İD’e karşı savaşta unutulan müttefik: Suriye Türkmenleri

Suriye’nin Halep şehrindeki Bostanpaşa cephesinden Al-Monitor’a konuşan ancak güvenlik nedenleriyle adını vermek istemeyen Suriyeli Türkmen bir komutan söze şöyle başlıyor: “Köylerimize Ağustos 2014’den bu yana İslam Devleti’nin saldırıları arttı. Yüzlerce Suriyeli Türkmeni öldürdüler. Önde gelen liderlerimizin herkesin önünde kafasını kestiler. İD’e karşı savaşmaya hazır gönüllü gençlerimiz var ama çoğuna silah temin edemediğimiz için sıkıntı yaşıyoruz. Bütün dünya zannediyor ki Türkiye bizim her ihtiyacımızı karşılıyor. Böyle olmasını çok isterdik. Böyle olsaydı ne Esad rejimi Şam’da ne de İD Rakka’da ve Halep’te bu kadar rahat olurdu. İD’e karşı kurulan koalisyon istese sadece Türkmenlerden on binlerce kişilik sağlam askeri birlikler kısa sürede oluşturulur ve kısa sürede önemli başarılar kazanılırdı. Ancak uluslararası toplum bizi görmezlikten geliyor. Taleplerimize sessiz kalıyor. İD’le mücadelede çok ciddi katkılarımız olabilir ama hiç destek alamıyoruz.”

Gerçekten de İslam Devleti’nin (İD) Ağustos 2014’den bu yana Suriyeli Türkmen köylerinde katliamlar yaptığını ancak bu katliamların uluslararası medyanın gözünden kaçtığını not etmek gerekiyor.

2014’te Halep’in kuzeyindeki Çobanbey bölgesinde İD’e karşı savaşmış, adını vermek istemeyen bir başka Türkmen savaşçı ekliyor “İD’in elinde tank, top ve zırhlı taşıyıcılar gibi ağır silahlar var. Ellerinde ciddi gece görüş ve termal cihazları var. Üstelik bu silah ve teçhizatın da hepsi modern. İD’in cephane ve lojistik sıkıntısı yok. Bizde, sadece AK-47, BIXI var. Elimizdeki en ağır silah 14.5 mm.lik KPV. Gece görüş kabiliyetimiz hiç yok. Sayılı cephaneyle cepheye gidiyoruz ve ciddi lojistik sıkıntılarımız var. Savaşçılarımıza maaş veremiyoruz. Bu yüzden ailesine bakmakla yükümlü gençler Türkmen birliklerinden ayrılıp Türkiye’ye geçmek zorunda kalıyor. Bu da İD’e karşı elimizi çok zayıflatıyor.”

Ayrıca Suriyeli Türkmenler Halep’in kuzeyindeki Handarat, Mellah ve Şeyh Meccar mevzilerinde Esad güçlerine karşı direnmeye devam ediyor. Burada Al-Monitor’a konuşan bir Suriyeli Türkmen savaşçı da ilginç bir noktaya dikkat çekiyor. Bu savaşçıya göre Suriye’de Esad güçleri ile İD arasında tam bir koordinasyon ve uyum var. Özellikle son günlerde Esad güçleri ile İD Suriye kuzeyinde koordineli bir şekilde saldırılarını sürdürüyor.

Peki, kim bu Suriyeli Türkmenler? Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmaları Vakfı’nın (TEPAV) Türkçe konuşan halklarla ilgili çalışmaları ile tanınan Hüseyin Raşit Yılmaz Al-Monitor’a şöyle açıklıyor: “3 milyona yaklaşan nüfusları ile Suriye Türkmenleri ülkenin en büyük etnik unsurlarından. Türkmenler yoğun olarak Lazkiye, Halep, Humus, Idlip ve Rakka bölgelerinde yaşıyorlar.” Özellikle Baas rejiminin yoğun asimilasyon politikaları nedeniyle sayıları yüz binleri bulan Suriyeli Türkmenin anadillerini unutmuş olsalar da Türkmen bilincine sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz şöyle devam ediyor: “Suriye iç savaşının başlarında Esad güçleri tarafından zulme uğrayan, dillerini konuşmaları ve geleneklerini yaşamaları yasaklanan Türkmen sivillerin katledilmeye başlanmasıyla onlarca Türkmen silahlı grubu oluşmuştu. Özellikle Halep bölgesinde ciddi bir varlık gösteren Türkmenlerin bir kısmı da Özgür Suriye Ordusu’nun Arap yoğun başka birliklerinde önemli görevler aldılar. İD bölgede yayılırken Türkmen şehir ve köylerinde barbarca yöntemlerle büyük katliamlar yaptı. İD’e karşı mücadele eden Türkmenlerin silah ve mühimmat desteğinden mahrum kalması İD’in ilerlemesinin önünü açtı. Kobani’ye verilen uluslararası desteğin çok daha azı Türkmen yerleşim birimlerine sağlansaydı bugün İD’in Suriye kuzeyinde kontrol ettiği coğrafya çok daha dar olurdu. ”

Bu büyük nüfusa rağmen Suriye’deki çatışmaların başlamasından bu yana geçen 4 senede Suriyeli Türkmenlerin Suriyeli Kürtler gibi tek bir organizasyon altında birleşememelerinin ve tek bir çatı altında mücadele edememesinin çeşitli nedenleri var.

