Hangi Binali Yıldırım'a oy vereceksiniz?

YASAMA ORGANININ BAŞI TBMM BAŞKANININ GAZİ TBMM'NİN MANEVİ ŞAHSİYETİNİ VE İTİBARINI AYAKLAR ALTINA ALARAK SUİSTİMALİ , GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMASI, SUİSTİMALİ VE NÜFUZ TİCARETİ YAPARAK İSTANBUL'DA ANAYASA'NIN KESİN VE AMİR HÜKÜMLERİNİ AYAKLAR ALTINA ALARAK GÖREVİNDEN İSTİFA ETMEDEN PARTİ TOPLANTISINA KATILIMI VE ETTİĞİ BAĞIMSIZLIK YEMİNİNİ ÇİĞNEYEREK SIRTINDA YASAMA ORGANI TBMM BAŞKANLIĞI STATÜSÜ VE GÜCÜ TAŞIDIĞI HALDE İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ADAY OLMASI !

Sayın Seçmen, yeni yıla girmeden yazalım ki içimizde kalıp yan etki yapmasın. Yanlışa yanlış , doğruya doğru demek en büyük erdem olduğu için , sorumluluğumuzun gereğini yerine getirelim.

Anayasayı değiştirdiniz ve kerameti kendinden menkul Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediğiniz , soslayarak Türk Tipi Başkanlık Sistemi dediğiniz şimdiden sorunlar çıkarmaya başlayan bir sisteme geçtiniz. Bu sisteme göre başkanlık sistemlerinin olmazsa olması neydi YASAMA YÜRÜTME VE YARGI ORGANLARI olan kuvvetlerin kesin olarak ayrılığıdır.

Türkiye'de Yasama Organı hangi kurum ?

TBMM. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana kesintisiz ayakta olan Gazi Meclisimiz milletin iradesinin tezahür ettiği ve hepimizin manevi şahsiyetine , iradesine ve itibarına saygı duyduğumuz kurum.Yasama küvvetini elinde bulunduran bu Anayasal kurumun başkanı kim Sayın Binali Yıldırım.

Türkiye'de tüm kurumların uymakla yükümlü olduğu Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluş sözleşmesi nedir? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Bu Anayasaya uymayı Yasama Yürütme ve Yargı Erklerinin başındaki kişiler görevleri öncesi yemin ediyorlar mı ? Hepsi ediyorlar.

Anayasanın 94. maddesi uyarınca TBMM başkanı yemin edip görevine başladıktan sonra TAFAFSIZ davranmak ve sadece Anayasanın verdiği YASAMA ile ilgili görevleri yapmak zorunda mı. Evet. O zaman Anayasanın ve yemininin gereği olarak bir siyasi partinin toplantısına bile katılması yasak olan TBMM Başkanında bu cüret nereden gelmektedir. TBMM Başkanı bu toplantıya katılmakla TBMM nin manevi şahsiyetini, tüm itibarını ve tarafsızlık bağımsızlık yeminini ayaklar altına almıştır.

Malumunuz kamu görevlileri milletvekili veya belediye başkanı olmak için seçim takvimi öncesi görevlerinden İSTİFA etmek zorundadır.

Bu niçindir.

Devlet Memurları istifa etmezlerlese ,seçmenin adayın üzerindeki KAMU GÜCÜ ZIRHINDAN VE BASKISINDAN etkilenmesi nedeniyle demokratik hakkını baskı altında hissederek oy verebilmesindendir.

Bu demokrasilerin olmazsa olmazı adayın sadece kişisel liyakatının önemli olması ve üzerinde seçmeni etkileyecek hiçbir güç ve dokulmazlığının olmaması ilkesinden bir anlamda adayın ÇIPLAK olması gereğinden doğar.

Bu gerçek demokrasinin gereği ve Anayasamızın ilkeleri gereği olup, birilerin İLERİ DEMOKRASİ hayali diye sattığı mahsul değildir.Yerel seçim gibi bir şehrin geleceğini ve kaderini belirleyecek hayati bir süreçte adayların kişisel liyakatleri, eğitim ve becerileri dışında EŞİT ŞARTLARDA yarışa başlamaları demokrasinin olmazsa olmazıyken , sırtında YASAMA ORGANI VE TBMM BAŞKANLIĞI imkanları, koruma kalkanı ve gücü bulunan Sayın Yıldırım yarışa eşit mi başlamış olacak.?

Örneğin Sayın TBMM Başkanı bağımsızlığını parti toplantısına katılarak ayaklar altına alıp bir de aday olduktan sonra aday olduğu İstanbul seçimleri ile ilgili olarak Yasama Erkinin Tbmm Başkanı olarak kendi lehine bir takım düzenlemeler çıkartırırsa, ya da TBMM Başkanlığının imkanlarını bu seçimde kullanılırsa çıkan seçim sonucu bir demokratik sonuç mu olacaktır?

Şimdi Sayın İstanbul Seçmeni size soralım , siz iktidar partisinin aklı TBMM Başkanlığında olan ve vazgeçemeyen ve koskoca Yasama Organı Başkanı olan ve bu koruma kalkanı ve gücü ile dolaşan ve meydanlarda sizden İBB Başkanlığı için oy isteyecek adayı olan TBMM Başkanına mı oy verecekseniz yoksa hiçbir sıfatı olmayan sadece İstanbul'a ve İstanbul'luya hizmet etmek için ortaya çıkan hiçbir makamı ve sıfatı olmayan bir adaya mı oy vereceksiniz.

Sayın Binali Yıldırım'a oy vermeyin de göreyim !

Sayın Binali Yıldırım gibi devletimizin üç erkinden birini temsil eden fors sahibi bir adaya verilmeyen her oy Gazi TBMM nin manevi şahsiyetine, itibarına ve saygınlığına saldırı teşkil edecektir.

ASIL ÜZÜCÜ OLAN HUSUS , BUNCA YILLIK İKTİDAR DEVRİNDEN SONRA İBB BAŞKANLIĞI İÇİN MİLYONLARCA ÜYESİ OLAN AK PARTİ İÇİNDEN YENİ VE LİYAKATLİ BİR İSMİN ÇIKAMAMASI OLUP, GÜZEL ÜLKEMİZİN İNSAN KAYNAKLARININ BU KADAR DARALMASI DA GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKEN BİR SORUN OLSA GEREKTİR.

Avukat HAKAN ÖZBAY

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa Kemal 2 yıl önce

Yazdiklarinizin bir karşılığı olmadığını hepimiz biliyoruz. Akp iktidarının anayasa yasa vb şeyleri tunlamadigini defalarca gördük. Bu ülke öyle veya böyle kazanımları olan bir ülkeydi. Bu kazanımlarının bile fazla gören sermaye bunları da elimizden almak için akp gibi iktidarları var edip ayakta tutuyor. Başarılıda olduklarını söylemeye gerek yok. Bizler ne yapmalıyız. Bize acılan bu savaşta kendimiz için olmasa da evlatlarımız için ne yapmalıyız. Suskun kalıp kabullenmek veya zamanı iyi kullanıp sivil toplum örgütlenmesi yapmak. Malum partilerden bi cacık olmadığı aşikar. Hepsi bir şekilde hegomanyaya boyun eğip dümenlerine giriyor. Herkes toplumun en küçük organizasyonu ailesinde teskilatlanmali ve evlâtlarından başlayarak Atatürk çizgisinde yetistirmelidir.