HDP'li Bakanlar! - Fuat YILMAZ
 23 Ağustos son gün.
Anayasa gereği, bu tarihe kadar hükümet kuruldu kuruldu; kurulamadı, gelsin Seçim Hükümeti.

Seçim Hükümeti, bir anayasal zorunluluk ama Türkiye’nin şu konjonktüründe aslında tam bir illet.

Düşünsenize ya da aslında aklınıza bile getirmeyin; “HDP’li bir hükümet”i.
Şu deli gömleği gibi olan 82 Anayasası’nın cilvelerinden birisi bu da. Süre takıntılı asker kafasının, hemen her şeyi süreli hem de kısa süreli bir sürece mahkûm etmesinin Anayasa’ya yansıması bu tuhaf durum. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Haziran’da sandıktan çıkan sonuçları beğenmeyip, o tarihten bu yana Başbakan Davutoğlu’nu “rahatsız” etmesi, bu ihtimalin belirmesindeki en önemli etkenlerden birisi.

Durum şu: Erdoğan’a hiçbir denklemi beğendiremiyorsunuz, “eski” partisinin tek başına iktidara gelmesinden gayrı…

Ama hayatın gerçekleri diye bir şey de var. Herşey, her zaman, hep bizim olamaz. Hayat, devingen ve değişkendir, şartlarını da size dayatır. Varsa hatanız, bedelini de ödersiniz.  

Kimbilir, seçimlerden önce miting meydanlarına Erdoğan’ın gölgesi bu kadar düşmeseydi, iktidar açısından sonuç bugünkünden daha kötü olmayacaktı belki. Ama düştü, ama oldu. 

Şimdi ne olacak? 

Tabloya baktığınızda, Ömer Çelik’in CHP’yle yürüttüğü görüşmeler, “dostlar alışverişte görsün”den öte bir anlam taşımıyor gibi. AKP’nin kulislerinde, böyle bir müzakere için Ömer Çelik ismini Başbakan Davutoğlu’nun asla düşünmeyeceği ancak “başka tesirler”le bu tercihin gerçekleştiği konuşuluyor. Gerçekten de, Çelik, böyle bir görüşmede asla gündeme gelmemesi gereken “Anayasa değişikliği” filan gibi fantezilerle uğraşıyor. Kamuoyu, “Anayasa değişikliği” deyince, “400 milletvekili” deyince sinir uçlarına kadar gerilirken, bu lafı etmenin sadece bir anlamı olabilir. O da, masayı devirmek.
Çelik’in “artık milletvekili bile olmamasından” kaynaklanan temsil, meşruiyet, karşı heyetteki milletvekillerine saygısızlık taraflarına ise hiç girmeyelim. 

CHP, daha doğrusu Kılıçdaroğlu deseniz, kongre kıskacıyla “ne olursa olsun” bir iktidar payandalığına muhtaç görünüyor. Yıllardır AKP için kullandığı ağır ifadelerin altında ezilmemek için şimdi, o ünlü Yeşilçam repliğine benzer laflar ediyor:
“Dedim dedim ama niye dedim bir sor hele.”

MHP ise 7 Haziran’dan bu yana makul bir stratejinin takipçisi. İlk günler iktidar partisine, “Önce CHP ve HDP’yle deneyin” diyerek AK Parti ile olası bir koalisyon için “pazarlık gücünü” arttırdı.

Zaman daralırken, MHP’nin krizi çözen parti olması hiç de uzak ihtimal değil. MHP Lideri Bahçeli son üç haftaya girilirken, AK Parti’nin olası bir yeni kapı çalmasında, bakanlık dağılımından ve Çözüm Süreci’ne kadar pekçok konuda eli güçlü bir şekilde masaya oturacak. 

Bahçeli böylece, hem tabanını rahatlatacak hem de olası bir erken seçimde MHP’nin oylarını artırmada önemli bir avantaj sağlayacak. 

Son twitter açıklamasında, AKP ve CHP heyetlerine çağrıda bulunan Bahçeli, “AKP ve CHP’ye diyorum; oyalanmayın, savsaklamayın; buyurun hükümeti kurun ve terörün kökünü kazıyana kadar da mücadele edin” dedi.

Bu ikâzları, son ikâzlar olarak alınabilir. Gelişmeler, hem ülkenin genel beklentisi hem de MHP’nin istediği biçimde bir hükümet formülasyonuna gidilebileceğinin işaretini veriyor. 

Şu bir gerçek: MHP’deki siyasi akıl, en umulmadık zamanlarda en umulmadık, doğru, sağlam adımları atmasıyla meşhur. O nedenle yazının başındaki “HDP’li bakanlar” kâbusu, eninde sonunda MHP’nin oyun kurucu stratejisiyle boşa düşecektir. 

Evet, “HDP’li bakanlar” çok, çok kötü bir ihtimal ama müsterih olalım. MHP / Bahçeli, “bir biçimde” bu kâbus senaryosunu tersine çevirecektir.

MHP ve Bahçeli, böyle zor zamanlara alışıktır ve en umulmadık anlarda bir çıkış yolu bulmada mahirdir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mine yıldız 1 yıl önce

Çok doğru tespit. Zira Muhalefet ne yapmalı. Bu konuda da öneriler içerseydi yazı mükemmel olurdu.