İnandırılmış Çaresizlik- Emirhan Aydın

Hareketin iktidarını engellerken,zafer kazanmış komutan gibi durmak,
Bunun adı sosyolojide inandırılmış çaresizliktir.

Evet!.
İktidar olamayacağına kendisini inandırmış bir liderin,kendi mensuplarını, inandığı çaresizliğine ,kitlesinide  ikna etmesidir...
Değilse bu kadar teslimiyetin izahı yoktur.

Ülkücü harekette 2002'den sonra üreyen,ne söylerse söylesin alkışlayan tavanın (tabanın asla değil)verdiği destekle, tek adamlığa giden genel başkanın...

Milliyetçiliği ayaklar altına alan,Türk düşmanı HİKMETYAR'ı yıllar önce kendisine kılavuz eden adama, bu kadar teslim olmasının tek nedeni,asla başka bir şekilde anlatılamaz.

Ülkücüleri oyalayarak iktidar olmasını engelleyenlerin,sanki ülkeyi yönetiyor gibi nara atmasının başka türlü izahı yoktur.

Ülkenin beka sorunu varsa eğer,ülkeyi beka tehlikesine getirenlerin,bu meseleyi halletmesi mümkün değildir.

Ülkenin beka meselesini ancak ülkeyi karşılıksız sevenler"ha ekmeğini yemişim,ha uğrunda kurşun yemişim"diyen Ülkücü hareketten başkasının çözmeside mümkün değildir.

Adresi başka yerlerde aramak,hele hele 17 yıldır ülkeyi yönetenlerde aramak,inandırılmış çaresizliğin vuku bulmasıdır.

Herkesten başkan olur,fakat senden asla başkan olmaz diyen bir liderin,o eleştirdiği lideri başkan yapmak için gösterdiği çabayı başka türlü anlatamazsınız.

17-25 Aralık günlerinde parti mensuplarına sokaklarda bildiri dağıttırarak,Akp'yi protesto ettiren partinin, daha sonra tamamen dönüşmesinin başka türlü anlatılması mümkün değildir.

50 yıllık bir partinin %10 oy almasını zafer olarak kabullenmesinin iki türlü izahı vardır...
Birincisi ülkeyi yönetememeyi kabullenmesi...
İkincisi ise asla iktidar olamayacağına kendisinin inanmasıdır.

Evet!.
Sonuç olarak Ahmet gider,Mehmet gelir,emir altında kitle eksik olmazı bilmek ve buna göre tavır almakta biliniyorsa,kendi inanmışlığını(neye inanmışsa)kendi kitlesinide inandırması normal bir olaydır.

Şu artık gerçekleşmiştir,buradan çıkışta kalmamıştır,MHP,Akp'nin gölgesinde siyasete devam edecektir.

Çünkü inandırılmış çaresizliğin Türkçesi:
Biz nasıl olsa İKTİDAR OLAMAYIZ'dır.

Halbuki ülkücü hareket bu ülkede,iktidara en yakın siyasi partidir,yeterki şak şakçılar bu işlerden vazgeçsinler.

Evet!.
İktidar olamayacağına kendisini inandırmış bir liderin,kendi mensuplarını, inandığı çaresizliğine ,kitlesinide  ikna etmesidir...
Değilse bu kadar teslimiyetin izahı yoktur.

Ülkücü harekette 2002'den sonra üreyen,ne söylerse söylesin alkışlayan tavanın (tabanın asla değil)verdiği destekle, tek adamlığa giden genel başkanın...

Milliyetçiliği ayaklar altına alan,Türk düşmanı HİKMETYAR'ı yıllar önce kendisine kılavuz eden adama, bu kadar teslim olmasının tek nedeni,asla başka bir şekilde anlatılamaz.

Ülkücüleri oyalayarak iktidar olmasını engelleyenlerin,sanki ülkeyi yönetiyor gibi nara atmasının başka türlü izahı yoktur.

Ülkenin beka sorunu varsa eğer,ülkeyi beka tehlikesine getirenlerin,bu meseleyi halletmesi mümkün değildir.

Ülkenin beka meselesini ancak ülkeyi karşılıksız sevenler"ha ekmeğini yemişim,ha uğrunda kurşun yemişim"diyen Ülkücü hareketten başkasının çözmeside mümkün değildir.

Adresi başka yerlerde aramak,hele hele 17 yıldır ülkeyi yönetenlerde aramak,inandırılmış çaresizliğin vuku bulmasıdır.

Herkesten başkan olur,fakat senden asla başkan olmaz diyen bir liderin,o eleştirdiği lideri başkan yapmak için gösterdiği çabayı başka türlü anlatamazsınız.

17-25 Aralık günlerinde parti mensuplarına sokaklarda bildiri dağıttırarak,Akp'yi protesto ettiren partinin, daha sonra tamamen dönüşmesinin başka türlü anlatılması mümkün değildir.

50 yıllık bir partinin %10 oy almasını zafer olarak kabullenmesinin iki türlü izahı vardır...
Birincisi ülkeyi yönetememeyi kabullenmesi...
İkincisi ise asla iktidar olamayacağına kendisinin inanmasıdır.

Evet!.
Sonuç olarak Ahmet gider,Mehmet gelir,emir altında kitle eksik olmazı bilmek ve buna göre tavır almakta biliniyorsa,kendi inanmışlığını(neye inanmışsa)kendi kitlesinide inandırması normal bir olaydır.

Şu artık gerçekleşmiştir,buradan çıkışta kalmamıştır,MHP,Akp'nin gölgesinde siyasete devam edecektir.

Çünkü inandırılmış çaresizliğin Türkçesi:
Biz nasıl olsa İKTİDAR OLAMAYIZ'dır.

Halbuki ülkücü hareket bu ülkede,iktidara en yakın siyasi partidir,yeterki şak şakçılar bu işlerden vazgeçsinler.

Emirhan AYDIN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.