş demek. Bugünlerde İŞİD’e lanet yağdırırken bu topraklarda yıllarca dökülen kanı unutuvermek çok moda.


İyi de;

 “Öldürelim, otorite olalım.” Diyen Apo ve örgütü Pkk ile İŞİD arasında ne fark var?


Mevzu insanlıksa, Pkk’yı desteklememiz gerektiğini utanmadan yazan, çizen, anlatan insan müsfetteleri sınıfta kalmaz mı?


Pkk’yı Kürtlerin hamisi ve temsilcisi görmek ve göstermek hangi mantıkla izah edilebilir?


Pkk ve Kürtler!


Ocak 1987; Hakkari Ortabağ köyü.

Pkk’nın biti yeni yeni kanlanıyor. Köy kahvesinin sobasına bomba koyuyorlar. İnsan sobanın içine bomba koyar mı? İnsan olan koymaz elbet ama bunlar insan değil. Ve GÜM! Herkes paramparça.

Ölenler kim? Kürt. Katleden kim? Pkk.


Haziran 1987; Mardin Ömerli köyü.

Caniler köye dalıyor, köylüyü meydanda topluyor. Çoluk çocuk, yaşlı genç demeden yaylım ateşi açılıyor. 16’sı çocuk, 30 köylü yerde cansız yatıyor.

Ölenler kim? Kürt. Katleden kim? Pkk.


Mart 1988; Eruh Yağızoymak köyü.

İnsanlıktan nasipsiz yaratıklar 9 çobanı iple boğuyor. İbreti alem olsun diye. Çobanları yan yana yatırıp boyunlarını sıka sıka öldürüyorlar.

Ölenler kim? Kürt. Katleden kim? Pkk.


Mayıs 1988; Nusaybin Taşköy.

Balminin mezrasına dalıyorlar. 8’i çocuk, 11 kişiyi kafalarına sıkarak köy meydanında öldürüyorlar. Giderken 3 kişiyi de yanlarında sürüklüyorlar. Yolluk alıyorlar bir nevi. Bir süre sonra telsizden emir geliyor. “Sıkın kafalarına!” Canlarına minnet...

Ölenler kim? Kürt. Katleden kim? Pkk.


Kasım 1989; Yüksekova İkiyaka köyü.

Köyü basıyorlar. Gecenin bir yarısı çoluk çocuk demeden don gömlek diziyorlar duvarın dibine köylüleri. 28 vatandaşımızı öldürüyorlar.

Ölenler kim? Kürt. Katleden kim? Pkk.


Kan, gözyaşı, acı ve terör saldırılarıyla geçiyor yıllar. Bombalarla, roketlerle, kurşunlarla! Yaralı kurtulan garip köylüleri saymıyorum bile. Yeni yıllar yeni saldırıları beraberinde getiriyor. Daha fazla otorite için daha fazla sivil katlediliyor. Köy meydanlarında parçalanmış bedenler kanlar içinde yatıyor.

Ölenler kim? Kürt. Katleden kim? Pkk.


Kana doymuyor katiller. Tüm güneydoğuda yollara pusu kuruyorlar. Araçlarda çocuk varmış, hamile kadın varmış umurlarında değil. Gönderiyorlar roketleri.

BUM!

Mardin’de yolcu minibüsü havaya uçuyor, yolcularıyla birlikte.


90’lı yıllar. Van, Şırnak, Mardin, Kahramanmaraş, Tatvan, Silvan’dan yeni garipler katılıyor bu dürzülerin katlettikleri şehitler kervanına. Kurşuna dizilerek öldürülüyorlar.


Silvan’da camiyi basıyorlar.

Camiyi basıyorlar efendiler, camiyi.

Küfürle, dipçikle giriyorlar Allah’ın evine. Hoca, müezzin cemaat diziliyor son kez aynı safta. Kaleşleri cemaatin üzerlerine boca edip 10 kişiyi katlediyorlar.


Girdikleri her evde ölüm kusuyorlar. Gariban köylüler korumak için bedenini siper edip kapanıyor yavrularının üzerine. Erzincan’da Başbağlar’da çoğu çocuk 33 kişiyi hunharca öldürüyorlar. Öldürmek yetmiyor. 57 evi ateşe veriyorlar.


Bu şehitlerin nereli olduğu önemli mi? Bizim için böylesi bir zulümle can verenin kim olduğu elbette önemli değil. Ama terör örgütü savunucularının kirli paragraflarına ışık olsun diye belirtelim. Bu şehitlerin çoğu Kürt.