Bunlardan ilki, Suriyeli Türkmenlerin kendi iç dinamikleri ile ilgili. Yılmaz, silah ve şiddet kullanarak Suriye Kürtlerini tek çatı altında toplamayı başaran PYD’nin aksine Suriyeli Türkmenlerin en büyük çatı kuruluşu olan Suriye Türkmen Meclisi’nin demokratik süreçleri benimseyen çok sesli bir yapı görünümünde olduğuna dikkat çekiyor. Doğal olarak seçimle iş başına gelen kişilerden oluşan bu mecliste karar alma süreçleri PYD ve benzeri yapılarla mukayese edildiğinde daha yavaş oluyor.

Türkmenlerin özellikle İD’e karşı aktif mücadelede çok bedel ödemesine rağmen hak ettiği yeri alamamasına ve Suriyeli Türkmenlerin tek bir çatı altında toplanamamasına Türk hükümetinin yanlış Suriye politikasının neden olduğunu düşünenler de var. Ankara’da Al-Monitor’a konuşan ancak adını vermek istemeyen bir uzmana göre, AKP hükümeti yanlış bir tutumla Suriye Türkmenlerini öncelikle İD’le mücadele etmek yerine Esad güçleriyle çatışmaya zorluyor. AKP hükümetinin öncelikle Şam’a karşı mücadele etmek üzere Suriyeli Türkmenlerden silahlı muhalif grupları kurmaya çalıştığını vurgulayan bu uzman, bu stratejik hata nedeniyle Suriyeli Türkmenler asıl ve öncelikli tehdit olarak görülen İD’e karşı bir türlü koordineli bir mücadele sergileyemediğine vurgu yapıyor. Gerçekten de hükümete yakın medyada Suriyeli Türkmenler sürekli olarak sanki Esad güçlerine karşı savaşıyormuş şeklinde bir algı yaratacak şekilde haber oluyor. Hükümete yakın medyada Suriyeli Türkmenlerin İD’le giriştiği hiçbir silahlı çatışmanın haber yapılmaması da dikkat çeken bir başka nokta. Aynı uzmana göre Türk hükümetinin Suriyeli Türkmenlerin özellikle İD’e karşı mücadelede aktif rol almalarını istememesindeki temel neden, böyle durumda Ankara’nın uluslararası destek görecek olan Türkmenlerin üzerinde kurduğu kontrolün kaybolacağına dair endişesi.

Şu anda Yılmaz’ın altını çizdiği gibi Suriyeli Türkmenler Türkiye’de Suriye Türkmen Meclisini adında bir meclis kurmuş durumdalar ve bu şemsiye örgüt altında toparlanmaya çalışıyorlar. En son Şubat 2015 başında Ankara’da toplanan bu meclisin başkanı Abdurrahman Mustafa Al-Monitor’a yaptığı açıklamada şunları vurguladı “2011’den beri çok zor bir sürecin en çok mağdur olan, ezilen, bedel ödeyen tarafıyız. Hem Esed rejiminin hem de İD’in yoğun saldırılarına maruz kalıyoruz. Binlerce Türkmen sivil katledildi, on binlercesi başka ülkelerde mülteci oldu. Rejimin hapishanelerinde olup haber alamadığımız çok fazla insanımız var. Kadınlarımız, çocuklarımız boğazlandı. Bütün bunlara rağmen hala Suriye’de Türkmen varlığından bahsedebiliyorsak, çok sıkıntılı da olsa hala ayaktaysak Türkiye’nin insani yardımları sayesindedir. Bunun için Türkiye’ye müteşekkiriz.”

Sonuç olarak; her ne kadar şimdilik çok sesli ve dağınık bir grup gibi gözükseler de halen Suriye kuzeyinde önemli bir güç olan Suriyeli Türkmenler öncelikle İD’le mücadelede önemli rol oynayabileceklerine dikkat çekiyorlar. Ancak uluslararası kamuoyunun seslerini duymaması, özellikle silah ve lojistik destek konusunda yeterince desteklenmemeleri en büyük üzüntü kaynakları. İD gibi bir tehdide karşı “unutulmuş bir müttefik” olan Suriyeli Türkmenler şayet desteklenirse önce İD’in Suriye’deki hayat alanının daraltılmasında sonra ise yok edilmesinde önemli rol üstlenebilirler. Diğer yandan, Suriyeli Türkmen komutanın konuşmasının sonunda dediği gibi, Suriyeli Türkmenler, İD’in işgali altında bulunan köy ve mahallelerinden İD militanları temizlendikten sonra bu bölgelerin elde tutulmasında ve “Yeni Suriye’nin” inşasında çok önemli rol oynayabilir.

Read more: http://www.al-monitor.com/pulse/tr/contents/articles/originals/2015/02/turkey-isis-syrian-turkmen-forgotten-ally.html#ixzz3RWg87MI1
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.