İmar rantının altında ezildi!

Başbakan Davutoğlu açıkladığı şeffaflık paketinde “imar rantlarını ortadan kaldıracağız” dedi.

Ali Babacan da “Bir gecede kalem oynatmalarla elde edilen imar rantlarından duyulan rahatsızlığı” ifade etmişti.


Bu açıklamaların bir aldatmaca, göz boyaması olduğu, imar rantlarının oluşturanlarca bölüşüldüğü rantı kaldıracağız açıklamalarının sahiplerince de bilinmektedir. Peki bu rant nasıl oluşuyor?


İmar planları belediye başkanlıklarınca oluşturulmakta. Yapılan bu planlara gelen itirazlar da komisyonlarda görüşülüp karara bağlanmakta. Tabi bu aşamalarda gözle gözükmeyen, adeta hayalet aracılar bulunmakta.  Bu hayalet aracılar vasıtası ile oluşan imar rantı, imar planlarını oluşturanlara da paylaştırılmakta.


RANTIN HİKAYESİ NASIL BAŞLIYOR?


Belediye imar planını yapıyor. Plana göre tarladan arsaya dönüşen arazide emsal 0.3 olarak belirleniyor. Yani 1000 m2 bir arsa üzerine 300 m2 inşaat yapılabiliyor. Peki emsal 0.3 değil de 3 olursa ne olur? Veya konut arazisi olarak imarda gözüken bir yer ticari arsa olarak değiştirilirse? İşte imar rantının başladığı nokta...

İKİ KAT YAPI NASIL DEV APARTMAN BLOĞU OLUYOR?


Arsa sahiplerini vicdanı ile cüzdanı arasında sıkıştıran temel sorum burada. Emsal 0.3'den 3’e çıktığında 1000 m2'lik bir arsaya 3.000 m2’lik bir inşaat yapılabiliyor. Yani birkaç katlı bir yapı yerine koca bir apartman bloğu dikmek mümkün hale geliyor. Bunu çok iyi bilen arsa sahipleri düşük emsal bedellerini görünce hemen belediyelerde soluğu alıyor. Burada belediyelerin el altından belirleyip yönlendirdiği aracılar devreye giriyor.


RÜŞVETİN ADI ‘MİLYONLAR’


Tabi ki bu iş Allah rızası için yapılmıyor. Emsal değerlerinin değiştirilmesi sonucu oluşan rantın yaklaşık %30’u bu aracılar vasıtasıyla arsa sahiplerinden rüşvet olarak alınıp sözde emeği geçenlere paylaştırılıyor.

Örneğin 30 milyon TL olarak talep edilen rüşvetin bir kısmı aracıya geri kalan kısmı ise belediyeye aktarılıyor. Tabi burada rüşveti veren vatandaş bu rüşveti direk olarak belediye çalışanlarına vermiyor, aracılara veriyor. Vatandaş rüşveti nakit olarak ve karşılığında hiçbir belge almaksızın verdiğinden her an dolandırılmış olmakla karşı karşıya.

Arsa sahibi kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla bu riskin tek yüklenicisi olurken belediye çalışanları da sicillerini herhangi bir şekilde tehlikeye atmadan avantalarını almış oluyorlar. Hiçbir belge olmadığı, rüşveti de alanlar direk belediye çalışanları olmadığı için kanunen suçun önü perdelenmiş oluyor. Sonuçta alan da veren de memnun oluyor.

RÜŞVET VERMEYİ REDDEDERSENİZ NE OLUYOR?


Peki bu rüşveti aracılara vermeyi reddederseniz ne oluyor? Tabi ki emsal değer değişikliği talebiniz ilgili bağımsız(!) komisyon marifetiyle reddediliyor.

Belediye çalışanları rüşvetin hepsini cebe atıyor dersek haksızlık etmiş oluruz. Bu kirli paranın bir kısmı ‘humus’ olarak cebe inse de kalan kısmı özellikle seçim çalışmalarında kullanılmak üzere merkeze aktarılıyor. Halk arasında bilinen adıylaHavuz’a maloluyor.

Bir diğer rant çeşidinde ise belediyenin başkan ve çalışanları direk kendi hesaplarına yontuyor. Burada da büyük projelerin, imar geçecek  yerlerin, metro geçirilecek veya alışveriş merkezi yapılacak yerlerin bilgisi bu planları hazırlayan belediye tarafından bilindiği için, bu projeler hayata geçmeden veya kamuoyu ile paylaşılmadan evvel o proje, imar geçecek yer gibi tarlalar başkanın yakın adamlarınca toplanıyor. Proje başlayınca, imar geçince veya metro yapılınca 1’e aldıkları bir yeri 20-30’a katlayan değerlerle satmaktalar.

Hatta bir Büyükşehir Belediye Başkanının eski terzisinin bu yöntemle, kendi tabiriyle‘boyunca tapu’ biriktirdiği konuşuluyor. Tabi bu tapular bir terzinin yatırım dehasının ürünü değil. Tapular eski terzinin adına gözükse de asıl sahibi Belediye Başkanından başkası değil.

Bu ‘tatlı rant’ı bilen belediye çalışanları da “insider trading” yaparak hatırı sayılır gayrimenkul sahipliği ile pek de sebepsiz sayılmayacak zenginliğe kavuşuyorlar.

BELEDİYE DIŞINDAN GELEN BAŞBAKAN OYUNA YABANCI


Elbette rant zenginliğinin çeşitliliği bunlarla sınırlı değil. Başbakan Davutoğlu veya Ali Babacan, belediye kökenli olmadıkları için bu rantın kimler tarafından paylaşıldığını, seçimlerde onca yolsuzluğa rağmen oy alınmasını sağlayan kapı kapı dağıtılan paraların kaynağının bu rantın olduğunu bilmiyor olabilir ama bileri bunu çok iyi biliyor.

Rant belediyeciliğinden gelmeyen Başbakan Davutoğlu ve Ali Babacan’ın saçları bu rüşvet değirmeninde ağarmamış. Ancak tam da bu nedenle rüşvet oyununu bozacağız çıkışları gerçekçilikten uzak. Oyunun kurallarının ancak oyuna detaylarıyla hakim olanlar değiştirebilir. Bundan dolayı iki isimin samimi olduğunu düşündüğümüz açıklamaları fazlaca havada kalıyor. Bu düzende rantın önüne geçmek mümkün gözükmüyor.

 

Karşı Gazete

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.