Peki kim öldürdü bu insanlarımızı? Pkk’lı teröristler.


Sakın Pkk’nın sadece bunlarla yetindiğini sanmayın. Yazıya sığdıramıyorum canilerin katlettiği canları. Bıkmadan, usanmadan her yıl yüzlerce vatandaşımızı katlediyorlar, yıllardır öldürüyorlar. Kana doymuyorlar.


Palazlandıklarını hissettiklerinde batıya yöneliyorlar.

Bakırköy Çetinkaya’da 11 kişiyi diri diri yakarak öldürdü bu manyaklar. Küçükçekmece’de Nazlı Giyim mağazasında aynı son. 3 kişiyi yaktılar. Kadıköy’de Mavi Çarşı’ya daldılar. 13 masumun tenleri tutuşurken zevkle izlediler. Yaktılar lan, yakarak öldürdüler.


Servis otobüslerinde, belediye araçlarında bombalayarak, parçalayarak, tutuşturarak kıydılar çocuklara. Tatil beldelerinde minibüsleri bombaladılar. İnsanları havaya uçurdular. İstanbul Ticaret Odasına girdi bir piç. Elindeki bombayı bıraktı çıktı.


Yetmiyor satırlar. Yaktılar, yıktılar, öldürdüler, bombaladılar, salyalar akıtarak hem öldürdüler hem de barıştan, insanlıktan bahsettiler.


Yıl 2014.

Hakkari’de, Şırnak’ta, İstanbul’da, İzmir’de sokak ortasında insanlarımızın kafalarına kurşun sıkılarak şehit ediyorlar. Mağazaları, araçları, insanları yakılıyorlar. Bombalarla bedenler parçalanıyor hala.


Ve bu terör yıllardır devam ederken bazı dinazorlar ekrana çıkıp milletle alay edercesine Pkk’nın Kürt haklarını savunduğunu iddia ediyor. Bu vahşi terör örgütünün pençesinde can veren binlerce insanın canını, kanını, acısını umursamadan konuşuyor. Utanmadan sıkılmadan Pkk’nın Kürt’lerin haklarını savunduğunu yineliyorlar? Hepimizi aptal yerine koyuyorlar.


Bazı reziller de meydanlarda, kürsülerde İŞİD’e karşı Pkk’nın desteklenmesi gerektiğini haykırıyor. CİA’den, MI6’dan, BND’den, KGB’den yazı başına maaş alan sürtükler köşelerinde bu savı yüzleri kızarmadan destekliyor.


Arada sığındıkları söylem şu:

“Efendim İŞİD terör örgütü”.

İşid’in terör örgütü olduğunu biliyoruz da desteklediğin terör örgütü?


Çok sıkıştıklarında da söylemleri şöyle evriliyor:

“Ama efendim İŞİD kafa kesiyor.”


Pkk’nın Taşdelen’de yaptıklarından haberiniz var mı? Şehit ettikleri askerlerin kafalarını kesip farklı bedenlerin üzerine yerleştirdiler. Cenazeler karışsın da aileleri infiale sürüklensin diye...


Hepsinden acısı...


Koca Türkiye Cumhuriyeti, uyuşturucu kaçakçılığı DİA ve Europol raporlarında belgeli, tonlarca uyuşturucu yakalatmış bir terör örgütü ile masaya oturuyor. Binlerce masumu katletmiş, örgütte sivrilen yüzlerce Kürt militanını bile önünü kesmek için ajan suçlamasıyla infaz etmiş bir cani ile müzakere ediyor.


Son bir yılda yaptıklarıyla dünyada infial yaratan İŞİD’in eylemlerini yıllardır uyguluyor Pkk.

Tarihe şöyle bir göz attığınızda terör örgütlerinin birbirinin ruh ikizi olduğunu görürsünüz. Daha fazla ölüm, daha fazla zulüm, daha fazla güç ve bu vahşi güce boyun eğmeye zorlanan masum halk.


Şimdi... İt iti ısırıyorsa ben ne yapayım?


Sonuçta insan kendine sormadan edemiyor.


Hangi terörüsti sevmeliyim? Hangisinin yanında olmalıyım?

İŞİD mi, Pkk mı?


Daha doğrusu namuslu bir insan masumları, sivilleri katleden bir terör örgütünün yanında olabilir mi?

Bu kadar Kürt’ü katleden bir örgüte Kürtlerin hamisi gözüyle bakılabilir mi?

Eğer cevabınız evet ise;

Siz manyak mısınız?


RÜSTEM FIRAT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.