Havuzcu kardeşim! Bugün Bahçeli için ne yaptın? - Servet Avcı

Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Servet Avcı'nın köşe yazısının tamamı:


Efendim, ben Salih Tuna… Yenişafak'ta yazarım… 2 Aralık'taki yazımda Devlet Bahçeli için on numara bir yazı çıkardım… Şu satırlar bana ait: "Türkiye'nin 7 Haziran çıkmazından kurtulup 1 Kasım istikrarına kavuşmasında Sayın Bahçeli'nin payı, menfaatleri için her pozisyona yatırım yapan, CHP ile koalisyon kurulması için gerdan kıran, 'restorasyon' diye miyavlayan AKP'li fırıldaklardan daha fazladır…"

Sonra da bir önceki Salı yaptığı 'bol ajanlı' konuşmayı pek övdüm… Zaten hakkını helâl etsin, kendisine çok borcum vardı… Daha 18 Temmuz'da 'Tarzına hayranım' başlığıyla onun hakkında bir yazı yazmış, dalga geçmiştim kendisiyle… Koalisyona karşı olduğu için kafa yapmak isterken şu sözleri sarfetmişim:"Ben de köşe yazarlığı yapayım ama yazı yazmayayım istiyorum. Yani, klavyeye dokunmadan oturduğum yerden maaşımı alayım, tıpkı Sayın Bahçeli gibi…"

Bir keresinde yine ayarı kaçırmış "Erdoğan Anıtkabir'i yıkıp piskevit fabrikası yapacak" türünden Bahçeli'ye göndermelerde bulunarak kafama göre makara yapmıştım… Daha 15 Haziran'da haddimi yine aşmış, kendisine "Afra tafra yapmayacaksın hemşerim. Derdin ne?" diye diklenmiştim…

Şimdi devir değişti… O zaman saldırmam gerekiyordu, şimdi savunma zamanı… Bakın nasıl takdir ediyorum: "Onun 1 Kasım istikrarına katkısı AKP'li fırıldaklardan bile fazla…" Daha ne yapayım?

***

Beni iyi tanırsınız, onlarca yıl cemaatin kapısında bekleyen, nimetlerinden faydalanan Hüseyin Gülerce… Kaset iftirasını nasıl da büyütüp, ileri boyutlara taşımıştım? MHP'de hedefin Bahçeli olduğunu, Bahçeli'nin kimyasının bozulduğunu, daha büyük sarsıntılar yapacak kasetlerin çıkabileceğini, MHP'nin seçimden çekilmeye bile zorlanacağını yazmıştım… Cemaatle aram açıldıktan sonra da "Bahçeli'nin nevri dönmüş" türünden ağır eleştirilerimi sürdürmüştüm…

O günler öyle yazmam gerekiyordu… Şimdi ise Bahçeli'ye sahip çıkma zamanı… Onun MHP'nin başında kalması için ne icap ediyorsa yapıyorum… 3 Aralık'ta Star'da sordum: "Seçimlerden önce cemaate hiç çatmayan Bahçeli MHP kongresinden sonra paralel devlet yapılanmasıyla mücadelede yerini almaya mı çalışıyor?" Beyaz Tv'deki programda da inceden inceye hakkını teslim etmeye başladım… İftira günleri geride kaldı, şimdi onu savunma zamanı…

***

Türkiye gazetesinden Fuat Uğur'um  ben… Sayın Bahçeli'yi MHP'nin başında görmeye devam etmek için ben de elimden geleni fazlasıyla yapıyorum… Madem moda 'ajan-majan' hikâyeleri… Ben de genel başkan adaylarına yapıştıra yapıştıra verdim hayalî korkuları…  İşte 3 Aralık tarihli o yazımdan bir kesit:"Bahçeli tecrübesiyle bu kumpası boşa çıkarır ama ben asıl 'Bahçeli zor durumda' diye sevinen herkese sesleniyorum. Cemaatin adamları MHP'nin başına geçerse Bahçeli'yi mumla ararsınız…"

Yanlış anlaşılmasın, bizimkisi amme hizmeti!.. Her şey, 13 yıldır süren ve 13 yüzyıl da sürse tadına doyamayacağımız istikrar için!.. 30 Ekim'de, yani seçimden iki gün önce Bahçeli'ye 'Mr. No' dediğim o tweeti ben atmadım, yeğenim atmıştı zaten!.. O mumla arayacağımız Bahçeli için şöyle yazmış kerata:"Bahçeli'nin seçim sonrası planı, eğer tek parti iktidarı çıkmazsa yine AK Parti-CHP koalisyonunu kurdurmaya yönelik. Mr. No'nun planı aynı…"

Bir de 16 Nisan'da şu yazdıklarım lütfen tutanaklardan ve hafızalardan çıkarılsın… "Demirtaş, çözüm sürecini baltalamak için ellerinden geleni yapan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile birlikte şimdi PKK terörünü perdelemeye çalışıyor… Kılıçdaroğlu'nu da az çok belledik de benim asıl hayretle izlediğim Bahçeli'nin kıvamı… Kulak memesinden bile hallice…"

Dedik ya, dün saldırmamız gerekiyordu, bugün korumaya almamız… İstikrar kolay kurulmuyor ki bir çırpıda harcansın!..

***

Bizimki küçük bir derleme oldu, havuz medyasının mevsim mevsim ortaya çıkan 'Bahçeli sevdası'yla ilgili… Mehmet Metiner'in A Haber'de Bahçeli lehine sergilediği performansı görmemek, hemen seçim sonrasında yine havuzda çok tutulan ve paylaşılan "Türkiye Bahçeli'nin sayesinde bâdireyi atlattı ve AK Parti'yi yeniden iktidara getirdi… Bu milleti onu kimseye yedirmez" şeklindeki yayınları unutmak veya takdir etmemek mümkün mü?

Anlıyoruz ki bunlar bizim zannettiğimiz gibi kızılacak, "Acaba fırıldak mı çeviriyorlar?" diye şüphelenilecek canlı türleri değiller!.. Aslında iyi niyetliler!..  MHP'yi ve onun lideri Devlet Bahçeli'yi çok seviyorlar!.. Galiba sevmeye de devam edecekler!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet 1 yıl önce

lider kitleleri peşinden sürükleyebilen,sevk ve idare edebilendir,müritlerin şeyh uçurduğu ülkelerin hali ortadadır,partinin liderlik sıkıntısı çekeceyini düşünmüyorum,sorunun kişiler deyil,atalet sorunu olduğunu,tabana inememe,yerele hitap edememekden kaynaklandığını görmek gerekiyor,statüko ve payanda siyaseti 1 kasımda iflas etmiştir,deyişim kaçınılmaz,bize göre mesele parti meselesinden ziyade memleket meselesidir,ülkesini ve partisini seven her sorumlu vatandaş,delege ve yöneticilere ağır bir sorumluluk düşüyor,kuzgunlar havada geziniyor devlet beyi̇ bi̇ öksürük tutmuş i̇ki̇ lafi bi̇r araya